İSTATİSTİKLER

Sitemizde;26 kategori altında, toplam 720 Hayat hikayesi bulunmaktadır.

Sitemizdeki hayat hikayeleri toplam 2226889 defa okunmuş ve 1557 yorum yazılmıştır.

EĞİTİM FAKÜLTELERİNİN TARİHÇESİ

Kategori Kategori: Genel | Yorumlar 0 Yorum | Okunma 1433 Okunma | Yazar Yazan: ballikas | 03 Mart 2007 12:24:50

Öğretmenin üniversitede yetişmesi fikri yeni değildir. Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında öğretmenin üniversitede yetişmesine ilişkin görüşler ortaya atılmıştır

EĞİTİM FAKÜLTELERİNİN TARİHÇESİ

(1982 Öncesi /1982-1998/1999 -2001)

 


 

Öğretmenin üniversitede yetişmesi fikri yeni değildir. Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında öğretmenin üniversitede yetişmesine ilişkin görüşler ortaya atılmıştır.(Duman;1991:s.190)

 

Tanınmış eğitimcilerimizden İsmail Hakkı Baltacıoğlu , daha 1930’lu yılların başlarında yazdığı bir makalesinde bu konudaki görüşlerini şöyle açıklamaktadır:

            “...Hocalık,mesleklerin en incelerinden biridir. Bu genç yolcunun yüksek tahsili ve felsefe kültürü yoksa ne yapsın? İlkokul öğretmenini de bir üniversiteli olarak yetiştirmek lazımdır.”

 

 

            Daha sonraları 1946’da toplanan 3. Milli Eğitim Şurasında “Öğretmen Üniversitesi” kurulmasının önerildiğini;1949’da toplanan Dördüncü Milli Eğitim Şurasında ortaokul ve lise öğretmenliğinin kariyer haline getirilmesinin istendiğini;1950’li yılların sonları ile 1960’lı yılların başlarında yapılan Milli Eğitim Komisyonu, Milli Eğitim Planlama Kurulu ve Yedinci Milli Eğitim Şurası çalışmalarında, Yüksek Öğretmen Okullarının Eğitim Fakültesi;Eğitim Enstitülerinin de Eğitim Akademileri adlarıyla akademik bir yapı ve işleyişe kavuşturulmak istendiğini görmekteyiz.

 

 

            Yine o yıllarda eğitimci Hıfzırahman Raşit Öymen de bir yazısında öğretmen yetiştirmek üzere Eğitim Fakültelerinin kurulmasını isteyerek; bunun gereğini ve sağlayacağı yararları şöyle açıklamaktadır.

 

 

 

 

 

 

1-       Öğretmenliği şimdiki seviyesinin üstüne çıkarmak gerekir. Bunun sağlanması ile öğretmenlerin hem ilmin seviyesi yükselmiş olacak, hem de ekonomik gücü artacaktır.

 

2-       Öğretmenler tek kaynakta ve aynı ortamda yetişeceklerdir.

 

3-       Üniversiteler hayata ve meslek eğitimine daha faal katılacaklardır.

 

4-       Sadece pratik bir bilgi gibi görünen pedogojiye ilmi bir istikamet verilmiş olacaktır.

 

5-       Türk milli eğitiminin şimdiye kadar gereği gibi aydınlatılamamış olan amaç, ilke, sistem ve metod gibi meseleleri ilmin ışığı altında ele alınacaktır. İlgili makamlar bu yoldan daha iyi aydınlatılacak ve ilgililerce Üniversitenin sesi beklenir olacaktır.

 

 

Görüldüğü gibi, bu gün üniversitelerden beklenenler, Öymen’in yukarıda belirttiklerinden pek de farklı görülmemektedir.

 

 

            Daha önce de belirtildiği gibi 1960’lı yılların başlarında özellikle öğretmenlik formasyonu verilmesi, eğitim ile ilgili bilimsel inceleme ve araştırma yapılması, bu alana uzman ve öğretim üyesi yetiştirilmesi gibi amaçlarla bir “Eğitim Fakültesi” kurulması düşüncesi oldukça yaygındır. Hatta Milli Eğitim Bakanlığı bu konuda üniversitelerden yardım bile talep etmişti.

 

 

            Böyle bir talep karşısında A.Ü.Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi 13.11.1963 tarihli Profesörler Kurulu kararında, bu fakülteye bağlı tüzel kişiliğe haiz bir “Öğretim ve Eğitim Yüksekokulu” kurulması istenirken; Ankara ve İstanbul Üniversiteleri, karma komisyonun 23.10.1963 tarihli kararında da, Ankara Üniversitesine bağlı tüzel kişiliğe haiz bir Araştırma Merkezi kurulması önerilmişti.

 

 

 

 

 

            Üniversite ile Milli Eğitim Bakanlığı ortak tasarısında ise eğitim fakültesi kurulması benimsenmiş, amaçları da şu şekilde belirlenmişti.

 

a-      Her çeşit eğitim bilimlerinde lisans ve doktora seviyesinde öğretim yapmak.

b-     Her dereceden eğitim ve öğretim kurumlarına öğretmen ve öğretim üyesi yetiştirmek

c-      İş başında yetiştirme ve idareci yetiştirme faaliyetlerinde bulunmak.

d-     Yurdun eğitim ihtiyaçlarıyla, Türk Milli Eğitiminin amaç, ilke, sistem, metod ve her çeşit meseleleri hakkında araştırmalar yapmak ve sonuçlarını ilgililere duyurmak.

e-      Yapılmakta olan eğitim faaliyetlerini izlemek ve değerlendirmek.

 

 

Nitekim bu düşüncülerin ürünü olarak, 1965’te ilk Eğitim Fakültesi kuruldu.T.B.M.M’de 09.08.1966 tarihinde kabul edilen A.Ü.Eğitim Fakültesi kadro kanunun gerekçesinde bu kurumun amaçları şöyle belirlenmiştir.

 

a-      Memleketimizde eğitim ile çeşitli problemlerin, bilimsel metodla akademik seviyede araştırılmasını ve toplumumuz için en isabetli hal ve suretlerinin bulunmasını sağlayacak bilim adamları yetiştirmek;

b-     Orta dereceli okulların rehberlik, okul psikologluğu, idarecilik alanlarında eleman hazırlamak;

c-      Üniversite öğrencilerinden, ileride öğretmen olmak isteyenlere öğretmenlik formasyonu vermek;

d-     Mezuniyet sonrası eğitimin memleketimizde sağlanmasına çalışarak eğitimde doktora payesini bahşedecek ihtisas öğreniminde bulunmak.

 

 

Türk üniversiteleri bünyesinde bir eğitim fakültesinin kurulması önemli bir gelişmeydi. Fakat bu girişim, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretmen yetiştiren kurumların dışında olan bir gelişmeydi. Amaçlarından biri de, o kurumları, özellikle öğretim kadrosu ve araştırmalarla desteklemekti.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

            Yukarıda belirtilen görüşler ve uygulamalar dışında, 1970’li yıllarda,

aralarında öğretmen yetiştiren yükseköğretim kurumlarının da bulunduğu tüm üniversite, Akademi, Enstitü ve Yüksekokulları kapsayan bir kanun çıkartma girişiminde bulunulduğu ve öğretmen yetiştiren yükseköğretim kurumlarının üniversite çatısı altında toplanmak istendiği görülürse de; kökü Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar uzanan bütün bu düşünceler ancak eğitim enstitüleri 1982-1983 öğretim yılından başlayarak yükseköğretim kanunu kapsamına alınarak eğitim yüksekokulu ve eğitim fakültesi adını almışlardır. Eğitim fakülteleri Türk eğitim tarihinde yepyeni bir olgudur (Yılman,1999:S.76). 20.07.1982 tarihinde 41 sayılı kanun hükmünde kararname ve bunu değiştirerek kabul eden 28.03.1983 tarih ve 2809 sayılı yasa ile hukuki varlık kazanan eğitim fakülteleri Türk Eğitim sistemi içinde yeni bir öğretmen yetiştirme yaklaşımı olup, 15 yıllık süre içinde çok değişik eleştiriler almışlardır.

 

 

            Bu eleştirilerin genel olarak öğretmenlik formasyon derslerinin sayısı ve nitelikleriyle mesleki ruh ve heyecanın yeterince verilemediği noktasında toplandığı görülür.

 

 

            Nitekim eğitim fakülteleri öğretmenlik için gerekli kişilik ve meslek özelliklerini ciddi şekilde göz ardı eden bir yaklaşım içinde olmuşlardır. Üniversiteye giriş sınav sonuçlarına göre ön araştırma yapmadan öğrenciler eğitim fakültelerine alınmaya başlamıştır. Ayrıca öğretim elemanlarının meslekten olmaması, öğretmen eğitimi ile ilgili yeter ve gerekli bilgi ve deneyime sahip olmaması, öğretmen adaylarında mesleki durum ve davranışların kazandırılmasında ciddi engeller oluşturmuştur.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

             

EĞİTİM FAKÜLTELERİNİN AMACI

 

 

 

            Öğretmem yetiştirmekte olan eğitim fakültelerinin yönetmeliklerinin hukuki kaynağını oluşturan 2547 sayılı yasada öğretmen yetiştirme konusunda herhangi bir amaca rastlanılmamaktadır. Bundan dolayı genelde öğretmen yetiştirme işi dalgalanmaya bırakılmış bir görünüm sergilemektedir.

 

 

            Onuncu Milli Eğitim Şurası 23-26 Haziran 1981 yılında toplanmış ve yeni bir Türk Milli Eğitim Sistemi oluşturulmaya çaba harcanmıştır. Öğretmen yetiştirme komisyonunun hazırladığı raporda öğretmen yetiştiren bir kurumu bitiren bir öğrenci;

 

·        Eğitim ve Öğretim çalışmalarının temel amacının Türkiye Cumhuriyetini yükseltecek ve yaşatacak kuşaklar yetiştirmek olduğunu bilir.

·        Eğitim ve kalkınma arasındaki bağı kavramıştır.

·        İnceleme ve araştırmaya önem verir.

·        Çalışacağı öğretim basamağındaki öğrencilerin gelişimine etki eden çeşitli etkenleri ve bunların yarattığı sorunları, bunların çözümünde eğitimin görevini bilir.

·        Öğretim süreçleri hakkında bilinçlidir.

·        Bireysel faklılıkları tanır, bunları geliştirmeye çalışır.

·        Kazandığı bilgi ve becerileri kullanarak öğrenci davranışlarını değiştirmede başarılıdır.

·        Öğretmenlik mesleğinin statüsünü, ahlak kurallarını, başlıca sorunlarını ve mesleğin getirdiği olanak ve fırsatları öğrenmiştir.

 

 

Ortaöğretime öğretmen yetiştiren yükseköğretim kurumlarının belirlenen ilkelere uyup uymama zorunluluğu bulunmadığı gibi bunların denetiminden sorumlu yasal bir kurum da mevcut değildir. Bu ilkelere uyup uymamakta serbesttir.(Yılman,1999:s.96-97)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

EĞİTİM FAKÜLTELERİNDE YENİ YAPILANMA

 

 

 

 

            4 Kasım 1997 tarihli kararıyla YÖK, Eğitim Fakültelerinde “yeniden yapılanmaya” gitmiştir.(Akyüz,2001,s:351) Bunun temel özelliklerinden bazıları;

 

 

a)      Eğitim fakültelerinde her okul düzeyine uygun bölüm ve programlar açılması.(1-8. Sınıfların öğretmen yetiştiren programların bir bölüm çatısı altında toplanması v.s.)

 

b)       Ortaöğretimde sosyal, fen ve matematik alanları öğretmenlerinin tezsiz yüksek lisans düzeyinde yetiştirilmesi.

 

c)      Türkçe öğretmenliğine önem verilmesi.

 

d)      Özel öğretim yöntemlerinin öğretimine önem verilmesi. Bunlar çok önemli gelişmelerdir.

 

 

Ancak, Eğitim Fakülteleri programlarından önemli bazı dersler (bu arada Türk Eğitim Tarihi dersi) çıkarılmıştır. Ayrıca, Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesinin lisans düzeyinde “Eğitim Bilimleri” öğretimi yapmasına son verilmiştir. İlgili Fakültelerin öğretmen yetiştiren öğretim elemanlarının yeterince görüşleri alınmamış ve ciddi eleştirilere uğramıştır.

 

 

Ülkemizde 1848’lerden beri eğitim bir bilim alanı olması için bir çok eğitimci çaba harcamış ve nihayet 1965’te Eğitim Bilimleri Fakültesi kurularak “eğitim bilimleri” Üniversite düzeyinde bir araştırma ve öğretim alanı haline getirilmiştir.

 

 

 

 

 

 

 

 

Programlar YÖK tarafından belirlenmiştir. Türk Eğitim Tarihi dersinin kaldırılmasıyla öğretmenlerimiz ve eğitimcilerimiz Üniversite öğrenimleri sırasında eğitimimizi tarihi derinliği içinde öğrenmeyeceklerdir. Türk Eğitim tarihi okumayan öğretmen ve eğitimcilerde “Meslek Bilinci” yeterli ölçüde gelişemez. Türk eğitim tarihini bilmeyen yöneticiler ve karar organları ülkemiz için yararlı, uygun eğitim politikaları geliştiremezler. Oysa tüm başka fakültelerin (Hukuk, Siyasal, İktisat, Tıp, Veteriner, Eczacılık, v.s) kendi anlarında çok eskiden beri, mutlaka bir ya da daha fazla tarih dersi vardır. Harp okullarında harp tarihi dersi vardır. Kimse bunları programdan çıkarmayı düşünmez. Çünkü müsbet ya da sosyal bilimler olsun, her bilim alanında eskiden beri değerli bir bilgi ve deneyim birikimi oluşmuştur. Bu Türk Eğitim Tarihi için de böyledir. Bu bilgilerin ilgili fakültelerde araştırılıp okutulması bilimin gereğidir. (Akyüz, 2001, s:399-401)

 

 

Yapılan bu değişikliklerin öğretmen eğitimiyle özellikle kaliteli bir öğretmen eğitimiyle ne derece bağdaştığı zaman bağlı olarak ortaya çakacaktır. (Yılman,1999. s:62)

 

      Eğitim Fakültelerinde Yeni Düzenleme İle İlgili Uygulama İlkeleri:

 

1-                 1998-1999 Öğretim yılından itibaren yeni düzenleme çerçevesinde Eğitim Fakültelerimizde kurulacak yeni bölümler, anabilim dalları, uygulanacak lisans programları ve  öğretmen yetiştirme tezsiz yüksek lisans programları (3.5+1.5 ve 4+1.5) belirlenmiştir.

 

2-                 Bu çerçevede, Eğitim Fakültenizde açılacak lisans programları, tezli yüksek lisans ve doktora programları ile her bir lisans programı için öngörülen  1998-1999 öğrenci kontenjanları belirlenmiştir.

 

 

3-                 Eğitim Fakültesi Öğretim Elemanları tarafından yürütülecek olan öğretmen yetiştirme Tezsiz Yüksek Lisans programları ile eğitimin çeşitli alanlarındaki Tezsiz Yüksek Lisans, Tezli Yüksek Lisans ve doktora programları bünyesinde Eğitim Bilimleri Enstitüsü bulunan Üniversitelerimizde bu enstitü altında yürütülecektir. Bünyesinde Eğitim Bilimleri Enstitüsü bulunmayan Üniversitelerimizde ise yukarıda adı geçen lisansüstü programlar şimdilik mevcut Fen Bilimleri Enstitüsü veya Sosyal Bilimler Enstitüsü altında sürdürülecektir. Ancak Yükseköğretim Kurulu tarafından devam eden hazırlık çalışmaları tamamlanıp yeni yasa yürürlüğe girdikten sonra sözkonusu lisansüstü programları, Eğitim Fakültesi bulunan her Üniversitede kurulacak olan Eğitim Bilimleri Enstitüsü altında yürütülmeye devam edecektir.

 

4-                 Eğitim Fakültelerinde uygulanacak öğretmenlik programlarında yer alacak dersleri, bu derslerin tanımlarını, kredilerini ve okutulacağı dönemleri belirten doküman Ocak 1998 ayı içerisinde Fakültelerimize gönderilecektir. Bu dökümanda öğretmenlik formasyonu dersleri yeniden düzenlenecek ve uygun dönemlere yerleştirilecektir. Ortaöğretim tezsiz yüksek lisans programlarında yer alan dersleri, bu derslerin tanımlarını, kredilerini ve okutulacağı dönemleri belirten  doküman belirlenmiştir. Ortaöğretim Alan Öğretmenliği Tezsiz Yüksek Lisans Programı 3 yarı yıl süreyi kapsayan bir programdır. Yaz okulu uygulaması bulunan Üniversitelerimizde bu programın yaz döneminde başlatılması öngörülmektedir. Gerek lisans gerekse tezsiz yüksek lisans programlarında yer alan derslerde kullanılmak üzere YÖK/Dünya Bankası Hizmet Öncesi Öğretmen Eğitimi Projesi çerçevesinde geliştirilen kaynak materyaller Fakültelerimize gönderilmiştir. Yine aynı proje çerçevesinde, sözkonusu derslerde kullanılması öngörülen ek kitap ve diğer materyaller en kısa zamanda temin edilerek Fakültelerimize gönderilecektir.

 

5-                 Mevcut kadroların yeni bölüm ve anabilim dallarına dağılımını Dekanlıklar, açılacak programların gerektirdiği ihtiyaçları göz önüne alarak yapacaklar ve Rektörlükler kanalıyla Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına göndereceklerdir.

 

 

6-                 Yeni düzenleme yürürlüğe girdiğinde öğrenimlerine devam eden öğrenciler takip ettikleri mevcut programı tamamlayacaklar ve bu programların öngördüğü ünvanları alarak mezun olacaklardır.

 

7-                 Mevcut programlara kayıtlı öğrencilerin statüleri korunacak, onlarla ilgili idari ve akademik işler yeni yapılanmada önerilen ilgili bölümler tarafından yürütülecektir. Örnek: Mevcut Fen Bilimleri Eğitimi Bölümü altında Fizik Öğretmenliği programındaki öğrencilerden Ortaöğretim Fen ve Matematik Alanları Öğretmenliği Bölümü sorumlu olacaktır.

 

 

8-                 Mevcut programlara kayıtlı öğrenciler, takip ettikleri programın gerekliliklerini yerine getirerek mezun olmaya hak kazanacaklardır.

 

 

 

9-                 Programlara öğrenci kabulü:

 

a)      Öğretmen yetiştiren Lisans Programlarına öğrenci kabulü merkezi yerleştirme sınavı ÖYS ile yapılacaktır.

b)      Ortaöğretime öğretmen yetiştirmek üzere 3.5+1.5 bütünleştirilmiş tezsiz Yüksek Lisans programları Eğitim Fakültesi altında yer alacak ve bu programlara öğrenci kabulü yine merkezi yerleştirme sınavı ÖYS ile yapılacaktır.

 

c)      Ortaöğretime öğretmen yetiştirmek üzere ilgili enstitünün anabilim dallarında yürütülen 4+1.5 tezsiz Yüksek Lisans programlarına öğrenci kabulü ilgili alan fakülte mezunları arasında LES sınavı sonucu ve mezuniyet ortalaması göz önüne alınarak yapılacaktır. Bununla ilgili asgari başvuru şartları ile 4+1.5 tezsiz Yüksek Lisans programına hangi alan mezunlarının başvurabileceğine dair bilgiler kamuoyuna ve ilgili Fakültelere daha sonra duyurulacaktır.

 

 

10-             Öğretmenlik formasyonu dersleri arasında yer alan Okul Deneyimi ve Öğretmenlik Uygulaması gibi dersler için her Fakültemizin öğrenci sayısına göre tespit edeceği ilk ve ortaöğretim kurumları Milli Eğitim Bakanlığı tarafından uygulama okulu olarak belirlenecektir. Bu okullarla Fakülteler arasında güçlü bir işbirliği kurulması esastır. Bu işbirliği çerçevesinde, Fakültelerimize uygulama ve araştırma okulu olarak hizmet veren bu okullarımızdaki öğretmenlerin ve yöneticilerin hizmet içi eğitim ihtiyacı ve diğer akademik hizmetler Fakültelerimiz tarafından karşılanacaktır. Bu kapsamda, öğretmen adaylarının uygulama etkinlikleri sırasında, okullarda kendilerine rehberlik yapacak olan uygulama öğretmenlerinin Fakültelerimizde açılacak özel öğretim yöntemleri ve diğer ilgili derslerde ek görevli olarak görevlendirilmeleri öngörülmektedir. Uygulama öğretmenleri arasında Fakültelerde lisansüstü çalışma yapmak isteyenler için Üniversiteler tarafından harç muafiyeti gibi teşvik tedbirleri alınması gerekli görülmektedir.

 

11-             Doçentlik bilim dalları yeni yapılanma çerçevesinde program adları olarak yeniden düzenlenecek ve Üniversiteler arası Kurula önerilecektir.

 

 

12-             Yeni düzenleme 1998-1999 öğretim yılından itibaren uygulanmaya başladıktan sonra mevcut Öğretmenlik Sertifikası programları uygulamasına tedrici olarak son verilecektir ve ihtiyaç duyulan alanlar dışında bu programlar açılmayacaktır. Bu alanlar Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından belirlenecektir.

 

13-             Yeni düzenleme Eğitim Fakültelerinin işlevlerinden biri olan öğretmen yetiştirme ile ilgilidir. Eğitim Fakültelerindeki mevcut lisansüstü programlar devam edecek ve Öğretim Elemanları lisansüstü etkinliklerde bulunmayı sürdüreceklerdir.

 

 

14-             Eğitim Fakültelerindeki Öğretim Elemanları yeni düzenlemeden etkilenmeyeceklerdir. Esas olarak Eğitim Fakültesi öğretmen yetiştirme programlarında yer alan alan derslerinin Fen-Edebiyat Fakültesi kodu ile verilmesi öngörülmektedir. Ancak Fen-Edebiyat Fakültelerinin bulunmadığı veya yeterli olmadığı durumlarda alan dersleri Eğitim Fakülteleri Öğretim Elemanları tarafından da verilebilecektir.

 

15-             Tezsiz Yüksek Lisans Programı diplomasına sahip olanlar ilgili alandaki doktora programına başvurabilirler.

 

 

16-             Akreditasyon, öğretmen eğitimi programının denetlenmesi ve değerlendirilmesi, yeni öğretmen yetiştirme programlarının açılması, öğretmen eğitiminde kısa ve uzun vadeli planlama, öğretmen ihtiyacının belirlenmesi ve buna göre kontenjanların belirlenmesi konularında Yükseköğretim Kurulu Başkanlığına önerilerde bulunmak üzere bir Öğretmen  Yetiştirme Milli Komitesi kurulmuştur.

 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdyrylabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazylmamy?

Yorum Yazın



KalynYtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Arama ARAMA