İSTATİSTİKLER

Sitemizde;26 kategori altında, toplam 720 Hayat hikayesi bulunmaktadır.

Sitemizdeki hayat hikayeleri toplam 2170272 defa okunmuş ve 1557 yorum yazılmıştır.

MODERN TÜRK HARİTACILIĞI

Kategori Kategori: Genel | Yorumlar 0 Yorum | Okunma 1934 Okunma | Yazar Yazan: ballikas | 06 Mart 2007 20:52:12

1880 yılında Genelkurmayın yeni örgütlenmesinde beş şube kurularak bunlardan 5. Şubeye Harita ve Fen İşleri verilmiştir.


MODERN  TÜRK  HARİTACILIĞI

1.  MODERN  TÜRK  HARİTACILIĞININ  BAŞLAMASI

1880 yılında Genelkurmayın yeni örgütlenmesinde beş şube kurularak bunlardan 5. Şubeye Harita ve Fen İşleri verilmiştir. Ancak 33 yıl saltanat süren Padişah II. Abdülhamid’in zamanında bu konuda fazla bir atılım yapılamamıştır. 1883’de Ordunun yeniden örgütlenmesi için getirilen Colmar Baron von GOLTZ (1843-1916) Paşa ünvanı (Golç Paşa) verilen ve Genelkurmay 2. Başkanlığına atanan bu Prusya subayı ilk olarak ülkenin harita eksikliğini görerek  çıkarttığı bir buyruk ile bu önemli işi 5. Şubenin sorumluluğuna verdirerek Rumeli ve batı Anadolu haritalarını yaptırmaya çalıştı. Ancak bu konuda sağlıklı bir çalışma yapılamadı. Sadece 1888-1895 yılları arasında İstanbul kenti ve Karadeniz Boğazı’nın 1:100.000 ölçekli haritası yapıldı. Bunun dışında bu şube Rusların 1877 seferinde istikşaf yoluyla yaptıkları  1:210.000 ölçekli Trakya haritası kopya edilerek ve Avusturyalıların yaptığı Batı Rumeli’nin  1:300.000 ölçekli haritaları enlem ve boylam çizgilerine bakılmaksızın pantografla  1: 210.000 ölçeğine çevirerek Rus haritaları ile birleştirmişlerdir. Bundan sonra arazide yapılan sağlıksız bütünleme ile ortaya hiçbir işe yarayamayan bir harita çıkmıştır. 1890-1894 arasında Paris’te jeodezi öğrenimi yapan Mehmet Şevki ÖLÇER (1866-1927) ve Kurmay Yzb. HAKKI ve daha sonra 1892’de gönderilen Harp Okulu öğretmenlerinden Kurmay Yarbay RIZA Paris’teki jeodezi öğreniminden sonra bu iç subay özel bir işlemle Nice yakınındaki Alpler’de  I. Ve II. Derece nirengi çalışmaları yaparak Paris’te bu ölçülerin değerlendirilmesini öğrenmişler ve daha sonra Mont Souris gözlemevinde enlem, boylam ve azimut ölçü ve hesaplarını görmüşlerdir.

1894’de İstanbul’a dönüşte Genelkurmaya bağlı Harita Komisyonunda çalışan bu elemanlardan Kurmay Yarbay RIZA, tekrar Paris’e gönderilerek Gautier (Gotye) fabrikasından üç adet semt dairesi ve altı teodolit satın alarak dönmüştür. Harita Komisyonuna  Fransa’dan bazı astronomik ve jeodozik aletlerle birlikte Fransa Coğrafya Dairesinden topçu birliği başkanı ve dünyanın çeşitli yerlerindeki çok sayıda sarkaç ile gravite ölçüleri yapmış Yarbay DEFFORGES (1852-1915),  Tuğgenaral rütbesi ile (Deforj Paşa) Harita Komisyonu Başkanlığına getirilmiştir. Yine kendisi ile gelen Yüzbaşı BARİSİEN ise yarbay rütbesi ile topografya öğretmenliğine getirilmiştir. Sözleşmeli olarak getirilen bu elemanlar Türkiye’ye gelirken bazı teodolit, sarkaç ve kronometre gibi aletleri Fransa Coğrafya Dairesinden ödünç alarak getirmişlerdir. 

1895 yılında Türk subayları ve Fransız harita uzmanları ile oluşan bu Taksim-i Arazi (Jeodezi) komisyonu baz ve nirengi esaslarına dayalı modern anlamda bir harita yapımına başlamak üzere teşkilatlanmaları nedeniyle 1895 yılı, hesaba dayalı modern Türk haritacılığının başlangıç noktası olarak kabul edilmiştir. 

Her ne kadar 1932-1941 arasında Harita Genel Müdürü Yardımcısı olan ve Türk haritacılık tarihi ile ilgili iki kitap ve birçok makale yazmış General Abdurrahman AYGÜN (1878-1943) Türk haritacılığının 1909’da başladığını söylemekte ise de bu öneri pek benimsenmemiştir.

İlk modern harita çalışmalarına Vardar havzasında Fransızlar tarafından Türk subaylarının da beraberliğinde ufak bir arazi parçasının kadastrosu yapılmıştır. Bir yıl sonra da 1896 Mayıs ayında da Eskişehir’de 7235.52 m.’lik bir baz ölçülerek ve bir noktada enlem, azimut tayini ve sarkaçla yerçekimi ölçülerek bu baza dayalı 1:50.000 ölçeğinde Eskişehir ve Ağapınar paftalarının nirengisi ve topografik bütünlemesi yapılmış, ayrıca  1:10.000 ölçekli Eskişehir planı meydana getirilmiştir.

Hesaplamalar büyük eksen uzunluğu 6378.253 m. basıklığı  1/293.46 olan İngiliz albaylarından CLARK tarafından hesaplanan 1880 elipsoidi üzerinde yapılmıştır. Komisyonun 1897 yılı ve daha sonraki çalışmaları II. Abdülhamid yönetiminin kuşkulu tutumu yüzünden ekipteki yabancılar tekrar görevlendirilmeyerek ülkelerine dönmüşler ve çalışmalar yapılamamıştır.

1900 yılında İSMET KAPTAN komutasındaki “Heybetnüma” korveti ile Aliağa ve İzmir limanlarının hidrografik haritaları ve İzmir’in  1: 500 ölçekli kent planı yapılmıştır. 1900 ve 1901 yıllarında İngiltere’de bakır üzerine grave (kazıma) öğrenmek üzere deniz subayları gönderilmiş, dönüşlerinde 1881 yılında kurulmuş olan Kasımpaşa’daki Deniz Matbaasında kurulan bir kazıma kısmında İngiliz haritalarını Osmanlıca’ya çevirerek basmışlardır.1903’de Deniz subayı RAHMİ beyin kumandasında Basra Körfezi’nin hidrografik haritası yapılmıştır. 1909 yılına kadar Türk hidrografi çalışmaları Genelkurmayın 5. Dairesi tarafından yürütülmüş ve bu tarihte bu bölüme “Mesaha-i Bahriye ve Seyrisefain” adı verilmiştir. 1909’da Deniz haritalarının yapılması için bir şube kurulmuş, bu şube 1911’de Genelkurmay Başkanlığına bağlanmıştır. 1914 yılında bazı subaylarla takviye edilen bu şubeye Beyrut ve Galata yatları ölçü gemisi olarak verilmiştir. 1911 yılında deniz matbaası ve yayınevi idaresi ile zaman tayini görevlerini de üstlenen Türk hidrografi teşkilatı, görevini Genelkurmay 8 Şubesi olarak sürdürmüştür. 1928 yılında 7. Şube olan Deniz Şubesi Harita Genel Müdürlüğüne bağlanmıştır. İsmi 1943 yılında “Hidrografi Şubesi” olarak değiştirilmiş 1949 yılında ise Deniz Kuvvetlerine bağlı “Hidrografi Dairesi” olarak yeniden düzenlenmiştir. 1950 yılında dairenin görev alanı genişletilerek ismi de “Seyir ve Hidrografi Dairesi Başkanlığı” adını almış, en sonra da “Seyir, Hidrografi ve Oşinografi Dairesi” ismini alarak Çubuklu’da yeni binasına geçmiştir.

1903’de J. SLONIEWS’nin yaptığı İstanbul haritası etrafında bulunan Paris İkonları, bu haritanın Fransızlar için yapıldığı olasılığını kuvvetlendirmektedir. 1908’de ilan edilen İkinci Meşrutiyet ile haritacılık konularında da bir kımıldama olmuş ve 1909 yılında Genelkurmayda Harita Şubesi’ne bağlı nirengi ve topografya kısımlarından oluşan “Hürriyet Anıtı”nın ekseninden geçen (daha sonra Ayasofya kubbesi) meridyen alınmıştır. Ayasofya kubbesinin Paris gözlemevi ile olan boylam farkı 260 38’ 44’’ olarak hesaplanmıştır. Rumeli ve Anadolu için 44 grad’tan geçen enlem dairesi ortalama enlem dairesi olarak kabul edilmiştir. Irak, Arap yarımadası ve Trablusgarp için başka enlem dairesi seçilecektir. Paftalar 40x50 cm. ölçüsünde yapılacaktır. Aynı yıl (1909), ülkenin 1: 25.000 ölçekli haritalarının yapımına Makrıköy (Bakırköy) paftası ile başlanmıştır. Bu amaç için Bakırköy bazı ölçülmüş ve bu bazın güney noktasında astronomik gözlemlerle coğrafik enlem saptanmıştır. Bu haritaların yapımında Bonne projeksiyon sistemi uygulanmıştır. Aynı yıl Boğazın iki tarafında  1:25.000 ölçeğinde 12 paftalık bir alanın nirengisi yapılmış, topografya şubesi de 10 paftalık çalışma yapmışlardır.

1911 yılında Edirne’nin Karaağaç istasyonu yakınında 2.nci bir baz ölçülmüş ve bu baza dayanarak 12 paftalık müstahkem mevki (kuvvetlendirilmiş yer) nirengisi yapılmıştır. Diğer taraftan Bakırköy bazını Eskişehir bazına bağlamak amacı ile Eskişehir ve İstanbul’dan getirilen zincir Adapazarı’nda birleştirilerek burada da bir baz ölçülmüştür. Bu çalışmalar her yıl eklenen yeni noktalar ile 1950’li yıllara kadar sürmüştür. 1933’de Türkiye’ye gelen ünlü Alman bilim adamı H. BOLTZ’un yönetiminde 6106.972 m.lik Balıkesir bazı ölçülmüştür. Boltz, Türkiye için Gauss-Krüger projeksiyonunu önermiştir. 1912 yılında Erzurum’da 6127.396 m.lik bir baz ölçülmüş, Erzurum hükümet konağı yakınında bulunan “Markof” kışlası pavyonunun Rus astronomu GUEDEONOF tarafından Paris’le olan farkı 380 56’ 11’’  olarak saptandığından Erzurum-Ayasofya arası 13.66789 grad bulunmuştur. 1911-1014 yılları arasında Zonguldak, İzmit, Seymen, Gölcük, Rumeli Karaburun ve Gideros limanları haritası ve Oşinograf Alfred MERTS ve Ahmet Rasim BARKINAY tarafından İstanbul Boğazı’nda akıntı ölçmeleri yapılmıştır.

Mehmet Şevki (ÖLÇER) Paşa 1915’de Harita Şubesi Müdürü olarak Birinci Dünya Savaşında ordunun harita gereksinimini karşıladı. 1921’de Kurtuluş Savaşında 60 subay ve 170 sandık eşya ile Harita Dairesi, İstanbul’daki Pangaltı’dan Ankara’ya taşındı. 23 Temmuz 1921 yılında 657 sayılı yasa ile Harita Genel Müdürlüğü adını aldı. Bu kurumda haritacılık çalışmalarına katkıları olan bir çok subay yetişmiş ve Türk haritacılığına katkıda bulunmuşlardır. Kurumda daha sonraları 1939’da Tuğgenaral olan Abdurrahman AYGÜN Harita dergilerinde bir çok makaleler yazmış ve iki ciltlik “Türk Haritacılık Tarihi” 1980’de yeniden basılarak birçok olaylar gün ışığına çıkarılmıştır. 1915-1925 yılları arasında Zühaf korveti ile Yeşilköy, Çekmece kıyıları ile İstanbul (1916), Trabzon (1917) ve Samsun (1921) liman haritaları, Meriç nehrinde sınır belirleme (1923), Haliç’in planı (1924), Büyükdere ve İzmir Yenikale geçitlerinde (1925) hidrografik haritalar yapılmıştır. 1916’da Kızılırmak üzerinde Zara’dan Yahşihan’a kadar 600 km.lik bir yerde Kızılırmak’ta motor ve şalupalarla taşımacılık ve nehir trafiğinin mümkün olup olmadığının keşfi için bir istikşaf haritası yapılmıştır. 1911-1029 yılları arasında Korgenaral Mehmet Şevki (ÖLÇER) yönetiminde  1:200.000 ölçekli 123 paftadan oluşan Türkiye’ye ait istikşaf haritaları yapıldı. Bu haritalar 40 x 50 cm. boyutlu (80 km x 100 km) grad bölümlü, Clark elipsoidi üzerinde Bonn projeksiyonlu B = 44 grad olup başlangıç Ayasofya kubbesidir). Alman şehircilik uzmanı Prof. Hermann JANSEN, 1925-1930 yıllarında Türk haritacılarının yaptıkları  1:2.000 ve  1:500 ölçekli haritalar üzerinde modern Ankara’nın gelişme planlarını çizdi.

2.  HARİTANIN  YARARLARI

1908’de Meşrutiyet ilanından sonra ülkede yapılan yeni atılımlar paralelinde o dönemdeki adı ile İstanbul Şehremaneti (Belediyesi) de İstanbul’da ilk harita çalışmaları Şehremini (Belediye Başkanı) Cemil TOPUZLU paşa döneminde yaptırmaya karar vermiştir. Bu amaçla İstanbul Yarımadası (Eminönü-Haliç-Surlar arası), Beyoğlu (Galata-Beşiktaş-Şişli) ile Üsküdar ve Kadıköy merkezi olmak üzere sık yerleşim yerlerinin  1:500,  1:1.000 ve  1:2.000 ölçeğinde haritalarının yapılmasını bir Fransız şirketine (İnşaat ve Keşfiyat Türk Anonim Şirketi) ihale suretiyle verilmiştir. Bu amaçla Fransızlar 1910 yılında nirengi esasına göre çalışmalara başlamışlar ve Yeşilköy’de bir baz ölçmüşlerdir. 8.000 hektarlık bir alanın nirengi istikşaf ve tesisleri yapılmış ve Galata kulesi koordinatları için yuvarlak bir değer alınarak hesaba geçilmiştir. Harita, araya Balkan ve 1. Dünya Savaşının girmesiyle uzamış, 1914 yılından itibaren Alman firması işleri üstlenerek devam etmiş ve ancak 1923 yılında haritalar ortaya çıkabilmiştir.

1928 yılında Y. Müh. Rahmi ARI Boğaziçi, 1932 yılında Bakırköy ve bostancı, 1936 yılında Adaların haritalarını yapmıştır. Bu haritalar meskun yerlerde  1:200,  1:500,  1:1.000 ölçekli  eşyükseklik eğrili yapılmışlardır. Haritaların orijinalleri vatman kağıdına, kopyaları da muşambaya işlenmiştir. Bir kısmı Fransızca, bir kısmı eski Türkçe, 1928’den sonra yapılanlar ise yeni Türkçe ile yazılmışlardır. Yapım için yabancı firmalara altın olarak büyük paralar ödenmiştir. Durum 1935 yılına kadar böyle devam etmiştir. Bu haritalar daha sonra Türk mühendisleri tarafından tamamlanmışlardır. Nitekim 1928’den sonra şirketi devam ettiren R. ARI şirketi tasfiye edip Belediye ile olan anlaşma gereği her yıl mevcudun %10’unu ekleyerek  Boğaziçi-Kadıköy-Bostancı-Merdivenköy-İçerenköy sahaları ile Eyüp sırtlarından başlayarak sur dışının Küçük Çekmece’ye kadar olan kısımlarını ve Adaların 1936’ya kadar haritalarını tamamlamıştır.

 Bu haritalardan sonra imar planları çalışmalarına esas olmak üzere surlardan Yeşilköy’e kadar olan sahanın haritası bir üstenciye verilerek İller Bankası kontrolüğünde yaptırılmıştır. Astrolon altlıklar üzerine  1:1.000 ölçekli ve 1956 yapım tarihli olan bu haritalar uzun süre kullanılmışlardır. Bundan sonra kentin Belediye sınırları içerisinde ve hatta kısmen mücavir alanını da kapsayacak şekilde nirengi ve nivelman ağının yeniden ele alınarak mevcutların tamir, yeniden yapılması ile yenilerinin konulmasına gereksinim duyulmuştur. İller Bankası kanalıyla ihaleye verilen (Avni PAR) bu iş sonucunda bu noktalara dayanarak ilk defa fotogrametrik  1:5.000 ölçekli, tamamı 40 paftadan oluşan haritalar elde edilmiştir. 1958 yılının halihazır durumunu gösteren bu haritalar eşyükseklik eğrilidir. İstanbul Belediyesi haritanın önemini anlayarak daha önce imar müdürlüğüne bağlı harita bürosunu 1962’de bağımsız Harita Müdürlüğü şekline getirmiş ve ilk iş olarak Fatih, Levent ve Kadıköy’de fotogrametrik yöntemle  1: 1.000 ölçekli topografik haritalar yapılmıştır. İstanbul belediyesinde 1961-1974 dönemine ait  1: 1.000 ölçekli  482 pafta mevcut olup bu işlem için sur içinde ve dışında toplam  9.452 poligon noktası atılmıştır. 1974-1975 yıllarında toplam 62 kilometrekarelik bir alanın revizyon ve yeni alımı için ihale yapılmıştır.  1: 2.000 – 1: 10.000 ölçekli 1024 kadasktral harita vardır. 1987-1990 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesince yapılan 87.500 hektarlık  1: 500  ve  1: 1.000 ölçekli metropolitan alanda imar, planlama, çevre düzenleme, yol, su, elektrik, kanalizasyon, turizm, endüstri vb. gibi her türlü proje ve teknik hizmetlerin tasarım, yapım ve uygulamasında temel altlığı oluşturacak bir proje çalışması sonunda geniş çapta bir haritacılık hizmeti yapılmıştır.

3.  JEODEZİK  ÇALIŞMALAR

Türkiye’de jeodezik çalışmalar Harita Genel Komutanlığı tarafından yürütülerek sonuçlandırılmıştır. Aşağıda bu çalışmalar kısaca açıklanmıştır.

3.1.  Türkiye  Ulusal  Nirengi  Ağı

1910 yılında başlanmış olan ve 1942 yılında Meşedağ noktası başlangıç seçilerek 1944-1953 yılları arasında yoğun çalışma ile bitirilen I.derece nirengi ağı ortalama 180 km. (max.272 km,  min. 85 km) uzunluğunda  66 zincir ve 27 poligondan (kapalı lup) oluşmuştur. Poligonlar ortalama 1.300 km (max. 2.295 km,  min. 612 km) dir. Poligon kapanmaları enlemde ortalama 7.2” (max. 11.0”,  min. 1.9”) boylamda ortalama 0.7” (max. 1.4”,  min. 0.1”) dir.

Başlangıçta yüzey ağı olarak kurulmaya başlanan nirengi ağı, 1944 yılında mühendis ve subayların katıldığı bir toplantıda tartışılarak ABD örneği zincir sistemine geçilmiştir. Ayrıca 1944-1946 arasında köşegenli dörtgenlerle kurulan bu zincirler daha sonra iş hızında %25 artma sağladığı gerekçesi ile üçgen zincirlere dönüştürülmüştür. Üçgen kenarları 25-35 km.dir (max. 55 km,  min. 12 km). Gözlemler Wild T3 ve Tovistok teodolitleri ile 24 dizi, 1930-1947 yıllarında Schreiber’in bütün kombinasyonları ile açı ölçümü yöntemine göre yapılmıştır. Geceleri Zeiss TSG pırıldaklarına, gündüzleri ise helyetrop’a bakılarak yapılmıştır. Doğrultu ölçmelerine çekül sapmaları bileşenlerinden dolayı olanların dışında her türlü indirgeme, elipsoid yüksekliği yerine ortometrik yükseklikler alınarak yapılmıştır. Ölçülen 41 adet bazlar 6-10 km. arasında ve bağıl hataları 1:2 milyon civarındadır. Bazların indirgenmelerinde de elipsoid yüksekliği yerine ortometrik yükseklikler kullanılmıştır.

 

1953’de bitirilen bu ağda:

İstasyon sayısı

786

Gözlenen doğrultu sayısı

3.538

Laplace koşulu

98

Baz sayısı

40

Normal denklem sayısı

1432=786x2-(98+40+2)

Üçgen sayısı

1.027

Gözlenmiş bir doğrunun

ortalama hatası;

0”681 dengelemeden sonra

Üçgenlere ait ortalama kapanma hatası

0”907

Maksimum üçgen kapanması

4”046

Ferrero bağıntısından

0”670

Enlemde

0.19”(max. 0.44”)

Boylamda

0.24”(max. 0.66)

Azimutda

0.35”(max. 0.60)

 

Bilinmeyenler arasında koşullar bulunan dolaylı ölçüler dengelemesi biçiminde olan hesap modelinde koşul denklemleri düzeltme denklemlerinin içinde yerine konularak hem koşul denklemleri ortadan kaldırılmış hem de bilinmeyen sayısı koşul sayısı kadar azaltılmıştır. Bu nedenle normal denklem sayısı istasyon sayısının iki katı alınarak (yöneltme bilinmeyenleri normal denklem kurulmadan önce yok edilmişlerdir) bulunan değerden 98 Laplace koşulu ve 40 baz koşulu çıkarılmıştır. Bulunan sayıdan Meşe dağı başlangıcı için iki bilinmeyen daha çıkarılmıştır. Çünkü bu noktanın koordinatları bilinen olarak kabul edilmiştir. Böylelikle normal denklemin boyutunu veren bilinmeyen sayısı 1432 elde edilmiştir.

Bu ağ 1953-1954 yıllarında dolaylı ölçüler yönteminde (Variation of Coordinates) ABD’de (AMS = Army Map Servise) bir UNIVAC bilgisayar sisteminde dengelenmiştir. Çünkü bu yıllarda Türkiye’de henüz bilgisayar yoktu. 786 durak noktasında 570’inin içinde bulunduğu triyangülasyon zincirleri, daha önceden azimut ve baz koşullu zincir dengelenmesi yöntemiyle Türkiye’de hesaplanmıştır. AMS bu zincir dengelemesi sonuçlarını geçici koordinat olarak değerlendirmiştir. 216 noktaya ait geçici koordinatlar ise AMS’de hesaplanmıştır. Düzeltme denklemlerinin katsayılarını yalınlaştırmak amacı ile bütün ağ, Hayford Uluslar arası elipsoidi üzerinde Lambert konform konik projeksiyonu üzerine alınarak (390 paralel ve 350 doğu meridyeni) dengeleme düzlem üzerinde yürütülmüştür. Asıl dengelemeye geçilmeden önce Laplace azimutları bir ön dengeleme ile kesinleştirilmiştir. Dengelemeden sonra Lambert koordinatlarından Coğrafi ve Gauss-Krüger koordinatlarına dönüştürülerek listelenmiştir. Bu elipsoid önce Ankara civarındaki I. Derece noktalarından Meşe dağında çekül sapmaları sıfır alınmak ve Duatepe noktasına olan astronomik azimut Laplace azimutu kabul edilmek üzere uzayda yerleştirilmiştir.

Ağın, Trakya’da Bulgaristan ve Yunanistan ile Ege’de Yunanistan, güneyde Kıbrıs, güney doğada Irak ve doğuda İran ile bağlantıları yapılmıştır. 1954’de yapılan dengelemede bilinmeyenlere ait maksimum koordinat hatası  ±0,64m. olup Helmert hata elipsine göre konum hatası  ±1,17m.dir. Diğer taraftan ağ, 1950 yılında hesaplanan Avrupa Datumu ED 50’ye göre hesaplanmış sekiz adet Yunanistan ağına ait noktalardan yararlanarak Türkiye ağındaki tüm noktalar ağın iç duyarlığı bozulmaksızın ED 50  sisteminde hesaplanmıştır. Böylelikle ülke I. Derece nirengi ağının hem ulusal datum’da (TUD = Türkiye Ulusal Datum) ve hem de ED 50 Avrupa datumunda koordinatları vardır.

Ülke nirengi ağının II. Derece noktaları, I. Derece zincir arasında ve poligonlar ortasındaki boşlukları doldurmak amacı ile oluşturulan, birbirleri ile komşuluk bağlantıları sağlanmış yüzey ağları yapısındaki II. Derece I. Basamak noktaları ile I. Derece içindeki boşlukları doldurmak ve sıklaştırmak amacıyla kurulan II. Derece II. basamak noktalarından oluşmaktadır. 20-25 km. kenarlı, Wild T3 aleti ile 12 dizi ölçülen II. Derece I. basamak noktalarının oluşturdukları yüzey ağları, çevredeki I. Derece noktalar sabit tutularak topluca dengelenmiştir. 15-20 km. kenar uzunluklu Wild T3 aleti ile 8 dizi gözlenen II. Derece II. basamak noktaları sıklaştırma noktaları olup bunlar çıkış veren I. Derece noktaların hatasız oldukları varsayılarak nokta dengelemesi yöntemiyle hesaplanmışlardır. Ülke I. Derece ağ içine 3.320 adet  II. Derece nokta atılmıştır.

Bu işlemler 1961’de bitmiştir. Bu noktalar arasına da kenar uzunlukları 4-15 km. olan 55.000 adet 3. derece nokta kenar uzunluğuna göre 3-8 dizi ve kenar uzunlukları 1-6 km. olan 120.000 adet IV. derece nokta atılmıştır. III. Derece noktalar ise I., II. yada kendilerinden önce belirlenmiş III. Derece noktalara dayalı olarak nokta dengelemesi yöntemi ile hesaplanmıştır. İki dizi ölçülen IV. Derece noktalar dengelemesiz, önden kestirme yöntemi ile hesaplanmışlardır. Genellikle üzerlerine alet kurulmayan noktalardır ve fazla ölçü sonucunda bulunan koordinatların ortalaması alınarak hesaplanır.

Bu ağda iyileştirme çalışmaları olarak 155 baz Tellürometre MRA III ve 359 baz Range Master III ile ölçülmüş, birçok noktalardaki doğrultular yenilenmiştir. Bu ölçülere ek olarak Doppler, GPS, SLR ölçüleri 131 noktada enlem ve boylam ölçüleri ve 33 noktada enlem, boylam ve azimut ve 145 noktada enlem, boylam ölçüleri yapılmıştır.

Bunlara ek olarak modern uzaklık ölçerle yapılan ek ölçüler ile ağın iyileştirilmesi çalışmaları devam etmektedir. Ülke nirengi ağının %40’ının zemin tesisleri tahrip edilmiştir. Ağın 1954’de bu şekilde hesaplanması sonucu değerlerine Türkiye Ulusal Datum (TUD-54) denmiştir. Daha sonraları jeoid kesiti için orta zincir boyunca batı-doğu doğrultusunda 1961 yılına kadar 19 astronomi noktası daha alınmıştır. Astronomik ölçüler Wild T4  aleti ile yapılmış, her zincirin başında, ortasında ve sonunda birer astronomi (Laplace) istasyonu seçilmiştir. Boylam ölçülerinde yıldızların meridyen geçişlerinden yararlanılmış, ölçü ve zaman değerleri kronograf üzerine otomatik olarak kaydedilmiştir.  Her istasyonda dört gece olmak üzere ve her gecede zenitin kuzey ve güneyindeki 15 zaman yıldızı ile deklinasyonları 75-80 derece olan üç yıldıza ölçü yapılmıştır. Enlem tayini ise genelde Harrobow Taleott yöntemine göre her istasyonda iki gece olmak üzere ve her gecede 12 çift yıldıza ölçü yapılmak suretiyle tayin edilmiştir. Azimut tayini üç gecede 18 tam dizi olarak ve yer hedef noktasında Zeiss TSG pırıldaklarına bakılarak ölçülmüştür.

3.2.  Türkiye  Ulusal  Nivelman  Ağı

Türkiye’de ülke nivelman ağı oluşturma çalışmalarına 1934 yılında başlamıştır. Bu amaçla Antalya’da 1935 yılında bir mareograf istasyonu kurulmuş bir yıl sonra 1936’da İzmir-Karşıyaka’da bir mareograf istasyonu daha kurulmuştur. Bunlara ek olarak 1949’da Karadeniz Ereğlisi, 1952 yılında İskenderun mareograf istasyonları hizmete sokulmuştur. Mareograf istasyonları arasındaki ortaya çıkan yükseklikteki farklılıklar dolayısı ile ülkenin ortasında seçilen bir noktaya taşınılan yükseklikler ortalaması ülke nivelman ağının başlangıç kotu olarak kabul edilmesi düşünülmüştür. Mareograf istasyonları olarak 1956 yılında Trabzon, 1961’de Samsun, 1967’de Bodrum istasyonları hizmete girmiştir.

1953 yılında kabul edilen nivelman yönetmeliğine göre ülke nivelman ağı I., II ve III. Derece biçiminde üç sınıfa ayrılmıştır. Ana yollar ve demiryolu geçkileri boyunca 2,5-3 km.de bir yapılan I. ve II. Derece nivelman noktaları arasındaki ölçüler gidiş-dönüş olmak üzere iki kere yapılmışlardır. I. Derece nivelman halkasının çevresi 650-1.400 km. ve bunların kapanma artıkları 10-15 cm.dir. II. Derece nivelman noktaları, I. Derece geçkilerinin aralarını doldurmak ve bunları birbirlerine bağlamak amacı ile yapılmışlardır. III. Derece nivelman noktaları sıklaştırma amacı ile yapılmışlardır. Ölçüler Wild N3 ve 1988’den itibaren Zeiss Ni002  nivoları ile invar miralar kullanılarak yapılmıştır.

Noktalarda Helmert Ortometrik yükseklikleri belirlenmiştir. 1960 yılına kadar I. ve II. Derece toplam 20.820 km., 1964 yılına kadar 18.328 km. I. Derece, 7.449 km. II. Derece, 1970 yılına kadar 19.800 km. I. ve 8.900 km. II. Derece, 1974’de 25.800 km. I. Derece, 7.500 km. II. Derece, 1973-1991 arasında 18.560 km. I. 3.770 km. II. Derece yenileme ve toplam 6.370 km. I. ve II. Derece yenileme, 23.015 km. I. Ve II. Derece geometrik nivelman geçkisi ve 22.156 düşey kontrol noktası 1991, 1991’de 20.263 km. 162 I. Derece geçkide ve 8.386 km. 88 II. Derece geçkide ölçüler yapılmıştır.

1955 yılında İstanbul Boğazı üzerinden (860 m) ve Çanakkale boğazından 1.450 m) vadi geçiş nivelman yöntemi ile karşı tarafa geçilmiştir.

1965 yılında nivelman ağı dengelemesine başlanmış ancak bu hesaplamalarda yer çekimi ölçülerinin önemi anlaşıldığından 1966 yılından itibaren geometrik nivelman noktaları üzerinde gravite ölçülerinin yapılmasına başlanmıştır.

1973 yılından sonra I. ve II. Derece noktalardan oluşan ülke temel nivelman ağının iyileştirilmesi ve uluslar arası standartlara uygun duruma getirilmesi çalışmalarına hız verilmiş, bu amaçla 1983 yılında eski mareograf istasyonları iptal edilmiş ve bunların yerine Antalya, Menteş/İzmir, Bodrum ve Erdek’te dört yeni istasyon kurulmuştur. Bu istasyonlar 1985 yılında çalışmaya başlamış ve 1986 yılından itibaren saat başı alınan veriler yıllık bültenler halinde yayınlanmaya başlanmıştır.

1973 yılından sonra ülke temel nivelman ağı ölçüleri için saptanan yeni ölçütlere göre ve 10 yıllık bir çalışma planı ile düşey kontrol ağının yenilenmesi amaçlanmış olup 1989 yılı sonuna kadar 18.941 km.lik I. derece ve 3.528 km.lik II. Derece nivelman geçkisi yenilenmiştir.

3.3.  Türkiye  Ulusal Gravite  Ağı

Türkiye’de ilk gravite çalışması Fransa’dan getirilen DEFFORGES’nin 1896’da Eskişehir ve Bakırköy’deki sarkaçla ölçtüğü mutlak gravite ile başlamıştır.

Daha sonraları 1936’da Kandilli Gözlemevinde sarkaçla yapılan mutlak gravite ölçümü Potsdam’a bağlanmıştır. Postdam’daki yer çekim g= 981.274 gal ve Kandilli’de g = 980.296 gal elde edilmiştir. Son çalışmalarda Potsdam değerinin 0.014 gal kadar değişmesi gerekeceği saptanmıştır.

Türkiye’de genel anlamda gravite çalışmalarına 1956’da gravite ağı yapımı ile başlandı. 17 havaalanına gravite istasyonları kurularak bu noktalar arasında uçakla taşınan gravimetrelerle ölçüler yapılmıştır. Bu şekilde 24 noktadan oluşan I. derece gravite ağı 1956-1958 yılları arasında kurulmuştur. Bu ölçüler Nörgaard NK 325 ve NK 468 aletleri ile yapılmıştır.

Bazın kuzey-güney yönde olması gravite farkının büyük olması nedeni ile arzu edilmesine karşın İstanbul-Erzurum alınmıştır. Bu noktalarda sarkaçla elde edilen gravite değerleri mevcut olduğundan ve yükseklik farkından dolayı en fazla gravite farkı (656.85 mgal) oluştuğundan seçilmiştir. Daha sonra İstanbul-Erzurum arasında enlem farkının az oluşu ve uzaklığın uçuşa uygun olmayışı yüzünden baz olarak İstanbul-Konya (582.95 mgal) alınmıştır. I. derece ağda Bouguer, serbest hava ve topografik redüksiyonları yapılmıştır. Isostatik düzeltmeler AIRY’ye göre hesaplanmıştır. I. derece ağın İstanbul, Ankara, İzmir, Konya, Sivas, İskenderun, Diyarbakır ve Erzurum’da Sterneck sarkaç ölçüleri ile mutlak graviteleri de yapılmıştır. Daha sonra alınan Worden ve La Coste & Romberg gravimetreleri ile II. Derece gravite istasyonları, I. ve II. Derece nivelman geçkilerinde 5-10 km. aralıklarla (1991 yılı itibarı ile 3.718 nokta) alınmıştır. III. Ve IV. Derece noktaları (5.400 nokta) her  1: 25.000 paftada 6-10 nokta olacak şekilde alınmıştır. Bu geçkilerin dışındaki noktaların yükseklikler inivelman veya trigonometrik yöntemle ±10 cm. incelikle hesaplanmıştır. I. derece gravite ağı 1958’de dengelenmiştir.

4.  KARTOGRAFİK  ÇALIŞMALAR

Haritalar genelde ölçeklerine göre adlandırılırlar

Coğrafya haritaları : 

Ölçekleri  1: 5.000.000 – 1: 1.000.000 olan haritalara coğrafya haritaları adı verilir.

Kartoğrafya haritaları :

Ölçekleri  1: 1.000.000 – 1: 200.000 olup büyük ölçekli  haritalardan küçültülerek yapılır.

 İstikşaf haritaları :

Ölçekleri  1 : 200.000 – 1: 100.000 dir. Haritası olmayan ülkelerde hızlı yapılan  haritalardır.  1 : 100.000 ölçekli haritalar çoğunlukla  1 : 25.000 ölçekli topografya haritalarından küçültülerek yapılır.

Topoğrafya haritaları :

1: 100.000 – 1:10.000 ölçeğindedir. Arazinin doğal ve yapay tüm ayrıntıları ile şehir, kasaba, orman, çalılık, bataklık ve göl çevrelerini, her çeşit yollarla patikaları, kuru ve sulu derelerle ayrıntıları açık olarak gösterirler.

            Topografik planlar :

1 : 5.000 – 1 : 1.000 ölçeğindedir.

Kadastral haritalar :

1 : 5.000 – 1 : 500 ölçeğindedir. Belediye hizmetleri, kadastro, imar vb. işlerde kullanılır

yapımına Harita Genel Komutanlığınca 1911’de başlanan  1 : 200.000 ölçekli haritalar 1925 yılında hızlandırılarak 1930’da tamamlanmıştır. 40 x 50 cm. boyutlu Bonne projeksiyonunda ve yersel yöntemle yapılan bu haritalar seri nirengiye dayanmaktadır. 124 paftadan oluşmakta olup eşyükseklik eğrilidir. Boylam başlangıcı Ayasofya kubbesi alemidir.  1927’de Bonn projeksiyonu terk edilerek yine 3 gradlık Ayasofya başlangıçlı Gauss-Krüger projeksiyonu uygulandı.

1 : 25.000 ölçekli haritaların yapımına 1909’da Clarke elipsoidi ve Bonne projeksiyon sistemi uygulanarak başlanmış, 1931 yılından itibaren Hayford elipsoidi kullanılarak Gauss-Krüger dilimleri kullanılmış, 1946’da derece dilimde UTM (Universal Transversal Mercator) sistemine geçilmiştir. Yapılan ilk pafta Bakırköy paftasıdır. Daha sonra bunlara İstanbul, Kağıthane, Bahçeköy, Kilyos, Çamlıca, Hisarlar, Kavak, Rumeli Feneri, Maltepe ve Kınalı paftaları eklenmiştir.

Önceleri 1911-1930 arasında klasik ölçü denilen plançete yöntemi olan Alidat Nivelatris (tam grafik yöntem) ve Alidat Holometrik (yarı grafik yöntem), 1929’dan sonra yersel fotogrametri ve 1932’den sonra hava fotogrametrisi ve 1940’dan itibaren sadece hava fotogrametrisi ile hızlanan bu çalışmalar ile Türkiye’nin tamamını kapsayan 5.547 pafta 1973’de bitirilmiştir. 1938 yılında havai fotogrametrinin uygulanmasından sonra yerden harita alımı tamamen terkedilmiş ve  1 : 25.000 ölçekli fotogrametrik yöntemle harita yapımında yer çalışmaları ancak bütünleme görevinde uygulanmıştır.

Başlangıç meridyeni M. Şevki Paşa tarafından Ayasofya’dan Hürriyet tepesi anıtına aktarmak istenildi, ancak araya giren savaşlar dolayısı ile bu mümkün olmadı. 1932’de Kandilli Rasathanesi başlangıç alınmak istendi. Ancak bu da mümkün olmadı. Ayasofya’nın coğrafik koordinatları:

B  =  45.56483671 gon veya  410 00’30”,

L  =  32.20145793 gon veya  280 58’52” dır. (bazı yayınlarda 28058’50,6” veya 32.20087 gon) dur.

Kamu hizmetlerinde gerekli olan projelerin yapılmasında ve yerel uygulamalarda ihtiyaç duyulan  1 : 5.000 ölçekli standart topografik haritaların yapımına Harita Genel Komutanlığınca klasik yöntemle 1940’larda küçük bölgelerin haritaları ile başlanmış, 1945 yılında fotogrametrik yöntemle devam edilmiştir.

Bu haritalar daha sonraları 1955 yılında Tapu Kadastro Genel müdürlüğünce kırsal kesimlerde kadastro ihtiyacını karşılamak amacı ile standart topografik kadastral harita olarak üretimine devam edilmiştir. Bu haritaların yapımı 1961’de 203 sayılı yasa ile hızlanmış ve 1969-1970’de yapım hızı en yüksek düzeye gelmiştir. 1986’da 14.718 pafta bitirilerek 1987 yılı sonu itibariyle 1 : 5.000 ölçekli  55.064 pafta yapılmıştır. 

Eş yükseklik eğrili olarak yapılan haritaların Tapu ve kadastro Genel Müdürlüğünce kadastral hale getirilmesine 1959 yılından sonra başlanmıştır. Ülkemizde  1 : 5.000 ölçeğinde haritalanması gereken alan 500.000 km.2 olup bu ise 134.500 adet  1 : 5.000 ölçekli pafta demektir. Bunun da 1982’de %55’i  bugünse  %75’i  gerçekleşmiştir. 1:5000 ölçekli Standart-Topografik -Kadastral Memleket Haritaları Yönetmeliği’nin uygulanmasından önce     (1 mart 1966)  1 : 25.000 ölçekli paftanın her iki yönde dörde bölünmesiyle elde edilmekteydi.

Bu haritalardan yararlanarak daha küçük ölçekli   1 : 50.000 (toplam 1.456 paftanın yarısı yapıldı) ve  1 : 100.000 ölçekli haritalar (toplam 390 paftanın tamamı yapıldı) 1 : 250.000,  1 : 500.000 ve  1 : 1.000.000 ölçekli haritalar da üretilmektedir. Birinci baskıları tamamlanmış olan haritalardan; 1 : 25.000  ölçekli paftaların  %66,  1 : 100.000  ölçekli paftaların %51,           1: 250.000 ölçekli paftaların %39’unun revizyonlu 2. baskısı bitmiştir.

Yeni düzenlemeyle STF (Standart, Topografik, Fotogrametrik)  haritaların üretimi sürdürülmektedir. Hedeflenen 83.300 paftanın halen %70’i tamamlanmıştır (1989). Atlas yapımına 1930’larda başlandı. 1980’li yıllara kadar Viyana’da basılırdı. Patenti alınarak artık baskı işleri Türkiye’de yapılmaktadır.

 

 

 

 

 

 

Ölçek

Boyutları

1:1.000.000

40

60

İstanbul

8

Tamamlandı

1:500.000

2

3

Edirne

18

Tamamlandı

1:250.000

1

1 130’

Çanakkale

74

Tamamlandı

1:100.000

30’

30’

Çanakkale-H16

390

Tamamlandı

1:50.000

15

15

Çanakkale-H16-c

1456

%75’i tamamlandı

1:25.000

7’30”

7’30”

Çanakkale-H16-c2

5557

1925-1973’de tamamlandı

1:10.000

3’

3’

Çanakkale-H16-a-01

_

 

1:5.000

1’5”

1’5”

Çanakkale-H16-a-01-a

_

 

1:2.000

45’

45’

H16-a-01-a-1

_

 

1:1.000

22”5

22”5

H16-a-01-a-1-a

_

 

 

1984’de Prof. Dr. Mehmet SELÇUK tarafından  1 : 600.000 ölçekli atlas haritası ise 70 x 115 cm. olup Clarke elipsoidi üzerinde Bonne projeksiyon sisteminde grad bölümlü 34 paftadan meydana gelmiştir.

Harita Genel komutanlığında Kartografya konusunda otomasyona geçiş için 1986’da manuel sayısallaştırıcılar ve otomatik çizim makineleri alınarak çalışmalara başlanmıştır.

 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdyrylabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazylmamy?

Yorum Yazın



KalynYtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Arama ARAMA