İSTATİSTİKLER

Sitemizde;26 kategori altında, toplam 720 Hayat hikayesi bulunmaktadır.

Sitemizdeki hayat hikayeleri toplam 2167374 defa okunmuş ve 1557 yorum yazılmıştır.

HZ. MUHAMMED (S.A.V.)İN HAYATI

Kategori Kategori: Dini | Yorumlar 7 Yorum | Okunma 4096 Okunma | Yazar Yazan: ballikas | 06 Mart 2007 21:56:15

Peygamberimizin adı Muhammed, babasının adı Abdullah, annesinin adı Aminedir. Ana rahmine yedi aylık iken babası vefat etmiştir.

HZ. MUHAMMED (S.A.V.)’İN HAYATI

Peygamberimizin adı Muhammed, babasının adı Abdullah, annesinin adı Amine’dir. Ana rahmine yedi aylık iken babası vefat etmiştir. Miladi 571 senesi Nisan ayının yirminci gecesine tesadüf eden, Rebiulevvel ayının onikinci (pazartesi) gecesi sabaha karşı Mekke’de doğmuştur.

Doğduğu zaman hiçbir çocuğa benzemiyordu. Onda gözüken peygamberlik nuru, bakan gözleri kamaştırıyordu. Başı orta büyüklükte, hilal kaşlı, çekme burunlu, az değirmi çehreli ve söbüce yüzlü idi. Şişman yüzlü ve yumru yanaklı değildi. Kirpikleri uzun, gözleri kara ve güzel, büyücek ve iki kaşının arası açık fakat kaşları birbirine yakındı. Çatık kaşlı değildi. İki kaşının arasında bir damar vardı ki, öfkelendiği zaman kabarıp görünürdü.

O seçkin peygamber parlak yüzlüydü. Yani ne kireç gibi ak, ne de karacağız, belki ikisi ortası ve gül gibi kırmızıya dönük, beyaz, nurlu ve berrak yüzünde nur parlardı. Gözlerinin akında da az kırmızılık vardı. Dişleri inci gibi hoş ve parlaktı. Söylerken ön dişlerinden nur saçılır, gülerken mübarek ağızları, bir latif şimşek gibi ışıklar saçarak açılırdı. Şadları ne pek kıvırcık, ne de pek düzdü. Saçlarını uzattığı zaman kulaklarının memelerini geçerdi. Sakalı sık ve tamdı. Uzun değildi. Bir tutamdan fazlasını keserdi.

Ebedi aleme göçtüklerinde saçı, sakalı daha yeni ağarmaya başlamıştı. Başında biraz ve sakalında (yirmi) kadar beyaz kıl vardı. Bedeni tertemizdi. Kokusu hoş idi. Koku sürünsün sürünmesin teni ve teri en güzel kokulardan daha güzel kokardı. Bir kimse onunla el sıkışsa, bütün gün onun güzel ve hoş kokusunu duyardı. Mübarek eliyle bir çocuğun başını sıvazlasa, güzel kokusuyla o çocuk, öteki çocuklar arasında hemen belli olurdu.

Güler yüzlü tatlı sözlü idi. Kimseye fena söz söylemez, kimseye kötü muamele etmez, kimsenin sözünü kesmez, yumuşak huylu ve alçak gönüllü idi. Hizmetçilerini pek hoş tutardı. Kendisi ne yer ne giyerse onlara da onu yerdirir, onu giydirirdi.

Cömert ve kerim, şefkatli ve çok merhametli, cesur ve yumuşak huyluydu. Sözünde ve vadinde durur, sözünde doğruydu. Kısaca, güzel ahlakça, akıl ve zekaca bütün insanlardan üstün ve her türlü övülmeye layıktı.

Yemede, giymede zaruret miktarı ile yetinir, fazlasından kaçınırdı. Bulduğunu yerdi, bulduğunu giyerdi. Tam doyuncaya ve karnı tam doluncaya kadar yemezdi. Üzerinde yatıp uyuduğu döşek, deriden yapılmış olup, içi de hurma lifi idi.

Hz. Muhammed (s.a.v.) dört yaşına kadar süt annesi Halime’nin yanında kaldı. Sonra ailesine teslim edildi. Altı yaşında iken annesi Amine vefat etti. Dedesi Abdü’l-Muttalib onu yanına aldı. Fakat annesinden iki sene sonra, sekiz yaşında iken de dedesi vefat etti. Bu defa da amcası Ebu Talib’in yanında kaldı.

Kureyş’in ileri gelenlerinden genç iken dul kalmış Hatice adında çok zengin bir hatun vardı. Muhammedü’l-Emin’e biraz sermaye versen hayli hayır ve menfaat görürdün. Diye bazıları tarafından kendine hatırlatılmakla, Hatice de o Hazret’e, yani Hz. Muhammed (s.a.v.)’eMuhammd (s.a.v.)’inHz. İsa’nın haber verdiği son peygamber olduğunu söyledi. Şam’a gitmemelerini, Yahudilerin onu tanıyıp kötülük yapabileceklerini bildirdi. Şam’a gitmeden geri döndüler. Hatice ile birkaç kadın bir yere oturup Şam kafilesinin gelişini seyrediyorlardı. Yolculardan birinin başının üstünde iki kuşun kanat çırpıp gölge yaptığını gördüler. Meysere gelince o kişinin Muhammedü’l-EminHz. Muhammed (s.a.v.) de amcası Hazma ile birlikte gidip orada bulundu. epeyce sermaye verdi. Kölesi Meysere’yi de yoldaş ederek Şam’a gönderdi. Nestura adında bir rahiple, Meyserenin tanışıklığı olduğundan konuşmaya başladılar. Nestura, olduğunu söyledi. Yolculuk sırasında nice görülmemiş haller gördüğünü ve Nestura’nın sözlerini haber verdi. Hatice bu düşüncelere dalmış iken, bu sırada iki taraftan aracılar çıktı. Hatice’nin Fahr-i Alem’le nikahına karar verildi. Hemen Hatice’nin evinde nikah meclisi kuruldu. Kureyş uluları toplandı.

Fahr-i Alem o zaman yirmi beş yaşında olup, Hatice ise ona göre epeyce yaşlıydı. İşte Haticetül-Kübra (Büyük Hatice)denilen Seyyidetü’n-nisa (kadınların efendisi) budur. Onun ölümüne kadar Hz. Muhammed (s.a.v.), ondan hoşnut ve razı kaldı. Onun sağlığında başka bir kadınla evlenmedi. Hz. Muhammed (s.a.v.)’in, Hz. Hatice’den, önce Kasım adında bir oğlu dünyaya geldi. Bundan dolayı Arap örf ve adeti gereğince Fahr-i Alem’e “Ebu’l-Kasım” yani Kasım’ın babası denildi. Fakat Kasım küçükken öldü. Hz. Muhammed otuz yaşındayken Zeynep; otuz üç yaşındayken Rukayye; sonra Ümmü Gülsüm adındaki kızları dünyaya geldi. Kendisine peygamberlik geldiği zamanda Fatımatü’z-Zehra adındaki muhterem kızı doğmuştur ki, Fahr-i Alem, onu bütün çocuklarından çok severdi. Onun hakkında Seyyidetü’n-nisa (kadınların efen disi) diye buyurdu. Yine Hz. Muhammed (s.a.v.)’in Peygamberliğinden sonra Abdullah adında bir oğlu dünyaya gelmiştir. Fakat oda küçükken ölmüştür.

Peygamberimiz çocukluğundan beri putlara tapmazdı, onları hiç sevmezdi. Hz. İbrahim aleyhisselamın dini üzere Allah’a ibadet ederdi. Zaman zaman Mekke’nin yanında bulunan Hira dağına gider, Allah’ın kudret ve büyüklüğünü düşünürdü. Allah’ın kendisine ta ezelden ihsan ettiği aşk ile muhabbet denizine açılır, kalbinde yanan tevhid nurunun pırıltıları içinde Allah’ı zikrederdi.

Peygamberimiz yine bir gün, hira mağarasına kendine has lâhuti aleme dalmışken, Cebrail aleyhisselam Allah’ın emri ile peygamberlik vazifesini bildirmeye geldi.İnsanlığın kurtarıcısı, Allah’ın sevgilisi Hz Muammed (sav)’e :

“Oku!” dedi.Peygamberimiz :

“Ne şey okuyayım?” dedi.Cibril-i Emin :

“Oku!” diye tekrar etti.Hz Muhammed (sav) aynı cevabı verdi.Bunun üzerine Cibril-i Emin Peygamberimizi tutup mübarek göğsünü üç defa sıktı.Böylece Peygamberimize manevi bir ameliyat tatbik edilmiş oldu.Ve Peygamberimiz büyük bir mucize olarak birden okumaya başladı.Melek üçüncü emri verdi.Ve ilk olarak vahy olunca ayeti okudu.ayetin yüksek meali şu idi :

“Seni yoktan var eden, tedricen terbiye edip büyüten, kemale ulaştıran Rabbi’nin ism-i şerifi ile oku.O, insanı pıhtılaşmış kandan yarattı.Oku!O çok kerim olan Rabbi’ninHz Muhammed (sav)’eHz Muhammed İslam dinini yayarken kavminin bazıları onunla birlikte oldu, bazıları isyan etti.Hz Muhammed ve arkadaşları kendisini Mekke’den çıkarmaya uğraşan hatta onu öldürmek için planlar yapan kavmiyle savaştı ve 23 sene içinde İslam’ı birçok ülkeye gerek savaşarak gerek güzel sözle yaymaya çalıştı.Ve bunda da başarılı oldu.Hz Muhammed (sav)’in peygamberliği 23 sene sürdü.Ve Kur-an’ı Kerim 23 sene içinde tamamlandı.Daha sonra Hz Muhammed’in mirac olayı meydana geldi.Cebrail (a.s.), bir gece geldi ve Resul-i Ekrem’i (sav)Allah’ın sevgilisi, bu görünen alemin dışına çıkarıldı.Kendisine nice acaip ve garip şeyler gösterildi.Yüce Allah’ın (c.c) sözünü işitti ve pâk cemalini gördü.Yine o gece mutlu evine döndü.İşte beş vakit namaz bu Mi’rac gecesi farz kılındı.Gerçi ondan öncede namaz kılınırdı.Fakat beş vakit namaz o gece emredildi. hakkı için ki, O, kalemle tâ’lim etti ; insana bilmediğini öğretti.”Böylece peygamberlik vazifesi verildi. aldı, Kabe’den Mescid-i Aksa’ya götürdü.Oradan yukarı çıkardı.Bütün semaları seyrettirdi.Sonra O,

Hz Muhammed, Bedir, Uhud, Hendek ve bunlar gibi birçok savaşa girmişti.

Hz Muhammed Ramazanın onuncu günü (1 Ocak 680) Medineden çıktı ve Ramazanın bitmesine on gün kala Mekkeyi fethetti.

Resulullah (sav)’ın hastalığı Sâfer (28 Nisan-26 Mayıs) ayının son günlerinde Zeyneb bint Cahş’ın evinde iken başladı.Hastalığı Meymûne’nin evinde olduğu sırada şiddetleninceye kadar hanımlarının evlerine sırayla gitmeye devam etti.Hanımlarını toplayıp Hz Aişe’nin evinde hastalığını geçirmek için onlardan izin istedi.

Resulullah (sav) Rebiulevvel ayının onikinci (7 Haziran 632) Pazartesi günü vefat etmiş, ertesi günün ortalarında defnedilmiştir.

 | Puan: 8,1 / 14 Oy | Yazdyrylabilir SayfaYazdır

Yorumlar

sena { 20 Aralık 2011 15:32:16 }
verdiginiz bilgiler icin tşk sayenızde odevımı yaptım ama cok uzun ve kucuk yazılmıstı yınede tşk [:p)]
alperen { 29 Aralık 2010 03:04:46 }
guzel gercekten detaylı cok tskler sayenizde odevim oldu
elif { 07 Mayıs 2010 02:02:18 }
peyganber efendimiz (s.a.v) onun sayesinde bu dünyadayız
o olmasaydı bizde olmazdik
betül { 11 Şubat 2010 07:20:47 }
ayyyy çookkkk güzelmiş valla çok yardım oldu bna yaa din ci istemişti
ali { 15 Ocak 2010 03:47:14 }
çooooook yardımcı oldunuz
ali { 15 Ocak 2010 03:46:33 }
çooooook yardımcı oldunuz
ddd { 03 Aralık 2007 17:23:22 }
sağolun güzel olmuş
Di?er Sayfalar: 1. 

 

Yorum Yazın



KalynYtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Arama ARAMA