İSTATİSTİKLER

Sitemizde;26 kategori altında, toplam 720 Hayat hikayesi bulunmaktadır.

Sitemizdeki hayat hikayeleri toplam 2201798 defa okunmuş ve 1557 yorum yazılmıştır.

İmparatorluk Devrinde Teftiş

Kategori Kategori: Genel | Yorumlar 0 Yorum | Okunma 1721 Okunma | Yazar Yazan: ballikas | 13 Mart 2007 21:14:31

Eğitim sisteminde teftiş hizmetlerinin ne zaman başladığı ve bu göreve atananlar için hangi unvanın kullanıldığı kesin olarak saptanamamıştır.

İmparatorluk Devrinde Teftiş

Eğitim sisteminde teftiş hizmetlerinin ne zaman başladığı ve bu göreve atananlar için hangi unvanın kullanıldığı kesin olarak saptanamamıştır.

 

Kanunlar ve İrade-i Seniyyeler (Padişah Emirleri)

Nizamnameler (Bakanlar Kurulu)

Kararnameler

Talimatnameler ve Programlar

 

1838 yılında hazırlanan Rüşdiye mekteplerinin açılmasına esas teşkil eden mahalle mektepleri hakkında layihada, bu okullarda öğretimin aksaklıklarının giderilmesi amaçlanmıştır. Bu okullarda öğretmenlerin mesleki yeteneklerini sağlamak üzere görevlendirilecek memurlar tarafından teftiş edilmeleri öngörülmüştür.

 

1846 yılında Mekatib-i Umumiye Nezaretine bağlı olarak Mekatib-i Sibyaniye Muinliği ve Mekatib-i Rüşdiye Muinliği adları taşıyan iki birim kurulmuş ve teftiş görevi yapan muinler atanmıştır. 1847 yılında yayınlanan Sibyan Mekatib-i Hocaları Efendilere ita Olunacak Talimat adlı yönetmeliğin öğretmenlerle ilgili bölümünde, mektepleri teftiş etmek ve hocalara yol göstermek üzere memurlar olduğu ve bunlara mektep muini adı verildiği belirtilmiştir. Böylece ilk kez teftiş öğretmene yardım olarak düşünülmüş ye müfettişe de yardım eden, rehber anlamına gelen muin unvanı verilmiştir (Ayaş, 1948,s.485).

 

1862 yılında Rüşdiye ve Sibyan okullarını teftiş etmek üzere görevlendirilen memurlara ilk defa müfettiş denilmiş, merkez ve taşra okullarım teftiş etme görevi verilmiştir.

 

1869 yılında Maarif-i Umumiye Nizamnamesi hazırlanmış ve buna göre Maarif-i Umumiye Nezaretine bağlı olarak Vilayet Maarif Meclislerinin kurulması öngörülmüştür. Mâarif müdürü başkanlığındaki bu meclislerde Muhakkik ve Müfettişler görevlendirilmiştir. Nizamname hükümlerine göre muhakkikler yetki bakımından müfettişlerden önce geliyordu.

 

1875 yılında hazırlanan bir nizamname ile müfettişlerin öğretmenlere rehber ve yardımcı:.olmaları öngörülmüştür. Ayrıca Rüşdiyelerde teftiş defteri bulundurulması gerektiği, bu deftere müfettişler tarafından öğretim ve yönetime ilişkin gözlem ve önerilerin yazılacağı, defterin okul müdürlüğü tarafından saklanacağı ve istenildiğinde müfettişe verileceği nizamnamede yer almıştır.

 

1911 yılında yürürlüğe konulan Maarif-i Umumiye Nezareti Merkez Teşkilatı Hakkındaki Nizamname ile merkez hizmetleri, idare ve teftiş olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Müfettişlerin orta dereceli ve yüksek okullarda görev yapmış öğretmenler arasından Türk Dili, Arap, Dili, Matematik, Tabiat, Felsefe, Tarif ve Coğrafya, Öğretim Bilgisi, Özel Eğitim alanlarından, ayrıca bir mimar ve tip doktoru olması öngörülmüştür (Unat, 1964, s. 187).

 

1913 yılında hazırlanan Tedrisat-ı îpdidaiye Kanunu Muvakkati ile ilkokullarda teftişin, ilköğretim müfettişleri tarafından yapılması öngörülmüştür. Müfettişlerin bu görevi nasıl yapacaklarını belirten talimatnameye göre

ilköğretim müfettişlerinin görevleri, teftiş, tahkikat ve irşad olmak üzere üç ana grupta toplanmıştır (Koçer, 1974, s. 187).

 

1914 yılında Maarif Müfettişlerinin Vazifelerine dair Talimatname yayınlanmıştır. Talimatname, ortaöğretim ve Bakanlığa bağlı diğer kurumların teftişinde göz önünde bulundurulacak esasları kapsamına almıştır (S, 1974, s.13).

 

Cumhuriyet Devrinde Teftiş

Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldıktan sonra l Mayıs 1920 günü milli eğitim hizmetlerinin tümü Maarif Vekaletine verildi.

 

1923 yılında Maarif Müfettişleri Talimatnamesi ile İlk Tedrisat Müfettişlerinin Vazifelerine Dair Talimatname yayınlanmıştır. Maarif müfettişleri talimatnamesinde, müfettişlik makamının kuruluşu, müfettişlik görev ve yetkileri ile teftiş esasları açıklanmıştır. Aynı yıl bir teftiş heyeti müdürü ile on müfettişten meydana getirilen bir Teftiş Kurulu kurulmuştur.

 

3 Mart 1924 tarihli Tevhidi Tedrisat Kanunu ile tüm medrese ve okullar Maarif Vekaletine bağlanmıştır. Bu durum, teftiş kurulu görevlerinin yeniden gözden geçirilmesini gerektirmiştir. 1-20 Mayıs 1925 tarihleri arasında Konya'da Maarif Umumi Müfettişleri toplantısı yapılmış ve Bakanlar Kurulunun onayladığı Maarif Müfettişleri Umumiyelerinin Hukuk Selahiyet ve Vazifelerine Dair Talimat hazırlanmıştır. Bu yönetmelikle, Maarif Vekili adına tüm eğitim kuruluşlarını kanun, tüzük ve yönetmeliklere uygun olarak denetlemek üzere Müfettişi Umumiye ve muavinlerinin atanması öngörülmüştür (Karagözoğlu, 1974, s.l).

 

1926 yılında 789 sayılı Maarif Teşkilatı Kanunu yürürlüğe konmuştur. Bu kanuna göre, Maarif Emirlikleri kurulması üzerine, maarif müfettişlerinin hak, yetki ve görevlerine ilişkin yönetmelik hazırlanmıştır. Bu yönetmelikte, öncekilerden farklı olarak, Müfettişi Umumi yerine Vekalet müfettişi unvanı kullanılmış ve müfettiş muavinliği kaldırılmıştır. Vekalet müfettişleri de merkez ve mıntıka müfettişleri olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Merkez müfettişleri görevlerinin çeşit ve niteliğine göre, terbiye ve tedrisat, idare, kütüphane ve müze müfettişleri olmak üzere üç gruba ayrılmışlardır. Mıntıka müfettişleri kendi bölgeleri içindeki tüm eğitim kuruluşlarını teftiş etmekle yükümlü kılınmışlardır. 1931 yılında maarif emirliklerinin kaldırılmasıyla birlikte mıntıka müfettişleri de, Vekalet müfettişi olarak göreve devam etmişlerdir (Su, 1974, s.22).

Gelişmekte olan ülkenin eğitim hizmetlerinin daha iyi yürütülmesini sağlamak üzere 1933 yılında 2287 sayılı Maarif Vekâleti Merkez Teşkilat ve Vazifeleri Hakkında Kanun hükümlerine göre Milli Eğitim Bakanlığı örgütü

genişletilmiştir.  Adı geçen kanunun  onuncu  maddesinde  Teftiş  Kurulunun oluşturulması ve görevleri aşağıdaki şekilde belirlenmiştir.

Teftiş heyeti müfettiş sıfatı ve selahiyetini haiz bir reis ve lüzumu kadar müfettişten teşekkül eder. Reisin vazifesi, teftiş ve tahkikat işlerine ait talimat ve emirleri izhar, müfettişlerin çalışma tarzlarını tayin, teftiş faaliyetlerini takip, teftiş raporlarını tetkik ve tahlil etmek, neticeleri vekalet makamına bildirmektir.

 

1938 yılında yürürlüğe konan 3407 sayılı İlk Tedrisat Müfettişlerinin Muvazene-i Umumiye İçine Alınmasına Dair Kanunla ilköğretim müfettişleri genel bütçe içine alınmış ve müfettişler arasındaki öğrenim süresi bakımından görülen menşe farklılığını kaldırmak üzere ilköğretim müfettişliğine atanacak olanların Gazi Terbiye Enstitüsü veya yabancı ülkelerdeki benzer okullardan mezun olma şartı getirilmiştir.

 

1949 yılında bir kararla Bakanlık Müfettişleri bölgelere dağıtılmış ve kısa bir süre sonra uygulamadan vazgeçilmiştir. 1950 yılında Bakanlık müfettişleri Ankara, İstanbul ve İzmir merkezlerinde toplanmıştır.

Milli Eğitim Bakanlığı kuruluş ve görevleri hakkındaki 2287 sayılı Kanunla ilgili 4337, 4926 ve 5021 sayılı yasalarda değişiklik yapılmasını sağlayan 6389 sayılı kanun 1954 yılında çıkartılmıştır. Bu kanunun birinci maddesi ile Bakanlık ve yabancı ülkelerdeki öğrenci müfettişlerinin atanmasına ilişkin hükümler getirilmiştir.

 

1967 yılında Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Yönetmeliği hazırlanarak yürürlüğe konulmuş ve halen uygulanmaktadır. Bu yönetmelikte teftiş kurulunun görevi aşağıdaki şekilde saptanmıştır (Teftiş Kurulu Yönetmeliği, 1968, s. 10). Bu yönetmeliğin bazı maddeleri 1979 yılında değiştirilmiştir.

Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu, Milli Eğitim Bakanlığının murakabesine tabi kurumları ve kuruluşları teftiş ve murakabe etmekle, bunlar hakkında alınması gereken tedbirlere mesnet olacak, inceleme ve araştırmaları yapmakla, özellikle idareci, öğretmen ve memurların meslek alanında ve fikir yönünden gelişmelerini sağlayacak mesleki yardım hizmetlerini yerine getirmekle ve gerekli hallerde soruşturma yapmakla görevli bir kuruluştur.

Bakanlık müfettişlerinin teftişleri esnasında nelere dikkat etmeleri gerektiğini belirli esaslara bağlamak üzere Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından aşağıdaki kitaplar hazırlanmış ve müfettişlere dağıtılmıştır. (Teftiş Kurulu Başkanlığı, 1995.S.9)

 

1 .Türkçe-Türk Dili ve Edebiyat Derslerinin Teftişinde Gözönünde Bulundurulacak Esaslar.

2.Felsefe Grubu-Psikoloji Derslerinin Teftişinde Gözününde Bulundurulacak

Esaslar.

3.İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük Derslerinin Teftişinde Gözönünde Bulundurulacak Esaslar.

4.Coğrafya Vatandaşlık Bilgisi Derslerinin Teftişinde Gözönünde Bulundurulacak Esaslar.

5.Matematik Derslerinin Teftişinde Gözönünde Bulundurulacak Esaslar. 6.Fizik-Kimya Derslerinin Teftişinde Gözönünde Bulundurulacak Esaslar.

7.Biyoloji-Sağlık Bilgisi Derslerinin Teftişinde Gözönünde Bulundurulacak Esaslar.

8.Fen Bilgisi Derslerinin Teftişinde Gözönünde Bulundurulacak Esaslar.

9. Yabancı Dil Derslerinin Teftişinde Gözönünde Bulundurulacak Esaslar.

10.Resim Iş-Sanat Tarihi Derslerinin Teftişinde Gözönünde Bulundurulacak Esaslar.

11 .Müzik Derslerinin Teftişinde Gözönünde Bulundurulacak Esaslar.

12.Beden Eğilimi Derslerinin Teftişinde Gözönünde Bulundurulacak Esaslar.

13. Kız Teknik Öğretim Meslek Derslerinin Teftişinde Gözönünde Bulundurulacak Esaslar.

14.Erkek Teknik Öğretim Meslek Derslerinin Teftişinde Gözönünde Bulundurulacak Esaslar.

15.Ticaret ve Turizm Meslek Derslerinin Teftişinde Gözönünde Bulundurulacak Esaslar.

16-İmam-Hatip Lisesi Derslerinin Teftişinde Gözönünde Bulundurulacak Esaslar.

17.İl ve İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne Bağlı Kurumların Teftişinde Gözönünde Bulundurulacak Esaslar.

a) İl Milli Eğitim Müdürü Hakkında Kanaat Formu.

b) İl Milli Eğitim Müdürü Yardımcısı Hakkında Kanaat Formu.

c) İlköğretim Müfettişler Kurulu Başkanı Hakkında Kanaat Formu.

18.Öğrenci Yurtları ile Benzeri Kuruluşların Teftişinde Gözönünde Bulundurulacak Esaslar.

19.Azınlık Okullarının Teftişinde Gözönünde Bulundurulacak Esaslar.

20.Sınav Denetim Raporlarının Düzenlenmesiyle İlgili Muhtıra.

21.Öğretmen Denetim Raporlarının Düzenlenmesiyle ilgili Muhtıra.

22.Özel Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursu Denetleme Muhtırası.

23.Milli Eğitim Bakanlığı Adli ve İdari Soruşturma Rehberi.

24.Yöneticiler Semineri Notlan (Yöneticiler El Kitabı).

25.Döner Sermaye İşletmeleri Denetleme Muhtırası.

26.Özel Dersaneleri Denetleme Muhtırası.

27.Resmi ve Özel Okulların Genel Denetiminde Gözönünde Bulundurulacak Esaslar.

28.Denetim Elemanları Genel Mevzuatı El Kitabı.

29.İdari ve Adli Soruşturma Rehberi.

30.Teftiş Kurulu Albümü.

31 Teftiş Kurulu Tüzüğü ve Yönetmeliği.

32.İzmir Konak Kültür Sarayı 26.3.1993 Tarihinde Yapılan Panel Kitapçığı.

33.Azınlık ve Yabancı Okulların Genel Denetimlerinde Gözönünde Bulundurulacak Esaslar.

34.Sınv Denetimlerinde Gözönünde Bulundurulacak Esaslar.

35. Resmi ve Özel Okulların Genel Denetimlerinde Gözönünde Bulundurulacak Esaslar.

36.İl ve İlçe Mili Eğitim Müdürlerinin  Genel Denetiminde Gözönünde Bulundurulacak Esaslar.

37.Milli Eğitim Bakanlığı Dışındaki Diğer Bakanlıklara Bağlı Okulların Genel Denetiminde Gözönünde Bulundurulacak Esaslar.

38.Öğrenci Yurtlan ve Benzeri Kurumların Genel Denetiminde Gözönünde Bulundurulacak Esaslar.

39.Özel Dershanelerin Genel Denetiminde Gözönünde Bulundurulacak Esaslar.

40.Teftiş Kurulu Tarihçesi

 

Ayrıca Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından aşağıdaki kitaplar bastırılmıştır.

1.Ders Teftişlerinde Dikkate Alınacak Esaslar, 1967.

2.Adli ve İdari Tahkikat Rehberi, 1968.

3.Müessese Teftişlerinde Dikkate Alınacak Esaslar, 1969.

4.İmtihan Teftişlerinde Dikkate Alınacak Esaslar, 1969.

5.Orta Dereceli Ortaokullarda, Azınlık ve Yabancı Okullarda Yapılacak Teftiş ve Soruşturmalarda Dikkate Alınacak Esaslar, 1970.

6.Milli Eğitim Bakanlığı Bakanlık Müfettişlerinin Yetiştirilmesi ve Teftişin Geliştirilmesi, Baş Müfettiş Cevdet Cengiz, 1993.

 

Eğitim sisteminde yardımcı ve rehber olması beklenen müfettişlerin denetim hizmetleri ile birlikte inceleme ve soruşturma işlerini de yürütmeleri, yardımlaşma ve değerlendirmeyi güçleştirmektedir. Bu durumu önlemek üzere 1973 yılında müfettişlerin bir kısmı soruşturma işlerine ayrılmış ve bu görevin sıra ile yapılması esas kabul edilmiştir (Su, 1974, s.39).

İlköğretim müfettişlerinin bölge merkezleri gerektiğinde ilçelerdir. illere atanan ilköğretim müfettişleri, Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesinde İlköğretim Müfettişleri Kurulunu oluşturur. İlköğretim müfettişlerinin görevleri yönetmelikte aşağıdaki şekilde belirlenmiştir (İlköğretim Müfettişleri Yönetmeliği, 1969, s.l).

İlköğretim müdürlüklerinin, resmi ve özel ilköğretim, okul öncesi eğitim, yetişkinler eğitimi kurumlarının, çocuk kitaplıklarının, her türlü kurs ve dershanelerin çalışmalarım ve bütün bu kurumlarda çalışanları teftiş etmek ve denetlemek, bu kurumlardaki görevlilerin işbaşında yetiştirilmelerine yardımcı olmak, gerekli incelemeleri yapmak ve verilecek soruşturma görevlerini yürütmektir.

İlköğretim müfettişlerinin görevleri a)teftiş ve denetleme, b)mesleki yardım ve işbaşında yetiştirme, c)inceleme ve araştırma, d)soruşturma olmak üzere dört grupta toplanabilir.

1970 yılında 1261 sayılı kanunla Teftiş Kurulu Başkanının Milli Eğitim Şurasının tabii üyesi olması sağlanmıştır.

1980 yılında, Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Koordinatörlük Hizmeti İç Yönetmeliği çıkartılmıştır. Bu yönetmeliğe göre İstanbul ve İzmir merkezlerinde olmak üzere İki Koordinatörlük kurulmuş ve koordinatörlük görevine birer baş müfettiş atanmıştır.

1983 yılında, Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı Denetleme Devamlı Yönergesi ile Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, Diyarbakır ve Erzurum illeri teftiş merkezleri olarak belirlenmiştir. Ancak bu uygulamadan kısa bir süre sonra vazgeçilmiştir.

1987 yılında, Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından Genel Hükümler ve Okul Denetimleriyle İlgili Rapor Yazımında Uyulması Gereken Esaslar

hazırlanarak uygulamaya konulmuştur. Aynı yıl Dershanede Görevli Öğretmen Denetim Raporlarının Düzenlenmesiyle ilgili Muhtıra hazırlanmıştır. Ayrıca Müfettişlerin teftişlerde uymaları gereken hususlar, a)Müfettişin üslubu, tutum ve davranışı, b)Müfettişin mesai içinde ve dışında daima uyması gereken hususlar, c)Denetlemeler sırasında, d)Müfettişin protokolde yeri, e)Müfettişin bilmesi ve uygulaması gereken nezaket kuralları, Müfettişin çevresi ile olan ilişkilerinde, g)Müfettişin yanında kaynak bulundurması, h)Soruşturma hazırlık safhasında, i)Soruşturma sırasında başlıkları altında 199 madde halinde sıralanmıştır.

1990 yılında Milli Eğitim Bakanlığı Resmi ve Özel Okulların Denetiminde Gözönünde Bulundurulacak esaslar belirlenmiştir.

1992 yılında yayınlanan 3797 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un öngördüğü Teftiş Kurulu Tüzüğü 19 Şubat 1993 tarih ve 21501 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmış, Tüzükte öngörülen Yönetmelik 3 Ekim 1993 tarih ve 21717 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulmuştur.

Milli Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından çeşitli zamanlarda yapılacak teftişlerle ilgili turne emirleri, programlan ve talimatları yayımlanmıştır (Bilir, 1991, s.61).

Yükseköğretim Kanunu yürürlüğe girmeden önce Milli Eğitim Bakanlığına bağlı yüksek okulların teftiş ve soruşturma işleri Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından yerine getirilirken, 2547 sayılı Kanunun uygulanmasıyla yüksekokul ve akademilerin tamamı üniversitelere devredilmiş, denetim işleri de Yükseköğretim Kuruluna bağlı olarak çalışan Yükseköğretim Denetleme Kurulu tarafından yapılmasına başlanmıştır. Yükseköğretim Denetleme Kurulu, Yükseköğretim Kurulu adına üniversiteleri, bağlı birimlerini, öğretim elemanlarını ve bunların faaliyetlerini gözetim ve denetim altında bulunduran bir kuruluştur (Kanun No.2547, 1981, madde 8).

 

TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNDE DENETİM

Bu bölümde Türk eğitim sisteminde denetim uygulamasının gelişimi üzerinde durulmakta ve bugünkü denetim uygulaması, ilk ve ortaöğretim düzeylerinde ayrı ayrı ele alınmaktadır. Ayrıca, son on beş yılda denetim konusunda ülkemizde yapı­lan araştırmalar üzerinde durulmaktadır.

İlköğretimde Denetim

Türk eğitim sisteminde, ilköğretim düzeyinde denetim hizmetinin Tanzimat Döneminde başladığı görülmektedir. İlk kez 1846 tarihli "Sıbyan Mekatibi Hocaları Efendilere İta Olunacak Talimat" adlı bir yönetmelikte "Mekatibi Muin" olarak ilkokullar müfettişliğinden söz edilmektedir. Bu dönemde denetim hizmetlerinin "İl Eğitim Kurulları"nın üyeleri tarafından yürütüldüğü görülmektedir.

İlköğretim müfettişlerinin görev ve yetkilerinin belirlendiği ilk yönetmelik "Mekâtib-i İptidaiye Müfettişlerinin Vezaifine Müteallik Talimat" 1910'da yürürlüğe konulmuştur. Yönetmelikte soruşturma, teftiş ve aydınlatma konuların yer aldığı görülmektedir.

Soruşturma konusuna ilişkin olarak, köylerde yaptırılacak okulların öğrenci sayısına göre dersane sayısının saptanması, okulun yaptırılacağı yerin belirlenmesi, yapım için gerekli işlemin yapılması ve yapımın kontrol edilmesi noktaları üzerinde durulmaktadır.

Teftiş konusunda da öncelikle okul binalarının, demirbaş eşyaların, öğretim araç ve gereçleri ile öğretimin teftişi yer almaktadır.

Yönetmelikte ayrıca, "Eğitim Büyük Kurulu"nun (Meclis-i Kebire Maarif) onaylamadığı kitapların ilköğretim kurumlarında okutulmasının, engellenmesi de müfettişlerin görevi olarak yer almaktadır.

Müfettişlerin teftiş gezilerinde halkı aydınlatmaları, onlara eğitim ve öğretim konularını açıklamaları, bu konularda onları bilgilendirmeleri de "aydınlatma" bölümünün esasını oluşturmaktadır.

Geçici İlköğretim Yasası. İlköğretimle ilgili en önemli gelişme hiç kuşkusuz, 1913 yılında kabul edilen "Geçici İlköğretim Yasasıdır." Okulların teftişi de bu yasada yer almaktadır. İlköğretim müfettişlerinin resmi ve özel ilkokulları denetmenleri yasada öngörülmektedir. Ayrıca, yasada "Genel Eğitim Müfettişlerinin bulunmadıkları yerlerde onların teftiş görevlen de ilköğretim müfettişlerine verilmektedir. İl merkezlerindeki "ilköğretim Kurullarında" Bakan tarafından seçilen bir ilköğretim müfettişinin bulunması da yasada belirtilmektedir.

MEB İlköğretim Müfettişlerinin Görevlerine İlişkin Yönetmelik. Bu yönetmelik 1914 yılında yürürlüğe konulmuştur. Yönetmelikte müfettişlerin görev ve yetkileri, teftişlerde göz önünde bulundurulacak esaslar yer almaktadır. Yönetmeliğin kapsamı, denetimi eğitim sistemindeki yeri ve rolünün öneminin daha iyi anlaşıldığını göstermektedir.

Yönetmeliğin "Esas Görevler" bölümünde teftiş, soruşturma ve yol gösterme gibi görevler yer almaktadır. Okulların maddi durumları ile birlikte öğrencilerin yetişme ve olgunluk düzeylerini, sağlık durumlarını kontrol etmek, öğretmenlerin derslerindeki başarılarını, ahlaksal durumlarını denetlemek ve gerektiğinde ödüllendirmek ya da cezalandırmak gibi görevler esas görevler olarak belirtilmektedir.

Yönetmelikte ayrıca, müfettişlerin teftiş bölgelerinin nüfusu, ekonomik durumu ve yaşam biçimine ilişkin bilgileri toplamaları ve bu bilgileri yıllık raporlarında belirtmeleri de öngörülmektedir.

Öğretmenlerin eğitim ve öğretim alanındaki eksikliklerinin tamamlanması, örnek dersler verilmesi, rehberlik edilmesi gibi görevler de teftişin kapsamına girmektedir.

Müfettişlerin öğretmenlere yol gösterirken, direktif verirken, duyarlı olmaları gereği de yönetmelikte yer almaktadır. Müfettişlik görevinin, öğretmenin onurunu korunarak yerine getirilmesi istenmekte, öğretmenin eksikleri üzerinde durulurken teke tek ilişkiler yeğlenmektedir.

Öğretmenlere ve halka zaman zaman konuşmalar yaparak onları aydınlatma gibi görevler de teftiş hizmetinin kapsamında yer almaktadır. Okullarda kitaplıklar kurulması, bu kitaplıklarda Bakanlığın onayladığı kitapların bulundurulması, ders kitaplarının zamanında okullara ulaştırılması gibi konular da müfettiş görevi olarak kabul edilmektedir.

Görüldüğü gibi, müfettişler hem yönetici hem de denetmen olarak algılanmakta ve görevlendirilmektedir. Öğretmene ve öğrenme ile doğrudan ilişkili olmayan ve öğretmeni doğrudan hedef almayan konular da müfettiş görevi olarak belirlenmektedir.

İlköğretim Müfettişlerinin Görevlerine İlişkin Yönetmelik. Bu yönetmelik 1923 yılında yürürlüğe konulmuştur. Daha önce yürürlüğe konulan yönetmeliklerden özde farklı olmadığı anlaşılmaktadır. Ya da bir yenilik getirmediği görülmektedir (Su, 1974,s. 2).

İlköğretim Müfettişleri Yönetmeliği. 1927 yılında yürürlüğe giren bu yönetmelikte aşağıdaki konular yer almaktadır:

1. Teftişe İlişkin Görevler,

2. Öğretim ve Yol Göstermeye İlişkin Görevler,

3. Soruşturmaya İlişkin Görevler,

4. Görevlerin Yerine Getiriliş Biçimi ve Sonuçları,

5.Diğer Konular (Su, 1974,s.3).

Yönetmelikte ayrıca, her ilçede bir ilköğretim müfettişinin bulunacağı kaydı yer almaktadır. Yönetmeliğin kapsamına giren diğer konular da şunlardır:

ilköğretim müfettişleri yıllık çalışma programlarına göre, bölgelerini yılda dokuz ay teftiş etmekle yükümlüdürler. Teftiş bölgesinde istatistik bilgiler toplamak, çevrede toplumsal incelemeler yapmak, Bakanlıkça onaylanmayan kitapların okutulmasını engellemek, ders kitaplarının fiyatlarından fazlasına satılmasına engel olmak, öğretmenlerin ve diğer okul personelinin maaşlarını zamanında almalarını ve halk eğitim programlarının açılmasını sağlamak.

1962 Yönetmeliği. Cumhuriyet döneminin üçüncü yönetmeliği olan bu doküman da "İlköğretim Müfettişleri Yönetmeliği" adını taşımaktadır. Yönetmelikte aşağıdaki konuların yer aldığı görülmektedir.

İlköğretim müdürlükleri, ilköğretim kurumları, türlü dersaneler, halk eğitim kurumları ve çocuk kitaplıklarının denetimi, bu kurumlarda görevli öğretmenlere rehberlik edilmesi ve yetiştirilmesi, ilköğretimle ilgili inceleme ve araştırmaların yapılması, ilköğretimin gereksinimlerinin saptanması, okul arsalarının seçimi ve binalarının yapımı gibi konular yönetmeliğin "Genel Hükümler" bölümünde yer almaktadır.

"İlköğretim Müfettişlerinin Görevleri" bölümünde ise, öğretmen, "eğitmen" ve yöneticilerin işbaşında yetiştirilmeleri, mesleğe yönlendirilmeleri ve kendilerine rehberlik edilmesi gibi konulara yer verilmektedir.

"Görevlerin Nasıl Yapılacağı"na ilişkin bölümde de, yıllık teftiş programlarının hazırlanması ve uygulanması, teftiş raporlarının düzenlenmesi, yıllık toplantılar ve yıl sonu raporları üzerinde durulmaktadır.

Bakanlığın ve Milli Eğitim Müdürlüğü'nün duyurularının, genelgelerinin ve emirlerinin ilköğretim kurumlarına zamanında ulaşıp ulaşmadığının ve dikkate alınıp

alınmadığının izlenmesi, çocuklar için zararlı olan yayımların engellenmesi, okullara yardım derneklerinin kurulmasının özendirilmesi gibi hususlar ise yönetmeliğin "Türlü Maddeler" bölümünde yer almaktadır.

Ayrıca 1963'de yayımlanan "İlköğretim Müfettişliği Yönetmeliği"nde Ulusal Bayramların değerlerine yaraşır bir biçimde kutlanmalarının sağlanması vurgulan­makta ve konuda müfettişlere sorumluluk verilmektedir.

1969 Yönetmeliği. 1969'da kabul edilen "İlköğretim Müfettişleri Yönetmeliği" daha önceki yönetmeliklerde yer alan noktaları içermekle birlikte bazı yeniliklere de yer vermektedir. Örneğin, eğitim sistemine yeni bir organ olarak "İlköğretim Müfettişleri Kurulu"nu getiren yönetmelikte, müfettiş görevleri yerine "Kurul Görevlerinden söz edilmekte, "İlköğretim Müfettişliklerinin Kaçınacakları Konular"da yeniden düzenlenmektedir.

Bu yönetmelikte, ilköğretim müfettişlerinin görevleri ise şöyle belirlenmektedir;

İlköğretim müdürlerinin, resmi ve özel ilköğretim, okul öncesi eğitim, yetişkinler eğitimi kurumlarının, çocuk kitaplıklarının, her türlü kurs ve dersanelerin çalışmalarını ve bütün bu kurumlarda çalışanları teftiş etmek ve denetlemek, bu kurumlardaki görevlilerin işbaşında yetiştirilmelerine yardımcı olmak, gerekli incelemeleri yapmak ve verilecek soruşturma görevlerini yürütmektir (Taymaz, 1977, s. 16).

Böylece, 1969 Yönetmeliğinde, ilköğretim müfettişlerinin görevleri (a) Teftiş ve Denetleme, (b) Mesleki Yardım ve İşbaşında Yetiştirme, (c) İnceleme, (d) Soruşturma olarak dört grupta toplanmaktadır.

1990 Yönetmeliği. "Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Müfettişleri Kurulu Yönetmeliği" 27.10.1990 tarih ve 20678 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Kendisinden öncekilerden daha ayrıntılı olarak düzenlendiği görülen yönetmelik ve daha sonra 28.10.1991 tarih ve 2346 sayılı Tebliğler Dergisi'nde yayınlanan "Milli Eğitim Bakanlığı ilköğretim Kurumları Rehberlik ve Teftiş Yönergesi", denetim anlayışına önemli yenilikler getirmiştir. Örneğin, "Stajyer Müfettiş" statüsü kaldırılmış, "İlköğretim Müfettiş Yardımcısı" statüsü benimsenmiş ve bu statüye atanma koşulları belirlenmiştir. Yönetmelik, 222 sayılı ilköğretim ve Eğitim Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca, müfettiş ve müfettiş yardımcılarının görev alanlarını şöyle belirlemektedir: İlkokullar, bağımsız ortaokullar, ilköğretim okulları, yetiştirici ve tamamlayıcı sınıflar ve kurslar, özel eğitime muhtaç çocuklar için açılmış okullar ve sınıflar, okul öncesi eğitim kurumları ile tamamlayıcı sınıflar ve kurslarda rehberlik, teftiş, inceleme ve soruşturma hizmetlerini yürütmekle görevlidirler (Madde 26).

Yönetmelik ayrıca, bağımsız ortaokullardaki alan öğretmenlerinin denetimini de ilköğretim müfettişlerine vermektedir.

 

MAARİF-İ UMUMÎYE NİZAMNAMESİDİR C1) • BÂB-I EVVEL

(Mekâtibin aksam ve derecatı beyanmdadır)

Birinci madde — Memâlik-i Devlet-i Aliyyede bulunan mekâtip esasen iki kısma münkasımdir. Birinci Mekâtib-i umumiyedir ki nezaret ve emr-i idaresi devlete aittir. İkincisi mekâtib-i hususiyedir ki yalnız nezareti devlete ve tesis ve idaresi efrad veyahut cemaata aittir.

Rısm-ı evvel Mekâtib-i umumiye

ikinci madde — Meratib-i tahsiliye esasen üçtür. Birincisi sıbyan ve rüşdiye ve ikincisi idadiye ve sultaniye mekteplerine ve üçüncüsü mekâ­tib-i âliyeye mahsus olan derslerdir. Bu cihetle Memâlik-i Devlet-i Aliyye­de mekâtib-i umumiye beş sınıfa münkasımdir. Birincisi sıbyan, ikincisi rüşdiye, üçüncüsü idadiye, dördüncüsü sultaniye mektepleri olup, beşin­cisi dahi mekâti'b-i âliyedir.

'Fasl-ı evvel Mekâtib-i sıbyaniye

Üçüncü madde — Her ma'halle ve karyede ve icabına göre bir iki mahalle veyahut ıbir iki karyede lâakal birer sıbyan mektebi bulunacak ve muhtelit olan karye ve mahallelerde islâm mektebi başka ve etfâl-i gayri müslime mektebi başka olacaktır.

Dördüncü madde — Sıbyan mekteplerinin masarif-i inşaiye ve tami-riyesi ve muallimlerinin muhassasatı ve masarif-i sairesi mahalle ve kar­yesinde bulunan cemaatlerinin heyeti umumiyesi tarafından tesviye olu­nacaktır.
Beşinci madde — Mekâtib-i sıbyaniye için iktiza eden muallimler ni­zamnamesine tevfikan intihap ve tayin kılınacaktır.

Altıncı madde    Mekâtib-i  sübyaniyenin müddet-i tahsiliyesi  dört sene olup zirde muharrer dersler tedris olunacaktır :

Usul-i cedide veçhiyle elifba Sunuf-ı gayr-i müslime  etfâline kendi

Kur'ân-ı Kerîm usul-i   diniyeleri  tedris  olunacaktır  ve

Tecvit işbu usul-i diniye    tedrisleri    rüesay-ı

Ahlâka müteallik risail ruhaniye marifetleriyle bittayin tedris

Ilm-i hal kılınacaktır.

Yazı tâlimi

Muhtasar fenn-i hesap

Muhtasar tarih-i osmani Muhtasar coğrafya Malûmat-ı nafiayı cami risale

İşbu dersler sunuf-ı   gayr-i müslimeye kendi lisanları üzere okutturulacaktır.

Bu müddetten sonra hıfz-ı kur'ân etmek isteyen bir müddet daha mektepte kalmakta muhayyerdir.

Yedinci madde — Bu derslerin tağyir ve tadili lâzım geldiği halde mahalli maarif meclisinin Maarif Nezareti celilesinden vâki olacak istizanı ve Meciis-i Kebir-i Maarifin rey ve tensibi üzerine icra kılınacaktır.

Sekizinci madde — Srbyan mekteplerinde sunuf-i müslime ve gayr-ı müslimenin a'yad ve eyyam-ı mahsusalarından ve bilumum mektepler için cülus-i hümayuna müsadif olan yevm-i mahsustan rnaâda eyyamda sabahtan akşama kadar iki nöbet ders okutturulmak mukadder olduğun­dan hocalar vakt-i muayyenesinde hazır bulunup talim ve tedrise ve ma­halle ve karyenin esnan-ı tahsilde bulunan çocukları mektebe devama mec­burdur.

Dokuzuncu madde — Memalik-i Devlet-i Aliyyede mekâtib-i sıbya­niye derslerinin tahsiline devam olunması etfâl-i inas için altı yaşından on yaşına ve etfâl-i zükûr için yedi yaşından onbir yaşına kadar mecburi­dir.

Onuncu madde — Bir mahalle veya karyede sıbyan mektebine gitmek için zükûr ve inas esnan-ı tahsilde ne kadar etfâî var ise isimlerini ve on­ların iaşesiyle mükellef olan valideyn ve akaribinin esamisini mübeyyen ihtiyar meclisi marifetiyle bir defteri yapılıp ve zeyli temhir edilip mek­tep hocasına teslim kılınacaktır.

On birinci madde — Onuncu maddede "beyan olunduğu veçhiyle ter­tip edilecek defterde isimleri muharrer çocuklardan mektebe gelmeyenler olur ise, hoca tarafından mahalle muhtarına haber verilerek ol çocuğun peder veya validesi veyahut en yakın akrabası ihtiyar meclisine celbolu-narak çocuğu mektebe göndermesi teklif ve ihtar olunacaktır.

On ikinci madde — Bir çocuğun mektebe gitmesi için valideynine veya akrabasına bir ayda üç kere ihtar vuku bulupta çocuğun on üçüncü mad­dede muharrer a'zar ile mazur olmayarak gönderilmediği tahakkuk eder ise talimat-ı mahsusasına tevfikan o makulelerden haline ve iktidarına göre beş kuruştan yüz kuruga kadar cezay-i nakdi alınıp maarif idaresi sandığına teslim kılınacak ve cezay-ı nakdi alındıktan sonra yine tesiri görülemez ise çocuk hükümet-i mahalliye tarafından cebren mektebe ko­nulacaktır.

On üçüncü madde — Esnan-ı tahsilde bulunanların muamele-i cebri­yeden müstesna tutulmalarını icap eden özürlerin birincisi çocuğun hükü­met-i mahalliye marifetiyle ledelmuayene tahsil-i ilim ve marifete mâni olduğuna hükmedilen a'raz-ı cismaniye ve maneviyesi, ikincisi bir âciz fa­kirin bir çocuğu olup ta kendisinin o çocuğu istihdam ihtiyacı sabit olma­sı, üçüncüsü bir çocuğun ekin ve harman vakitleri çiftçilik ile iştigal olun­ması, dördüncüsü mahall-i ikametine mektebin yarım saat mesafede bu­lunması, beşincisi çocuğun bulunduğu mahalde mektep olmaması veya olup ta kifayet etmemesi, altıncısı çocuğun hanesinde veya sair bir ma­hall-i mahsusta okuyup yazdığının tahakkuk etmesi, elhasıl bunlara mü­masil ahvalden 'dolayı hükümet-i mahalliye nezdiınde şayan-ı kabul ola­cak a'zar-ı kaviye bulunması hususlarıdır. Sıbyan mekteplerine devam etmeyen çocuklardan her hangisinin işbu ahvalden biriyle mazur olduğu sabit olur ise, ol çocuğun valideyninden veya akrabasından cezay-ı nakdi alınmaz. .

On dördüncü madde — Sıbyan mektebinde müddet-i tahsiliyesini ik­mal eden talebe imtihan nizamnamesi mucibince haiz olduğu şahadetna­me ile bilâ imtihan nisaiyeye kabul olunur.

Kız Sıbyan üVfektepleri

•On beşinci madde — Bir mahalle veya karyede bir cemaate mahsus olarak iki sıbyan mektebi olduğu ve mevkien mahzur dahi bulunmadığı halde biri yerine o cemaatın etfâl-i zükûruna ve diğeri inasına tahsis kılı-

nacak ve bu suretin icrası kabil olmayan yerlerde etfâl-i inasa mahsus mektepler vücuda gelinceye kadar erkek sıbyan mekteplerine mensup oldukları cemaatlerin kız çocukları dahi kabul oiunup fakat erkek çocuk­larla mahluten ikame edilmeyecektir.

On altıncı madde — Müstakil olan kız sıbyan mekteplerinin hoca ve dikiş ustaları kadın olacaktır. Fakat matlup derecede ehliyetli muallim­ler yetiştirilinceye değin müsin ve edip adamlardan muallim tayini caiz­dir.

On yedinci madde — Kız sıbyan mekteplerinin u'sul-i tadris ve suret-i idaresi ve müddet-i tahsiliye ve tatiliyesi ve şâkirdanın tahsilce olan mec­buriyetleri ve ahval-i sairesi erkek sıbyan mektepleri hakkında mevzu olan ahkâm-ı nizamiyeye tabi olacaktır.

Mekâtib-i Rüşdiye

On sekizinci madde — Beş yüz haneyi mütecaviz olan bir kasaba ahalisi sırf islâm ise yalnız islâm ve sırf hıristiyan ise yalnız hıristiyan için birer mekteb-i rüşdiye olacaktır ve eğer ahalisi muhtelit ise islâm için başka ve hıristiyan için 'başka birer mekteb-i rüşdiye yapılacaktır ve bu veçhiyle muhtelit kasabada mekteb-i rüşdiyesi olacak sunuf-ı ahalinin adedi yüz haneden ziyade olmak lâzımdır vesair sunuf-ı .gayr-i müslime hakkında da bu kaide caridir.

On dokuzuncu madde — Mekâtib-i rüşdiyenin masarif-i inşaiyesi ve muallim ve hademesinin muhassasatı vesair kâffe-i masarifatı vilâyet maarif idaresi sandığından tesviye kılınacaktır.

Yirminci madde — Tesis olunacak mekâtib-i rüşdiye ebniyesi Mec-lis-i Kebir-i Maariften verilecek resme tatbikan inşa kılınacaktır.

Yirmi birinci madde — Her mekteb-i rüşdiyenin gâkirdanı miktarı­na göre birer veya ikişer muaîlim-i evvel ve sânisi olup bunlar muallimin nizamnamesine tatbikan intihap ve tayin kılınacak ve bundan başka her mekteb-i rügdiyenin bir mubassır ve bir bevvabı dahi olacaktır.

Yirmi ikinci madde — Rüşdiye muallim-i evvellerinin sekizer yüz ve muallim-i isânilerinin beşer yüz kuruş maaşı olacak ve mubassıra iki yüz elli ve bevvaba yüz elli kuruş maaş verilip masarıf-ı müteferrikası için senevi dörder bin kuruş tahsis edilecek ve bu hesaba göre her mekteb-i rüşdiyenin masarif-i âdiye-i seneviyesi nihayet kırk bin kuruş olacaktır.

Yirmi üçüncü madde — Mekâtib-i rüşdiyenin müddet-i tahsiliyesi dört sene olup zirde muharrer dersler tedris olunacaktır.

Mebadi-i ulûm-ı diniye,

Lisan-ı Osmani kavaidi,

imlâ ve inşa,

Tertib-i cedit üzere kavaid-i Arabiye ve Farisiye,

Tersim-i hutut, '

Mebadi-i hendese,

Tarih-i umumî ve tarih-i Osmani,

Coğrafya, .                   '

Cimnastik, '

Mektebin bulunduğu mahalde galiben müstamel olan lisan.

Mevki-i ticaret olan mekteplerde ezkiyay-ı talebeden istekli olanla­rın dördüncü sene içinde Fransızca derse başlamaları caizdir.

îşbu derslerin umur-ı mezhebiye ve fünun-ı mezkureye dair olan ders­ler her milletin kendi lisanı üzere takrir olunacak ve kendi lisanları dahi okutturulacaktır. Ve gayri muslini etfâlin umur-ı mezhebiye dersleri al­tıncı maddenin fıkra-i munzammesinde beyan olunan kaide mucibince rüesay-i ruhaniye marifetleriyle bittayin tedris olunacaktır,

Yirmi 'dördüncü madde — îşbu cedvelde muharrer fünun-ı ulumun suret-i tedrisi cetvel-i mahsus mucibince günlere münkasım olduğundan ol veçhiyle tedris olunacaktır ve mahallerince bittecrübe bazılarının tağ­yir ve tebdili lâzım yelir ise, bu tağyirat ve tashihat mutlaka Maarif Ne-zaret-i Celilesinden istizana ve Meclis-i Kebir-i Maarifin rey ve tensibine mevkuftur.

Yirmi beşinci madde — Müslim ve gayrî muslini rüşdiye mekteple­rinin tatil-i umumi zamanı Ağustosun iptidasından üçüncü haftası niha­yetine kadar yirmi iki gündür. Her mekteb-i rüşdiyenin Temmuz iptidasın­da dersleri tatil olunup on -beş gün müzakereye ve Temmuz onbeşinden nihayetine kadar on beş gün dahi imtihana maihsus olduğundan hitam-ı imtihanda mektepler bütün bütün kapanıp Ağustosun yirmi üçüncü günü tekrar açılacaktır ve andan sonra islâm mekâtib-i rügdiyesi için Rama­zanın üçüncü haftası nihayetinden Şevvalin birinci haftası nihayetine ka­dar on beş gün ve kurban bayramı için bir hafta müddet tatil olunarak bundan ve Cuma tatilinden vesair eyyâm-ı mahsusadan başka günlerde

tatil caiz değildir ve kezâlik gayr-i müslim mektepleri her milletin a'yad ve eyyam-ı mahsuslarından başka 'günler tatil edilmeyecektir ve bilumum nisaiyeler cülus-ı hümayuna tesadüf eden yevm-i mahsusta tatil edilecek­tir.

Yirmi altıncı madde — Mekâtib-i rüşdiyede müddet-i tahsiliyesinî ikmal edip imtihan nizamnamesi mucibince şahadetname alanlar bilâ im­tihan idadiyeye kabul kılınacak ve imtihanda ispat-ı ehliyet edemeyen­ler istedikleri halde mektepte bir sene daha kalabileceklerdir.

Kız Mekâtib-i Rüşdiyesi

Yirmi yedinci madde — Büyük şehirlerde ahalisi sırf islâm ise yalnız islâm ve sırf hıristiyan ise yalnız hıristiyan birer kız mekteb-i rüşdiyesi olacak ve ahalisi muhtelit olduğu halde islâm için başka ve hıristiyan için başka birer mekteb-i rüşdiye yapılacaktır. Ve bu veçhiyle muhtelit şehir­lerde mekte!b-i rüşdiyesi olacak sunuf-ı ahalinin adedi beş yüz haneden mütecaviz olmak lâzımdır ve bu mekteplerin müceddeden tesisi şimdilik Dersaâdet'e ve badehu re'si vilâyet olan mahallere mahsustur vesair su­nuf-ı gayr-i müslime hakkında dahi kaide-i mebhusa caridir.

Yirmi sekizinci madde — Kız mekteplerinin hocaları kadın olacak ve kadınlardan derece-i matlübede ehliyeti muallimler yetiştirilinceye ka­dar müsin ve edip adamlardan muallim tayini caiz olacaktır.

Yirmi dokuzuncu madde — Kız Rüşdiye mekteplerinin müddet-i tah-siliyesi dört sene olup zirde muharrer dersler talim olunacaktır.

Mebâdi-i ulûm-ı diniye

Muhtasar tarih ve coğrafya

Lisan-ı Osmani kavâidi

Hesap ve defter tutma usûlü

Mebâdi-i kavâid-i Arabiye ve Farisiye

Nakşa medar olacak derecede resim

îmlâ ve inşa

Ameliyât-ı hiyatiye

Müntehabat-ı edebiye

Tedbir-i menzil

Musiki (mecburi değildir)

îsjbu derslerden umur-ı mezhebiye ve fünûn-ı mezkûreye dair olan dersler her cemaatın kendi lisanı üzere takrir kılınacak ve sunuf-ı gayr-i müslime kız rüşdiye mekteplerinde mebâdi-i kavâid-i Arabiye ve Farisiye yerine kendi lisanları okutturulacaktır ve altıncı ve yirmi üçüncü madde­lerde beyan olunan kaideye tevfikan gayr-i müslim etfâlin umûr-ı mezhe­biye dersleri rüesay-ı ruhaniye marifetleriyle bittayin tedris olunacaktır.

Otuzuncu madde — Kız mekteb-i rüşdiyelerinin ikiden dörde kadar mualiimesi olacak ve bunlardan başka ameliyât-ı hiyatiye ve musiki için dahi birer hocası ve birer mubassır ile bewabı bulunacaktır. Bu mektep­lerin tahsisat-ı seneviyesi nihayet kırkar bin kuruş olup maarif idaresi sandığından tesviye kılınacaktır.

Otuz birinci madde — Yedlerinde sıbyan mektebi şahadetnamesi olan kızlar bilâ imtihan rüşdiyeye kabul kılınacak ise de şahadetnamesi olma­yanlar imtihan olunup mertebe-i kâfiyede ehliyeti salbit olduğu halde alı­nacaktır.

Otuz ikinci madde — Kız mekteplerinin suret-i idare ve eyyâm-ı ta-tiliye ve şerait-i sairesi etfâl-i zükûra mahsus rüşdiyeler hakkında mev­zu olan ahkâm-ı nizamiyeye tâbi olacaktır.

Fasl-ı Sâni Mekâtib-i İdadiye

Otuz üçüncü madde — Mekâtib-i idadiye mekâtib-i rüşdiyede ikmal-i tahsil etmiş olan islâm ile sunuf-ı gayr-i müslime çocuklarının muhteliten talim ve tedrisleri için mevzudur.

Otuz dördüncü madde — Bin haneyi mütecaviz olan ve hal ve mev-kilerince lüzum görünen kasabalarda birer mekteb-i idadiye yapılmak mukarrerdir.

Otuz beşinci madde — Mekâti!b-i idadiyenin masarif-i inşaiyesi ve muallim ve hademesinin muhassasatı ve sair kâffe-i masarifatı vilâyet maarif idaresi sandığından tetsviye kılınacaktır.

Otuz altıncı madde — Her mekteb-i idadiyenin ulûm-ı muhtelife için muavinleriyle beraber altışar nefer muallimi olnp bunlar Der-saâdetteki Büyük Darülmualliminin şahadetnamesi ve Maarif Nezaret-i Celilesinin reyi ile intihap ve tayin kılınacaktır ve her mekteb-i idadiyenin mubassır ve bevvab gibi hademesi dahi olacaktır.

Otuz yedinci madde — Her mekteb-i idadiyenm muallim ve hademe maaşı şehriye altı bin ve masarif-ı müteferrika-i seneviyesi sekiz bin ku­ruş olup bu hesaba igöre masarif-i âdiye-i seneviyesi nihayet seksen bin kuruştan ibaret olacaktır.

Otuz sekizinci madde — Mekâtib-i idadiyenin müddet-i tahsiliyesi üç sene olup zirde muharrer dersler tedris olunacaktır.

Mükemmel Türkçe kitabet ve inşâ     Hikmet-i tabiiye Mebadi-i ilm-i servet-i milel Mantık Hesap ve defter tutmak usulü            İlm-i mevalid Fransızla                                                   Kimya Coğrafya                                                   Cebir Hendese ve ilm-i mesaha                     Resim Kavanin-i Osmaniye Tarih-i umumi

Otuz dokuzuncu madde — Madde-i sabıkada muharrer fünun ve ulû­mun suret-i tedrisi cetvel-i mahsusu mucibince günlere münkasım oldu­ğundan olveçhiyle tedris olunacaktır ve mahallerince bittecrübe bazıla­rının tebdil ve tağyiri lâzım gelir ise tadilat-ı müktaziyesi Maarif Neza-ret-i Celilesinden istizana ve Meclis-i Kebir-i Maarifin rey ve tensibine mevkuftur.

Kırkıncı madde — Mekâtib-i idadiyenin tatil zamanlan ve müddet-î imtihanları ayniyle rüşdiye mektepleri gibi olup fakat bir sınıfın a'yad-ı mahsusa için tatili mektebin muhtelit olması cihetiyle iki sınıf hakkında b'rden ve müsavatan icra olunacaktır.

Kırk birinci madde — Mekâtib-i idadiyede müddet-i tahsiliyesini ik­mal etmiş olan talebeden usulü üzere .imtihanları bilicra rüûs alanlar im­tihan nizamnamesinde beyan olunan imtiyazata kesb-i istihkak edecekler­dir ve imtihanda ibraz-ı ehliyet edemeyenler istedikleri halde bir sene müddet daha mektepte kalacaklardır.

Mekâtib-i Sultaniye

Kırk ikinci madde — Her vilâyetin merkezi olan şehir ve kasabada bir mekteb-i sultani olup mekâtib-i idadiyeden ıbilimtihan çıkmış olanlar her hangi sunuf-ı tebaa-i Devlet-i Aliyyeden olur ise olsun işbu mektebe üc­retle kabul olunacak ve Mekâtib-i Rüşdiyede ikmal-i fünun etmiş ve şa-

hadetname ile çıkmış olanlar dahi ücretle alınıp bunlar kısm-ı âdi sınıfı­na dahil olacaklardır ve idadiye mekteplerinde tahsil-i fünun etmiş olan­lar içinde en ziyade müsait ve ehliyetli olup da ücret itasına bikudret bu­lunanlara teshilat olmak için mekâtib-i sultaniyeye alınacak her sınıf talebeden yüzde beşi mecca'nen ve yüzde onu rubu' ve nısıf ücretle kabul edilecektir.

Kırk üçüncü madde — Mekâtib-i sultaniyenin masarif-i inşaiyesi ta-raf-ı saltanat-ı seniyyeden tesviye olunup şâkirdandan istihsal olunacak ücret mektebin idare-i daime masarifini ödemediği halde fazlası ayrıca canib-i hazine-i celileden ita olunmak üzere her sene maarif bütlesine it­hal olunacak ve suret-i sarf ve idaresi maarif meclisi marifetiyle olacak­tır.

Kırk dördüncü madde — Mekâtib-i sultaniyenin talebesi leyli ve ne-hari olacak ve yalnız derslerde hazır olmak için hariçten dahi talebe ka­bul olunacaktır. Leylî ve neharî ve haricî talebenin mıktar-ı ücreti ma­halleri hükümetiyle meclis-i maarif tarafından mevkilerinin haline göre tahsis kılınacaktır. Fakat her halde leylî talebe için tam ücretin mıktar-ı senevisi yirmi Osmanlı lirasından aşağı ve otuz Osmanlı lirasından yuka­rı olmayacak ve nehari talebenin tam ücreti leylî talebe ücretinin rub'u olacaktır.

Kırk beşinci madde — Her mekteb-i sultaninin edebiyat ve uîum-ı fünun ve kanun dersleri için sekiz neferden on iki nefere kadar muallimi olacak ve bunlar dahi muallimin nizamnamesine tevfikan intihap ve tayin kılınacaktır. Her mekteb-i sultaninin müdür ve muhasebeci ve vekilharç ve aşçı ve bevvab ve mubassır gibi hademesi lüzum ve ihtiyacına göre tertip olunur ve mekteb-i sultaninin idaresi vilâyet maarif idaresi müdü­rünün taht-ı nezaret-i mahsusasında bulunur.

Kırk altıncı madde — Mekâtib-i sültaniyede okunacak dersler iki kı­sımdır. Bir kısm-ı âdi ve diğeri kısm-ı âlidir. Kısm-ı âdi mekâtib-i idadi-yede okutturulan derslerdir. Kısm-ı âli dehi iki sınıfa münkasem olarak 'biri edebiyat ve diğeri ulum-ı f ünün dur. işbu kısm-ı âliye göre mekteb-i sultaninin müddet-i tahsiliyesi üç, kısm-ı âdi ile altı senedir. Kısm-ı âdi dersleri mekteb-i idadiye cetvelinde gösterildiği gibi olup kısm-ı âli ders­leri zirdeki cedvelde beyan olunur.

Kısm-ı âli Edebiyat sınıf: :

Türkçe fenn-i kitabet ve ingâ Tarih

Arabi ve Farisiden edebiyata Hukuk-ı milel

müteallik müellefat ilm-i servet-i milel

Maâni

Fransızca

Ulûm sınıfı :

Hendese-i resmiye

Menazır, cebir ve cebrin hendeseye tatbiki

Müsellesat-ı müstaviye ve küreviye

Hey'et

Hikmet-i tabiiye ve kimyanın muhtasar suretle sanayi ve ziraate tat­biki

İlm-i mevalid Fenn-i tahtit-i arazi

Kırk yedinci madde — Kırk altıncı maddede muharrer fünun ve ulu­mun suret-i tedrisi cedvel-i mahsusu mucibince günlere münkasem oldu­ğundan ol veçhiyle tedris olunacaktır ve mahallerince bittecrübe bazıla­rının tebdil ve tağyiri lâzım gelir ise, tadilat-ı muktaziyesi Maarif Neza-ret-i Celilesinden istizana ve Meclis-i Kebir-i Maarifin rey ve. tensibine mevkuftur.

Kırk sekizinci madde — Mekâtib-i Sultaniyenin tatil zamanlan ve mevsim-i imtihanları ayniyle mekâtib-i rüşdiye ve idadiyedeki gibi olup fakat leylî olan talebenin tatil geceleri mektepte veyahut hariçte kalması mahalleri maarif idarelerinin kararına muallaktır.

Kırk -dokuzuncu madde — Mekâtib-i sultaniyede tahsil-i ulûm-ı fü­nun eden talebeden kısm-ı âli derslerinde bulunanlar nizamı mucibince imtihan olmak salâhiyetine nail olacaklarından esnanda bulunan talebe­nin kısm-ı âli derslerinden imtihanları bilicra iktidarları sabit olur ise o sene kur'asmdan muaf tutulacaklardır.

Ellinci madde — Mekâtib-i sultaniyede müddet-i tahsiliyesini ikmal etmiş olup ta usulü üzere imtihanları icra kılınanlardan rüûs alanlar im­tihan nizamnamesinde beyan olunan imtiyazata kesb-i istihkak edecek-

lerdir ve imtihada isbat-ı ehliyet edemeyenler bir sene daha mektepte ka­labileceklerdir.

Fasl-ı Sâlis

Mekâtib-i Âliye

Elli birinci madde — Mekâtib-i âliye Darülmuallimin ve Darülmual-limat ve Darülfünun ile fünûn ve sanayi-i muhtelife mektepleridir.

Darühımallimin

Elli ikinci madde — Mekâtib-i umumiyenin derecat-ı muhtelifesi için mükemmel muallimler yetiştirmek üzere Der-saâdette bir Büyük Darül­muallimin tesis olunup üç şubeye ve her şube biri edebiyata ve diğeri ;ulûm-ı fünuna mahsus olmak üzere iki sınıfa münkasemdir. Birinci şube rüşdiye ve ikinci şube idadiye ve üçüncü sulbe sultaniye mekteplerine ye­tiştirilecek muallimlere mahsustur.

Elli üçüncü madde — Rüşdiye şubesi iki daireye mürikasem olup bi­rincisi islâm ve ikincisi sunuf-ı gayr-i müslime mekâtib-i rüşdiyesi için yetiştirilecek muallmlere mahsustur.

Elli dördüncü madde — Rüşdiye şubesi müddet-i tahsiliyesi üç sene olup sınıfına göre zirde muharrer dersler okutturulacaktır :

Edebiyat sınıfı

Türkçe kitabet ve inşâ

Tertibi cedit üzere tedrise iktidar kesbedilecek derecede Arabi ve Farisi

Her cemaatın kendi lisanı

Tarih-i Umumi, Her milletin kendi lisanı üzere tedris edilecektir.

Ulûm sınıfı

Tersim-i hutut

Hesap

Defter tutmak usulü

Defter tutmak usulü Her cemaatın kendi lisanı üzere tedris

kılınacaktır.

 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdyrylabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazylmamy?

Yorum Yazın



KalynYtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Arama ARAMA