İSTATİSTİKLER

Sitemizde;26 kategori altında, toplam 720 Hayat hikayesi bulunmaktadır.

Sitemizdeki hayat hikayeleri toplam 2269108 defa okunmuş ve 1557 yorum yazılmıştır.

5 nisan kararları

Kategori Kategori: Ekonomik | Yorumlar 0 Yorum | Okunma 1509 Okunma | Yazar Yazan: ballikas | 13 Nisan 2007 09:11:02

Türkiye ekonomisi, 1994 yılında önemli bir iç borç baskısı altında kalmıştır.

Türkiye ekonomisi, 1994 yılında önemli bir iç borç baskısı altında kalmıştır. Faiz oranlarındaki hızlı yükseliş bu defa yurtdışından kısa süreli sıcak paranın spekülatif amaçlarla ülkeye akmasına sebep olmuştur. Türk Lirasının yabancı paralar karşısında reel olarak değer kazanması ihracatı kısıtlarken, ithalatı kolaylaştırmıştır. Bunun doğal sonucu olarak 1993 yılında dış ticaret açığı 14 milyar dolara, cari işlemler açığı ise 6,4 milyar dolara yükselmiş, TCMB’nin piyasaya döviz sürerek döviz kurlarında denge sağlamaya yönelik faaliyetleri ise başarıya ulaşamamış, döviz ve mali piyasalarda belirsizlik ve dalgalanmalar baş göstermiştir. Bu ortamda, enflasyonu düşürmeye ve ekonomide istikrar sağlamaya yönelik olarak 5 Nisan 1994 kararları alınmıştır. Bu programla, bir taraftan ekonominin hızla istikrara kavuşturulması, diğer taraftan da istikrarı sürekli kılacak yapısal reformların gerçekleştirilmesi amaçlanmıştır.

Bu kararlar çerçevesinde uygulamaya konulan başlıca önlemler, Türk Lirasının %39 oranında devalüe edilmesi, Hazine Bonosu, tahvil ve repo gelirlerinden alınan %5’lik verginin kaldırılması, munzam karşılıkların sıfırlanması, VDMK ve döviz hesaplarına %22 disponibilite zorunluluğunun getirilmesi, net aktif ve ekonomik denge vergilerinin bir defaya mahsus olarak toplanması, döviz kurlarının serbest bırakılması, kurların on banka verilerine göre belirlenmeye başlaması, TL cinsinden tasarruf mevduatına ve Döviz Tevdiat Hesaplarına sigorta kapsamında sınırsız güvence getirilmesi, 10 yıllık aradan sonra IMF ile stand-by anlaşmasına gidilmesi, Hazinenin Merkez Bankasından alacağı avansa sınır getirilmesi, KİT ve Tekel ürünlerinin pahalılaştırılması, akaryakıta ilişkin kesintilerin artırılması, ana başlıkları altında özetlenebilir.

5 NİSAN İSTİKRAR PROGRAMI VE UYGULAMA SONUÇLARI

1. İSTİKRAR PROGRAMINA YOL AÇAN GELİŞMELER

Türkiye 1986 yılında başlayan ve 1989 yılından itibaren gittikçe artan oranlarda iç talebe dayalı bir büyüme politikası izlemiş ve büyümenin belirleyicisi tüketim olmuştur. Özellikle 1989-1993 yılları arasında ücret ve maaşlara yapılan yüksek oranlı artışlar, bir taraftan tüketimi artırırken, diğer taraftan sanayi sektörünün rekabet gücünü olumsuz yönde etkilemiştir.

Konsolide bütçe harcamaları hızla artarak, kamu kesimi açıklarının belirleyicisi olma özelliğini kazanmıştır. Bütçe personel harcamalarının vergi gelirlerine oranı 1988 yılında yüzde 36 iken, bu oran 1993 yılında yüzde 64'e yükselmiştir. Diğer taraftan 1986-1987 yıllarında yoğun altyapı yatırımları nedeniyle artan kamu açıkları yüksek reel faizli iç borçlanma ile finanse edilmiştir. Bunun neticesinde 1988 yılından başlayarak faiz ödemeleri giderek artan oranlarda konsolide bütçe üzerinde yük oluşturmaya başlamıştır.

1989-1993 döneminde yüksek oranlı ücret ve maaş artışlarıyla birlikte faiz ödemeleri, kamu kesimi açıklarını hızlı bir artış sürecine sokmuştur. Yüksek kamu açıkları bir taraftan özel kesimin kullanılabilir fonlarını daraltırken, diğer taraftan faiz oranlarını yükselterek kamu kesimini bir faiz döngüsü içine sokmuştur. İç borç anapara ve faiz ödemelerinin vergi gelirlerine oranı 1989 yılında yüzde 58 iken, 1993 yılında yüzde 104'e yükselmiş, vergi gelirlerimiz iç borç anapara ve faiz ödemelerini karşılayamaz duruma gelmiştir. Kamu kesimi açıklarını azaltıcı tedbirler alınmadan sermaye hareketlerinin serbestleştirilmesi, yurtiçi yurtdışı faiz farkından dolayı kısa vadeli spekülatif sermaye girişini hızlandırmıştır. Kısa vadeli sermaye girişinin hızlanması bir taraftan ithalatın finansmanını kolaylaştırarak ithalatın artışını hızlandırmış, diğer taraftan Türk Lirası reel olarak değer kazanmaya başlayarak ihracatı olumsuz yönde etkilemiştir. Bunun sonucunda dış ticaret açığı 1993 yılında 14 milyar dolara yükselmiş, cari işlemler dengesi 6.4 milyar dolar açık vermiş ve ihracatın ithalatı karşılama oranı 1988'de yüzde 81 iken , 1993'de yüzde 52'ye gerilemiştir.

Bu dönemde enflasyon, kamu kesimi açıkları ve faiz oranlarının artmasına rağmen, Türk Lirasının reel olarak değer kazanması ve ithalattaki artışın iç piyasadaki fiyatları kontrol altında tutması ile yüzde 60'lar seviyesinde kalmıştır.

Sonuçta, artan dış ticaret ve cari işlemler açığına rağmen, bu açığın finansmanında zorluk çekilmeyen ve rezerv artışı sağlanan, kamu açıkları ve faizlerin yükselmesine rağmen enflasyon hızında artış olmayan, kısa vadeli dış borçla tüketime dayalı bir büyüme ortamı içinde yapay dengelere dayalı sağlıksız bir ekonomik yapı oluşmuştur. Ekonominin iç ve dış dengelerindeki hızlı bozulma ciddi bir programın geçiktirilmeden uygulanmasını zorunlu hale getirmiştir. 5 Nisan 1994 tarihinde uygulamaya konulan Ekonomik Önlemler Uygulama Planı'nın amacı; enflasyonu hızla düşürmek, Türk Lirasına istikrar kazandırmak, ihracat artışını hızlandırmak, ekonomik ve sosyal kalkınmayı sosyal dengeleri de gözeten sürdürülebilir bir temele oturtmaktır. Uygulama Planı iki temel başlıktan oluşmaktadır; istikrar programı ve yapısal önlemler.

2. İSTİKRAR PROGRAMI :

2.1. Kamu Maliyesi, Kamu Kesimi Borçlanma Gereği ve Finans :

İstikrar programında Nisan-Haziran döneminde 16.3 trilyon TL ilave gelir sağlanması, bütçe harcamalarında 22 trilyon TL tutarında kısıntıya gidilmesi, bütçe açığında 38 trilyon TL tutarında iyileşme sağlanması ve bütçe açığının bu üç ay için 10 trilyon TL'ye indirilmesi hedeflenmiştir.

İstikrar programında Nisan-Haziran döneminde bütçe açığının 38 trilyon TL azaltılarak 10 trilyon TL'ye düşürülmesi hedefi yatırımların durdurulması, personel ücretleri dışındaki tüm kamu harcamalarının dondurulması, yeni personel alımının durdurulması, taşıt ve bina alımına izin verilmemesi sonucu sağlanan tasarruf, bir defalık vergi uygulaması ve vergi denetimlerinin artırılması sonucunda gelirlerdeki artış ile programın ilk üç ayındaki bütçe uygulaması beklenenin ötesinde olumlu bir gelişme göstermiştir. Mart ayında 32.1 trilyon lira olan bütçe açığı Nisan ayında 4.3 trilyon liraya gerilemiştir. Bütçe Mayıs ayında 6.3, Haziran ayında ise 8 trilyon lira fazla vermiştir. Bunun sonucunda Nisan-Haziran döneminde bütçe fazlası 10.1 trilyon TL'e ulaşmıştır.

İstikrar programında 1994 yılı sonu itibariyle Konsolide bütçenin finansman ihtiyacındaki azalmanın 100 trilyon TL civarında olması ve 1994 yılı sonu itibariyle kamunun iç borç stokunun 40 trilyon TL düşmesi hedeflenmiştir.

1994 yılı sonu itibariyle 105 trilyon TL olarak hedeflenen ve daha sonra 137 trilyon TL olarak revize edilen bütçe açığı, özelleştirmeden beklenen gelirin elde edilememesinden dolayı aşılmış ve 145.9 trilyon TL olarak gerçekleşmiştir. 1995 yılında bütçe açığının 218.7 trilyon TL olması hedeflenmiş, 1995 Ocak-Ağustos döneminde bütçe açığı 109.3 trilyon TL olarak gerçekleşmiştir. Programın en olumlu sonuçlarından biri Kamu Kesimi Borçlanma Gereğinde görülmüş, 1993 yılında yüzde 11,7 olan KKBG'nin GSMH'ya oranının tek haneli rakamlara düşürülmesi hedefi gerçekleştirilmiş ve 1994 yılında gerçekleşme yüzde 8,0 olmuştur.

 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdyrylabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazylmamy?

Yorum Yazın



KalynYtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Arama ARAMA