İSTATİSTİKLER

Sitemizde;26 kategori altında, toplam 720 Hayat hikayesi bulunmaktadır.

Sitemizdeki hayat hikayeleri toplam 2269125 defa okunmuş ve 1557 yorum yazılmıştır.

BAVUL TİCARETİ HAKKINDA GENEL BİLGİLER

Kategori Kategori: Ekonomik | Yorumlar 0 Yorum | Okunma 3356 Okunma | Yazar Yazan: ballikas | 14 Nisan 2007 16:11:28

BDT ülkeleri ile bazı Doğu Avrupa ülkelerinden gelen ziyaretçilerin kendi ülkelerinde tekrar satmak amacıyla Türkiyeden çeşitli türden tüketim malları satın alarak beraberlerinde götürmeleri olarak tanımlanan ve gümrük açısından herhangi bir sınırlamaya veya belgeye konu olmayan Bavul Ticareti, son yıllarda göz ardı edilmeyecek bir büyüklüğe ulaştı.

BAVUL TİCARETİ HAKKINDA GENEL BİLGİLER


BDT ülkeleri ile bazı Doğu Avrupa ülkelerinden gelen ziyaretçilerin kendi ülkelerinde tekrar satmak amacıyla Türkiye’den çeşitli türden tüketim malları satın alarak beraberlerinde götürmeleri olarak tanımlanan ve gümrük açısından herhangi bir sınırlamaya veya belgeye konu olmayan Bavul Ticareti, son yıllarda göz ardı edilmeyecek bir büyüklüğe ulaştı.

T.C Merkez Bankası dış İlişkiler müdürlüğü ile Ödemeler Dengesi Müdürlüğü, mevcut ticaretin boyutlarını saptamak amacıyla bir araştırma yaptı ve bunu rapor halinde yayınladı. Nisan 1997’de gerçekleştirilen bu araştırma ile 1996 ve 1997 yıllarına ait ödemeler dengesi aylık değişimler halinde tablolaştırdı.

Bavul Ticareti'nin yıllık değişimini önemli ölçüde ortaya koyan bu araştırmaya göre, 1996 yılında toplam 8 milyar 842 milyon dolarlık; 1997 yılında ise toplam 5 milyar 849 milyon dolarlık Bavul Ticareti gerçekleşti. Bu rakamlara göre, Bavul Ticaretinde 1997 de bir önceki yıla göre %34 lük bir düşüş yaşandı.

Kısmen kayıt dışı gelişen Bavul Ticareti ilk kez ödemeler dengesine dahil dış ticaret açığını kapama yoluna giden Merkez Bankasının hazırladığı ödemeler dengesi tablosunda Bavul Ticareti'nin aylık değişimleri de oldukça ilginç sonuçları ortaya çıkarıyor.

1996 yılı aylık değişimlere baktığımızda Bavul Ticareti'nin en yoğun yapıldığı dönemin Ağustos, Eylül ve Ekim ayları olduğu görülüyor. En düşük olduğu dönem ise 1996 yılı Ocak ve Şubat dönemleri oldu. Ocak 1996’da 431 milyon dolar olan ticaret, 1996 Ağustos ayında en üst zirvesi olan 1.2 Milyar dolara çıktı. Eylül ve Ekim ayında da, bir miktar düşmesine rağmen bu hacmini koruyan Bavul Ticareti 1996 Ocak-Aralık döneminde toplam 8.8 milyar dolara ulaştı.

1997 de ise, bir önceki yıla göre, %34 lük bir düşüş yaşadı. Toplam 5.8 milyar dolar olarak gerçekleşen ticaret, en yüksek seviyesine Eylül ve Ekim dönemlerinde çıktı. 1997 Eylül döneminde 712, ekim döneminde ise 711 milyon dolar olarak gerçekleşen ticaret, en düşük seviyesine 304 milyon dolarla Haziran döneminde ulaştı.

Aylık değişimlere göre, bir milyonun üzerinde insanın ticaret amacıyla Türkiye’ye gelmesini sağlayan Bavul Ticareti, son baharda yoğunluk kazanırken, en düşük seviyesine ilkbaharda ulaşıyor.

Bavul Ticareti’nin Hukuksal Yapısı

Söz konusu ticaretin yasal dayanağı incelendiğinde; konunun bedelsiz ihracat kapsamında olduğu görülüyor. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın bedelsiz ihracata ilişkin tebliğinde; yurt dışında yerleşik tüzel kişiler, yabancı turistler ve yurt dışında ikamet eden Türk vatandaşlarının beraberinde götürecekleri, gönderecekleri veya adlarına gönderilecek eşya ve taşıtlar bedelsiz olarak ihraç edilebilecek mallar içerisinde sayılmakta ve bu çerçevede yapılacak ihracata doğrudan gümrüklerce müsaade edileceği ancak, yolcu beraberine götürülemeyip, önce veya sonra gönderilmesi halinde, Türkiye’den satın alındığının belgelenmesinin gerektiği bildiriliyor. Dolayısıyla Bavul Ticareti'ne konu olan mallar boyutları ne olursa olsun “yolcu beraberi” olduğu sürece gümrük açısından her hangi bir sınırlamaya veya belgeye konu olmamakta, bu nedenle de kaynağı gümrük verileri olan dış ticaret verilerine dahil edilmiyor.

Sistenim İşleyişi

Son yıllarda ülkemiz için önemli bir döviz kaynağı olan Bavul Ticareti, merkezi, özellikle İstanbul’da Laleli Pazarı olarak bilinen LALELİ, Beyazıt, Mercan, ve Kapalıçarşı semtleri olmakla birlikte, belli ağırlıkta Trabzon, Edirne, Antalya ve diğer sınır kapılarına yakın yerleşim birimlerinde de yapılıyor.

Mekik ticareti veya kişisel ticaret olarak da adlandırılan bu ticaret, özellikle İstanbul’da son derece organize olmuş şekilde çalışıyor. Yabancı ziyaretçilerin önceki yıllarda, aldıkları malları konaklama tesislerine getirmekte, paketlemeyi yaptıktan sonra kendi imkanları ile havaalanına götürmekteydiler.

Ancak son yıllarda bu konuda yeni organizasyonları geliştiği görülmektedir. Tur operatörlüğü de yapan bazı turizm şirketleri, bavul tüccarlarının ülkelerindeki yerine göre belirlenen belli bir ücret karşılığında, satın aldıkları malları depolamakta, havaalanındaki X-RAY cihazından geçebilecek boyutta standart olarak paketlemekte, limanlara gönderimini sağlamaktadır. Ayrıca uçak veya gemiye yükleme işlerine de yapmaktadırlar. Hatta, bu konu ile ilgili yapılan bazı görüşmelerde gidecekleri ülkelerde de gümrük geçişlerinin sağlandığı diğer bir deyişle alım ile satım noktası arasındaki tüm işlemlerin bu şirketlerce gerçekleştirilmekte. Tamamına yakın bölümü nakit döviz ile gerçekleştirilen Bavul Ticareti'nin ilk zamanlarda ticarete konu olan malların gerek boyutu gerekse çeşitliliği az iken, ticaretin artması ile birlikte mal çeşitliliği de arttı. Hemen hemen her türlü malın satın alındığı bu ticarette, ağırlığı sırasıyla Tekstil, deri ürünleri, yapı malzemeleri, ayakkabı, gıda ve plastik ürünleri üzerinde yoğunlaştı. Milliyetlere göre yapılan ayrımda ise, Ruslar en büyük paya sahip iken daha sonraki sıraları Kazak, Ukraynalı, Beyaz Rusyalı, Azeri ve diğerleri almaktadır.

Başlangıçta bireyler arasında gerçekleşen Bavul Ticareti, tüccarları tecrübe kazanması, know-how(bilgi birikimi ve deneyim) ve çok kazanç olduğu anlaşılması üzerine, birer birer şirketlerin oluşmasına neden oldu. Rusya’daki bir çok büyük firmanın geçmişi de Bavul Ticareti'ne dayanıyor. 1990 lı yılların başında, tüccarlar Türkiye’den aldıkları malları ülkelerine götürmek için trenleri, otobüsleri yada gemileri kullanıyorlardı. Ancak daha sonra hava taşımacılığı ulaşımda daha sıklıkla kullanılmaya başladı.

THY, 55 kişinin üzerinde yolcu ve bu yolcuların beraberinde götürdükleri mallarla birlikte haftada bir Türkiye ile BDT, Romanya, Bulgaristan arasında uçuşlar yapmaya başladı. Haftalık 10 bin kapasiteli bu yolcuların yanında, Rus ve Ukrayna ulusal hava yolları, Moskova’dan, Sen Petesburg’ dan ve Kiev’den haftada 10 kez yapılan uçuşlar düzenlendi.

Merkez Bankası tahminlerine göre, Türkiye’ye gelen BDT’li turistlerin %64’ü Bavul Ticareti için geldi. THY ile Rus ve Ukrayna Carterları, Bavul Ticareti'nin yoğun olduğu dönemlerde haftada yaklaşık 7 bin kişi Türkiye’ye geldi.

Türkiye’deki çeşitli kurumlar Bavul Ticareti'nin hacmi konusunda tahminlerde bulunuyorlar. DEİK’e göre, Bavul Ticareti'nin bölgesel toplam ticaret hacmi 20 milyar dolar ve bunun yarısı Türkiye’de kalıyor; Merkez Bankası’nın tahminlerine göre, bu rakam 9 milyar dolar; DİE’nin tahminlerine göre, 4.3 milyar dolar; TOBB Başkanı Ali Osman Ulusoy’a göre ise, gerçekleşen toplam iş hacmi 15 milyar dolar.

1996’da Türkiye ve Rusya arasındaki resmi olmayan ticaretin 6 milyar dolar seviyesinde geliştiği tahmin edilirken, resmi ticaret yaklaşık 3.5 milyar dolar oldu. DEİK’e göre, 1 milyar dolarlık turizm geliri ve 500 milyon dolarlık taahhüt hizmetlerinin dahil edilmesi ile Rusya, ticarette Türkiye’nin ikinci büyük partneri haline geldi.

Türkiye’nin Rusya’dan sonra diğer önemli partnerleri: 1 milyar dolarla Ukrayna; 1 milyar dolarla Romanya ve toplam 2 milyar dolarla Bulgaristan, Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan izliyor.

Bavul Ticareti'nin Türkiye’ye vergi kazandırmamasına rağmen, ticaret turizmi kamçıladı. Eski SSCB den gelen işadamlarının bir çoğu, Türkiye’deki Ortodoks kiliselere ve kendileri için önemli olan diğer tarihi yerlere büyük ilgi gösteriyor. Turizmde patlamaya neden olan bu eğilimin sonucu olarak 1996’da 1.6 milyon BDT’li turist Ege Bölgesini ve Akdeniz kıyılarını ziyaret etti.

İstanbul ve Laleli

İstanbul, Bavul Ticareti'nin en önde gelen merkezidir. 1990’lı yılların başında ticaretin %95’ini elinde bulunduran İstanbul’un payı, daha sonra, İzmir, Trabzon ve Antalya gibi şehirlerin önem kazanmasıyla birlikte %70’e kadar düştü.

İstanbul’da ticaretin odaklandığı en önemli yer Laleli bölgesidir. Bavul Ticareti'nin bu bölgede gelişmesi ile birlikte 5 bine yakın küçük ve orta ölçekli satış mağazaları kuruldu ve bölgeye BDT ülkelerinden gelen tüccarlara ve turistlere hizmet vermeye başladı. Laleli bölgesinin Bavul Ticaretinde ön plana çıkmasının en önemli nedeni olarak bölgenin kapalı çarşı, eski pazarlar ile Bozdoğan su kemerlerinin arasında kurulmuş olması ve tarihsel bir kimliği taşıyor olması gösteriliyor.

Ayrıca artan ticaretin sonucu olarak zamanla bölgedeki dükkanların çoğunluğu Rusça ve Bulgarca yazılarla donatılmaya başladı. Bir çok kişi bu dilleri öğrenmeye ihtiyaç duydu.

Türk Ticaret Bakanlığı’nın raporuna göre, yaklaşık 10 bin Türk LALELİ’deki ticarete katıldı ve bundan gelir elde etti. Yine DEİK’e göre bölgede irili ufaklı 3 bin otel, gelen yabancı ziyaretçilere hizmet veriyor. Yine DEİK’in tahminlerine göre, bölgenin toplam ticaret hacmi yıllık 5 milyar dolar civarında.

Bölgedeki dükkanların bir çoğu, küçük, orta ve büyük ölçekli şirketlerin ürünlerine bağımlı durumda ve ticaret sadece LALELİ değil, Gaziantep, Çorum, Bursa, Çorlu gibi Türkiye’nin diğer şehirlerindeki imalatçılara da önemli bir gelir kaynağı yaratmakta. Tahminlere göre, Türkiye genelinde toplam 100 bin yerli tüccar bu ticaretten kazanç sağlıyor.

Laleli’de faaliyet gösteren bir grup derici, tekstilci ve ayakkabıcının hazırladığı rapora göre, ticaretlerinde BDT ve Balkan Ülkeleri %85 ile %100’le ilk sıralarda geliyor ve en aktif sezon kış ayları.

Bölgeye gelen tüccarların büyük bir kısmını düzenli müşteriler oluşturuyor ve ülkelerindeki Pazar talebine ve doların durumuna göre, buradan malları satın alıyorlar. Ve yine tahminlere göre, bu tüccarların büyük bir kısmı yolculuk başına en az 10 bin dolarlık harcama yapıyor.

Bölgede uzun süreler ticaret yapan ve gelen müşterileri yakından tanıyan esnaf, gelen tüccarları iki sınıfa ayırıyor: Tecrübeli olanlar; bunlar fax ve telefonla sipariş vererek malları satın alıyor ve eğer devamlı müşteriler ise, mallar yerine ulaştırılıncaya kadar her hangi bir ödeme talep edilmiyor.

İkinci grup ise; daha az tecrübeli ve Türkiye’ye genellikle uçak yada otobüsle gelen yolcular oluşturuyor. Çok miktarda alış veriş yapmıyorlar ve çoğunlukla malları götürmeden önce ödemeyi peşin yapıyorlar.

Türkiye’den mal alan BDT’li tüccarlar, bunları genellikle ülkelerindeki açık pazarlarda satışa sunuyorlar. Kazanç çok yüksek. Düşük kalitede mallar %50 ila %70 kârla satılıyor. Deri ceket, manto ve kürk gibi yüksek kalitede giysileri %150 ile %200 kârla satılıyor.

Bavul Ticareti Giderek Azalıyor

Büyük ölçekli işlem hacimlerine rağmen işadamlarının bir çoğu, Bavul Ticareti'nin geleceği konusunda karamsar ve kaygılı. Dükkan sahiplerinin bir çoğu, bölgedeki işlerinin 1994’den sonra hızlı bir düşüş olduğunu ve %50 ile %70 oranında iş kaybı yaşandığını söylüyor.

Esnaf, devam eden bu durum nedeni ile, Pazar günleri dükkanlarını açmamaya, hafta içinde de erken saatte iş yerlerini kapamaya başladılar. İşlerin iyi gittiği dönemlerde dükkanlar saat 23.00’lere kadar açıkken bugün ise saat 20.00 da kapanıyor. Bölge esnafı, kaybedilen yabancı müşteriler yerine Türk müşterilerin almasının zor olduğunu iddia ediyorlar; bunun nedeni olarak da, yabancılara göre, yerli müşterilerin farklı taleplere ve tüketim alışkanlıklarına sahip olmasını gösteriyorlar.

Bavul Ticareti'nin Düşmesinin Nedenleri

- Rusya’nın rolü

Bavul Ticareti'ndeki çöküşün temel faktörlerinden biri, Rusya’nın ticareti zorlaştıracak önlemler alması ve bu yolla ülkeye yabancı yatırımları çekmeye çalışmasıdır.

Gerek mevcut gümrük vergilerinin arttırılması, gerekse Bavul Ticareti'ne ilişkin 1996 yılında alınan vergi mevzuatı değişikliğinin uygulamaya sokulması bunun göstergeleri arasında.

Rusya hükümeti 1 Ağustos 1996’da yürürlüğe giren kararname uyarınca, “yolcu beraberi eşya” olarak tanımlanan Bavul Ticareti'nde uygulanan vergi muafiyetini 2.000 dolardan 1.000 dolara indirdi. Bu kararname değeri 1.000 doları, ağırlığı 50 kilogramı aşan eşya için, kilo başına 4 ECU’dan az olmamak üzere gümrük vergisi uygulanmasını öngörüyor.

Rusya’ya yolcu beraberinde sokulmak istenen malların değeri 10.000 doları veya ağırlığı 200 kilogramı aşarsa, bu kez “ticari ithalat” sayılarak gümrük tarifesi cetvelinde belirtilen gümrük vergisine ve ithalatta uygulanan diğer vergi ve harçlara tabi olması gerekiyor. Bu uygulamalar, Bavul Ticareti'ne en büyük darbeyi vuran önlemler oldu.

- Rekabet

Laleli esnafının büyük bir kısmı, Çin, ve başta Yunanistan olmak üzere bazı balkan ülkelerinin ucuz malları sürekli artan bir rekabet ortamı yaratmasından dolayı Pazar kaybı yaşadıklarını iddia ediyor.

Bölge esnafı ayrıca, çok sayıda Türk girişimcinin Moskova’da mağaza açarak faaliyet göstermeye başlamasıyla müşteri kaybettiklerini de belirtiyorlar. Buna karşın, hizmeti müşterinin ayağına götürmeyi felsefe edinen Moskova’daki mağaza sahipleri ise, yüksek oranlardaki vergiler ve mafya yüzünden Türk girişimcilerin ancak %5 ile 10’unun orada başarı gösterebildiğini iddia ediyorlar.

- Düşük Kalite Mallar

1990’lı yılların başında Türkiye’ye Bavul Ticareti amacıyla gelen müşteriler, satın aldıkları malın kalitesine fazla önem vermiyorlardı. Ancak zaman geçtikçe, ülkelerindeki Pazar şartları ve talepleri konusunda bilgi sahibi olmaya başladılar. Özellikle gelir düzeylerindeki artışla birlikte kaliteli mallara yönelmeye başladılar.

Tüketici talebindeki hızlı değişim nedeni ile, mağazasında kalitesiz mal stoklayan dükkan sahipleri, alıcı bulamamsı nedeniyle iş yerlerini kapatmak zorunda kaldılar.

- Yüksek Kiralar

Laleli esnafının şikayet ettiği konulardan bir diğeri de, bölgedeki kiraların anormal ölçüde artması. 1994’de yaşanan ekonomik kriz, bir çok işadamının dikkatini Bavul Ticareti'nin kârlılığına çekti ve bir çok mağazanın Laleli’ye taşınmasına neden oldu.

Laleliye yönelen bu ilgi sonucunda bölgedeki kiralar kat kat artmaya başladı. Kiralar, birden bire aylık 13.000 ila 30.000 dolar arasında değişmeye başladı; hatta bazı kiracılardan bir yıllık kiralar peşin istenmeye bile başladı. Ancak hareketli günler geride kalmaya başlayınca kiralarda tekrar gerilemeye başladı. Bu gelişme, Bavul Ticareti'nde yaşanan gerilemenin yanında çok küçük bir teselli olarak kabul ediliyor.

Bavul Ticareti ve Ödemeler Dengesi İstatistikleri

Bavul Ticareti'ne yönelik değerlendirmede doğrudan eski Sovyetler Birliği ülkelerinden gelen ziyaretçiler dikkate alınmış ve giriş yapılan kapılara göre yaklaşık bir milyon kişinin Bavul Ticareti amacıyla ülkemizden mal satın aldıkları tespit edilmiştir. Buna göre, 1996 yılında 8.8 milyar ABD doları tutarında Bavul Ticareti'nin gerçekleştiği görülmüş ve yapılan diğer çalışmalarla birlikte sonuçlar Ödemeler Dengesi istatistiklerine yansıtıldı.

Araştırma sonuçlarına göre, Bavul Ticareti yapan kişilerin ortalama kişi başı 280 ABD doları tutarında turizm amaçlı ve 270 ABD doları tutarında da kargo ve paketleme harcamaları olduğu tespit edilmiştir.

Mal hareketi olarak görülen Bavul Ticareti'nin ödemeler dengesi istatistiklerinde ihracat kaleminin bir alt kalemi olarak görülmesi; gümrüklerde düzenlenen Tek İdare Belge çerçevesinde Devlet İstatistik Enstitüsü’nce hesaplanan fiili ihracatı artırıcı etki yapmakta, dolaylı olarak da cari işlemler dengesini olumlu etkilemektedir.

Ancak, çift kayıt prensibine göre hazırlanan ödemeler dengesinde Bavul Ticareti'nin karşılık kaydının da gösterilmesi gerekir. Bu bağlamda; yapılan çalışmada, 1996 yılında Bavul Ticareti nedeniyle elde edilen dövizlerden Türk Lirası karşılığı bankalara satılan 5.9 milyar dolarlık bölümün ödemeler dengesi istatistiklerinde Diğer Mal ve Hizmet Gelirleri içerisinde yer aldığı görülmüş ve bu değer alınan kalemden düşülmüştür. 2.9 milyar dolarlık farkın ise 1 milyar dolarlık bölümünün bankalar sistemine yansımayan özel sektör varlık artışı olduğu tespit edilerek ödemeler dengesi istatistiklerinde sermaye hareketleri içerisinde yer alan Kısa Vadeli Sermaye Hareketleri, varlıklar kalemine ilave edilmiştir. Sonuç olarak, kalan 1.9 milyar dolar Net Hata ve Noksan kalemine yansımıştır. 1997 yılı içerisinde iki kez daha saha çalışması yapılacak olup ödemeler dengesi tablosuna yansıtılan Bavul Ticareti kaynaklı rakamlar, yapılacak saha çalışmalarının sonuçlarına göre revize edilebilecektir.

 | Puan: 9 / 1 Oy | Yazdyrylabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazylmamy?

Yorum Yazın



KalynYtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Arama ARAMA