İSTATİSTİKLER

Sitemizde;26 kategori altında, toplam 720 Hayat hikayesi bulunmaktadır.

Sitemizdeki hayat hikayeleri toplam 2226480 defa okunmuş ve 1557 yorum yazılmıştır.

DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ (DTÖ)

Kategori Kategori: Ekonomik | Yorumlar 0 Yorum | Okunma 1787 Okunma | Yazar Yazan: ballikas | 14 Nisan 2007 16:24:02

1 Ocak 1995 tarihinde faaliyete geçen DTÖ,Uruguay Görüşmeleri nde oluşturuldu ve dünya ticaretini serbestleştirme çabalarına sürdürmek üzere GATT anlaşmasını değiştirip geliştirerek kendi bünyesine aldı. Başka bir değişle, aşağıda belirteceğimiz gibi, DTÖ;nün yasala dayanağı geliştirilmiş biçimiyle yeni GATT sözleşmesidir.

DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ (DTÖ)

1 Ocak 1995 tarihinde faaliyete geçen DTÖ,Uruguay Görüşmeleri’nde oluşturuldu ve dünya ticaretini serbestleştirme çabalarına sürdürmek üzere GATT anlaşmasını değiştirip geliştirerek kendi bünyesine aldı. Başka bir değişle, aşağıda belirteceğimiz gibi, DTÖ’nün yasala dayanağı geliştirilmiş biçimiyle yeni GATT sözleşmesidir.

GATT, geçici bir anlaşma olarak ortaya çıkmıştı; ana ilke olarak da sanayi malları üzerindeki dünya ticaretini serbestleştirmeye yönelik çalışmalar yapmıştır. Oysa DTÖ, yasal zemine oturtulan, yaptırım gücü arttırılmış, sanayi mallarıyla tarım, tekstil ve hizmetler ticaretinin serbestleştirilmesi yanında fikri mülkiyet haklarını da bünyesine alan bir kuruluş niteliğindedir.

Uruguay toplantılarında GATT sözleşmesinde değişiklik yapılmış ve yeni ortaya çıkan anlaşma metnine GATT99 adı verilmiştir. Bu yeni anlaşma metni ilk sözleşme olan GATT47’den çok daha geniş kapsamlıdır. Anlaşmada yapılan bu değişikliklerden sonra GATT94 yukarıda değinildiği gibi DTÖ’ ye bağlandı. Böylece dünya ticaretini serbestleştirme amacıyla GATT’ ın yerine kurulan DTÖ, Bretton woods ‘un 2 temel kuruluşları olan Dünya Bankası ile İMF’ nin yanında 3. bir örgüt biçiminde ortaya çıktı ve bir anlamda üçlü sayacağı tamamlanmış oldu.

DTÖ’ nün üye sayısı halen 130 dolaylarındadır. Bütün batılı sanayileşmiş ülkeler DTÖ üyesidirler. Doğu bloğunun yıkılmasından sonra Polonya, Macaristan, Romanya, Çek Cumhuriyeti ve Solvakya gibi ülkelerde GATT’a üye olmuşlardı. Bugünde DTÖ üyesidirler. Sovyetler birliğinin yıkılmasından sonra bağımsızlığına kavuşan ülkelerin hemen hemen tamamı ile Çin de başvuru da bulunmuştur. 2001 yılında başvurusu kabul edilmiştir.

DTÖ’ nün geniş anlamda dünya ticaretine serbestleştirme amacına ulaşılabilmesi için üye ülkelerin ortak çıkar ve karşılıklı olma ilkeleri doğrultusunda hareket ederek, dış ticarette “her türlü engelin” ve “farklı işlemlerin” kaldırmaları öngörülür. Ticareti daraltan her türlü engelin kaldırılmasından, ithalat ve ihracata uygulanan tüm vergi dışı engeli önce tarifeye dönüştürmek sonra da bu tarifeleri kaldırmak anlaşılır.

Yukarıda genel olarak değindiğimiz DTÖ’nün faaliyetlerini daha somut biçimde şöylece sıralayabiliriz:

1. Örgütün kapsamına giren (GATT’tan devralınan)anlaşmaların uygulanması, yönetimin ve işleyişinin sağlanması.

2. Yapılacak çok yanlı ticaret yeni görüşmeleri için bir forum oluşturma, ticareti serbestleştirme çabalarına yeni alanlar katma: örgütün sanayi ürünlerinin yanında tarım, tekstil ve hizmetler ticaretinin serbestleştirilmesi, ticarete ilişkin sınai ve mülkiyet haklarının korunması gibi alanlarda çalışmalar yapması öngörülür.

3. Üyeler arasında çıkan anlaşmazlıkları çabuk ev etkili biçimde çözmek üzere bir arabuluculuk mekanizması kurma: anlaşmazlıkların GATT47 kapsamında da yer almakla birlikte, oldukça etkisiz kalmaktaydı. DTÖ’de çözüm konusunda etkili karar alınmasını sağlamak için örneğin bir “anlaşmazlıkların çözümü organı” kurulmuştur.

4. Üyelerin dış ticaret politikalarını gözden geçirme ve değerlendirme: söz konusu örgüt, üyelerin dış ticaret politikalarının denetlendiği(monitoring) bir forum rolü oynar. Bu amaçla anlaşmada “Ticaret politikalarını gözden geçirme mekanizması”(Trade policy review mechanism-TPRM) ve bu mekanizma çerçevesinde çalışacak olan “Ticaret politikalarını gözden geçirme organı”na yer verilmiştir. Sözü geçen organ üye ülkelerin dış ticaret politikalarını, iki veya dört yıl gibi belli aralıklarla incelemeye tabi tutar.

5. Sürekli bir kurumsal yapı olarak IMF, Dünya Bankası ve bunlara bağlı kuruluşlarla yakın işbirliği yapma: Örgütün böylece global ekonomik politikaların oluşturulmasında daha etkin bir rol oynaması amaçlanmıştır.

6. Uluslar arası ticaret sisteminin faydalarından yararlanmaları için gelişmekte olan ülkelere ve dönüşüm ekonomilere yardımcı olma.

Uluslar arası ticarette ayrımcılığın kaldırılması için GATT’an devralınan iki önemli kural vardır:En çok kayrılan ülke kuralı.

En çok kayrılan ülke kuralına göre, bir üye ülkenin diğerinin mallarının ithalatıyla ilgili olarak ona verilen bir ödün(tarife indirimi gibi) veya sağlanan bir kolaylık, ayırım yapmadan diğer bütün ülkelere de aynen geçerli kılınmalıdır.Serbest ticaret bölgeleri ve gümrük birlikleri bu kuralın dışındadır.

İkincisi ise, ulusal işlem kuralıdır ve yurt içinde uygulanan vergi ve öteki müdahalelerde yerli mallarla yabancı mallar arasındabir fark gözetilmeden hepsine aynı işlem yapılmasını ifade eder.

Sonuç olarak, ticaretteki bütün bu engellerin ve ayrımcılığın kaldırılması ile uluslararası ticarette serbestleşme sağlanacak ve bütün ülkelerin yararına olarak uluslar arası ticaret hacmi genişlemiş olacaktır.

DTÖ’nün dayandığı yönetim yapısı şöyledir:Üye ülkelerin ilgili bakanlarından oluşan bir Bakanlar Konferansı(Ministerial Conference) vardır, en az 2 yılda bir toplanır.Ayrıca daha sık toplanan ve tüm üye ülke temsilcilerinden oluşan bir Genel Konsey’e (General Council) sahiptir.Nihayet örgütü temsil eden ve ilgili Bakanların atadığı bir Genel Direktör’ü bulunur, merkezi Cenevre’dedir.

Böylece, bugün dünya ticaretini evrensel boyutlarda serbestleştirmekle görevli olan DTÖ, genel düzeyde tanıtıldıktan sonra şimdi, bu örgütün kurulmasına varan gelişmeleri gözden geçirelim.

GATT’tan DTÖ’ye Varan Gelişmeler

Dünya ticaretini serbestleştirme çabalarını ilk önce sanayileşmiş ülkeler başlatmış, giderek az gelişmiş ülkeler de bu akımın içine çekilmişlerdir.Bu gelişmeler, temelde 1930’larda dünya ekonomisinde görülen yoğun koruyuculuk ve iktisadi milliyetçilik hareketlerine bir tepki olarak düşünülebilir.

Gerçekten de Büyük Depresyon’u izleyen yıllarda dünya ticaretinde uluslar arası işbirliğinden tümüyle uzak bir dönem yaşanmıştı. Ülkeler, içinde bulundukları dış ödemeler açığı ve işsizlik sorunlarını çözümlemek için bireysel hareket etmekte, bu da rekabetçi devalüasyonlara ve karşılıklı tarife yükseltmelerine yol açmaktaydı.Böylece dış ticaret, ikili anlaşmalar kanalıyla yürütülmekte ve uluslar arası ticaret de en düşük düzeylere inmiş bulunmaktaydı.

İki dünya savaşı arasındaki bu dönemde ülkelerin gümrük tarifelerini aşırı ölçüde yükseltmelerinin yanı sıra, tarife uygulamalarında da önemli farklılıklar görünüyordu.Bazı ülkeler gümrük tarifelerini “ayırım gözetici” (discriminative) şekilde uyguluyorlardı; yani belli bir mala uygulanan tarife oranları ithal edilen ülkeye göre değişik oluyordu.Bu ise dünya kaynak dağılımında etkinliğin bozulması ve uluslar arası ticarette haksız rekabet koşullarının ortaya çıkmasına yol açıyordu.

İki savaş arasındaki dönem boyunca uluslar arası ticarette görülen bu kısıtlayıcı uygulamalardan özellikle Batılı sanayileşmiş ülkeler şikayetçiydiler. Çünkü sanayi üretiminin hızla geliştiği bu ülkelerde, ekonomik hayatın canlılığı, büyük ölçüde geniş dış piyasaların varlığına bağlı bulunuyordu. O nedenle, Batılı ülkeler daha İkinci Dünya Savaşı sona ermeden veya savaşın hemen sonrasında çok yanlı bir uluslararası ticaret ve ödeme sistemi gerçekleştirmek için harekete geçtiler.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki uluslar arası ekonomik ve mali sistemin temeli 1944’te toplanan Bretton Woods Konferansları’nda atılmıştır. Konferansların sonucunda kurulmasına karar verilen iki örgütten birisi olan Dünya Bankası, Avrupa ekonomilerinin onarımına katkıda bulunmak (daha sonraları az gelişmiş ülkelere kalkınma yardımı sağlamak), ikincisi olan Uluslararası Para Fonu da uluslararası parasal ve mali sistemin düzenli biçimde sağlamakla görevliydi.

Uruguay Görüşmeleri ve DTÖ Sonrası

GATT toplantıları içinde gerek konu, gerek katılan ülke sayısı açısından en geniş kapsamlı Uruguay Görüşmeleri’dir (Uruguay Round). Görüşmeler 1986 Eylül’ünde Uruguay’ın başkenti Punta del Este’de başlamış ve 15 Nisan 1994’de Fas’ın Marakeş kentinde 125 ülkenin nihai anlaşmayı imzalaması ile sonuçlanmıştır. Başlangıçta görüşmelerin 4 yıl sürmesi planlanmıştı. Ancak, tarımsal sübvansiyonların kaldırılması konusunda ABD ile AB (özellikle Fransa) arasında çıkan görüş ayrılıkları nedeniyle görüşmeler 4 yıl daha uzadı.

Tarımsal sübvansiyonlardan başka bu görüşmelerde hizmet ticaretinin serbestleştirilmesi konusu ilk kez tartışılmıştır. Ayrıca tarife ve tarife dışı engellerin kaldırılarak yeni korumacılığın yayılışının önlenmesi, fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunması ve resmi ihalelerde yerli firmalar lehine konulan ayrıcalıkların giderilmesi, diğer önemli konular arasında yer alır.

Uruguay Görüşmeleri’nin bir diğer sonucu da DTÖ’nün kurulmasıdır. Görüşmelerde GATT 47 sözleşmesinde değişiklikler yapılmış ve bu şekilde oluşan GATT 94 DTÖ’nün kapsamına alınmıştır. Başka bir deyişle adı geçen kuruluş bir anlamda GATT’ın geliştirilmiş ve örgütsel yapıya kavuşturulmuş bir şeklidir. Uruguay Toplantıları’nda birçok yeni konuda anlaşmaya varıldığı ve bunlar da DTÖ’nün görev alanına alındığından, söz konusu anlaşmalar, içinde bulunduğumuz DTÖ sonrası dönemin de özelliklerini oluşturacaktır. O nedenle bu konulara biraz daha yakından bakmakta yarar vardır.

Görüşmelerde elde edilen sonuçları aşağıdaki biçimde özetleyebiliriz:

a.Sanayi Malları Üzerindeki Gümrük Tarifeleri: Gelişmiş ülkeler sanayi malları üzerindeki tarifeleri ortalama %34 dolayında indireceklerdir. Bu indirimler 1995 yılı başından başlayacak ve ilke olarak 4 yıl içinde ve 5 eşit taksitte yapılacaktır. Böylece gelişmiş ülkelerde sanayi ürünleri üzerindeki ağırlıklı tarife oranı Uruguay öncesi %4.7’den Uruguay sonrasında %3’e düşürülmüş olacaktır.

b.Gönüllü İhracat Kısıtlamaları: Genellikle “gri alan önlemleri” (gray area measures) de denen gönüllü ihracat kısıtlamaları veya iç piyasa düzenlemesi anlaşmaları gibi önlemler 4 yıllık bir süre içerisinde kaldırılacaktır.

c.Az Gelişmiş Ülkeler: Uruguay Görüşmeleri’nin bir özelliği de az gelişmiş ülkelere bağlayıcı tarife indirimleri öngörmüş olmasıdır. Böylece, az gelişmiş ülkeler de tarifelerini arttıramayacak ve mevcut tarifelerini zaman içinde azaltacaklardır.

d.Tarım: Uruguay Görüşmeleri’nde üzerinde uzlaşmaya varılan en önemli konulardan birisi de tarımın DTÖ’nün kapsamına alınması olmuştur.Tarımsal ürünler konusu, bu görüşmeler sırasında özellikle ABD ile AB arasındaki en önemlisigörüş ayrılığını oluşturmuştur.Sonunda, varılan anlaşmaya göre tarımla ilgili taahhütler 3 grupta toplanmıştır. Bunlar, pazara giriş, iç destekler ve ihracattaki sübvansiyonlardır.

e.Tekstil ve Giyim Sektörü: Tekstil ve giyim üzerindeki, Çok Elyaflılar Anlaşması’na dayanılarak konulan ihracat kotaları 10 yıllık bir sürede daha az kısıtlayıcı olan tarifelere dönüştürülecek ve bu süre içerisinde tarifeler de %25 oranında indirilecektir.

f.Hizmetler Ticareti: Dünya ticaretinin 1/5’ine yakın bölümü hizmet işlemlerinden oluşuyor. Hizmetler ticaretinin serbestleştirilmesi konusu ilk kez Uruguay Toplantıları’nda ele alınmıştır. Toplantıda hizmetler alanında liberalleşmeyi gerçekleştirmek üzere Hizmetler Ticareti Genel Anlaşması(GATS) kabul edilmiş ve hizmetler ticareti serbestleştirmeye yönelik çalışmaların Uruguay’dan sonra sürdürülmesi benimsenmiştir.

g.Sınai ve Fikri Mülkiyet Hakları: Sınai ve fikri mülkiyet haklarının kapsamı çok geniş olup örneğin, patentler, telif hakları, ses bandı yapımcılarının hakları, ticaret markaları, sınai tasarımlar, coğrafi alametler, ticaret sırları vs. bu kapsamda ele alınmaktadır.

h.Miktar Kısıtlamaları: Kural dışı olarak belirli durumlarda uygulanabilecek miktar kısıtlamalarının sanayileşmiş ülkelerde 2 yıl, gelişmekte olan ülkelerde 5 yıl içinde kaldırılması öngörülmüştür.

i.Ticaret Politikalarını Gözden Geçirme Mekanizması: Önceki anlaşmalardan farklı olarak bu anlaşmada ilk kez Ticaret Politikalarını Gözden Geçirme Mekanizmasına ve bu çerçevede çalışacak bir organa (Ticaret Politikalarını Gözden Geçirme Organı) yer verilmiştir. j.Ticaretle İlişkili Yatırım Önlemleri: Anlaşma ile, imalat sanayindeki yabancı sermaye işletmelerinin (örneğin otomotiv alanında) uymak zorunda oldukları yerel malzeme kullanma veya ihracat yapma gibi zorunlulukları da aşamalı biçimde kaldırılmaktadır.

Uruguay anlaşmalarında yukarıda değindiğimizden ayrı olarak, ithalattan zarar gören yerli üreticiyi korumak üzere uygulanacak geçici ithalat kısıtlamaları daha sıkı bir disiplin altına alınmış, anti-damping ve telafi edici vergi anlaşmazlıklarını daha keskin ve hızlı biçimde çözümleyecek hükümlere yer verilmiştir.

Uruguay Görüşmeleri sonucunda tarifelerin ve tarife dışı engellerin önemli ölçüde azaltılması, dünya ticareti üzerinde çok yanlı disiplinin güçlendirilmesi ve iş çevrelerinde artan bir güven yaratılması ile uluslar arası ekonomik ve ticari ilişkilerde hızlı bir gelişme sağlanması amaçlanmıştır.

Yapılan uygulamalı çalışmalar, Uruguay kararlarını uygulamanın dünya ticaret hacmini yılda 270 milyar dolar artıracağını göstermiştir. Bunun emek, sermaye ve doğal kaynak etkinliğini yükselterek tüm ülkeleri yararlandırması bekleniyor.

Dünya ticaretinde sözü geçen serbestleşmeden gelişmiş ülkeler kadar az gelişmiş ülkelerin de yararlanacakları belirtilebilir. Bununla birlikte özellikle, gelişmenin başlangıç düzeyindeki bazı az gelişmiş ülkelerin dünya ticaretindeki serbestleşmeden olumsuz yönde etkilenmeleri de göz ardı edilmemelidir.

 | Puan: 1 / 1 Oy | Yazdyrylabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazylmamy?

Yorum Yazın



KalynYtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Arama ARAMA