İSTATİSTİKLER

Sitemizde;26 kategori altında, toplam 721 Hayat hikayesi bulunmaktadır.

Sitemizdeki hayat hikayeleri toplam 2414647 defa okunmuş ve 1557 yorum yazılmıştır.

Nikola Tesla

Kategori Kategori: Bilim adamları | Yorumlar 2 Yorum | Okunma 2853 Okunma | Yazar Yazan: ballikas | 17 Nisan 2007 18:22:02

19. yy dan 20.yy a girerken en önemli degisim burjuva devrimlerinin yarattigi toplumsal ortam sayesinde gelisen bilim ve ardindan gelen teknolojik devrimlerle yasandi.


Nikola Tesla

19. yy’dan 20.yy’a girerken degisen dünyamiz ve Tesla

19. yy’dan 20.yy’a girerken en önemli degisim burjuva devrimlerinin yarattigi toplumsal ortam sayesinde gelisen bilim ve ardindan gelen teknolojik devrimlerle yasandi. Sanayi devrimi, buharli makinalarin icadi ve çok kisa bir süre sonra elektrikli motorlar derken arabalar, uçaklar ve uzay araçlari. 19.yy’a kadar ki dünyanin bu yüzyilin ikinci yarisindan sonra nasil muazzam bir teknolojik degisiklik yasadigini gösteren güzel bir örnek vardir. M.Ö. 7.yy larda Odysseia’nin gemilerinin hizi yelkenle gittiklerinde saatte 3 mil kadardir. 6-4. yy larda ise bu hiz ancak 3 kat artirilabilmistir. Denizcilikde önemli gelismelerin yasandigi 16.yy da ise günlük hiz 2 bin sene öncesinden ancak 40 mil fazladir. Ancak buharli gemilerle birlikte ulasimin hizi muazzam derecede artmistir. Artik niceliksel degil niteliksel bir degisimden söz edilmektedir. Ve 19.yy in sonlarinda telgraf ve radyonun icadiyla ulasim ve iletisimin yollari birbirinden ayrilmi?, dünya bugün iddia edildigi bir “global köy” olma rotasina girmistir. Mekanlarin uzakligi iletisimde “önem”ini yitirmistir.

1900’ün baslarinda daha ilk uçus denemeleri yapilirken insanoglu bundan sadece 50-60 yil sonra uzaya çikmaya baslamis, 1969 yilinda Ay’a ayak basmistir. Tüm insanlik tarihine baktigimizda bu büyük degisimler çaginin yasanmasini saglayan, burjuva devrimleri ve ardindan bu sosyal yapi ile sinirli teknolojik devrimler olmustur. Iletisim ve enerji teknolojileri, çagimizin en önemli belirleyiclerindendir. Iste burada kisaca hayatindan bahsedecegimiz kisi de bu açidan baktigimizda bugünkü dünyamizin yaraticilarindan belki de en önemlisi ve o oranda da en unut(tur)ulmus olanidir. Uzak görüslülügü toplumsal sistemin sinirlarinin disina çikmis ve kaçinilmaz olarak bastirilmistir. Yine de adinin literatürden tamamen silinmesi olanaksizdir. Çünkü bize bugün bu kisiyi hatirlatacak çok sey vardir. Hakkinda bir arastirmaci söyle demektedir: “...Hala, bilgisayarinizda çalisirken Tesla’yi hatirlayin. Onun “Tesla Coil”i yüksek voltajli resim tüpünüzün çalismasini saglamaktadir. Evinizde kullandiginiz elektrik Tesla’nin alternatif akim(AC) jenaratöründen gelmekte, Tesla transformatöründen geçmekte ve evinize 3 fazli Tesla enerjisini getirmektedir... Tesla’nin icatlari bugün heryerdedir...”

Tesla’nin siradisi ve tuhaf çocuklugu

Nikola Tesla, 9 Temmuz 1856 yilinda, o zamanlar Avusturya-Maceristan Imparatorlugu’na bagli olan Hirvatistan’in güneybati kesiminde Smiljan isimli bir köyde dogmustur. Ailesi Sirp asillidir ve babasi köydeki ortadoks kilisesinin rahibidir. Annesi okumamis olmakla birlikte, Tesla’nin okul öncesi egitiminde çok önemli bir yere sahiptir. Tesla’nin hayati boyunca bir takinti haline getirdigi, yemegini yemeden önce tabaktaki yemekle ilgili kübik hesaplamalari akildan yapmak ve bitirmeden yemege baslamamak, sanirim annesiyle yaptigi çalismalardaki zihinsel hesaplama ekzersizlerinden kalma bir aliskanlikti.

Annesi’nin mucitlerle dolu bir soydan geldigini ve evdeki bütün hayati kolaylastiran araç gereçleri annesinin tasarladigini anlatir. Ayrica, kendisinde yaraticilikla ilgili sahip oldugu herseyin annesinden kaynaklandigini belirtir ve birlikte yaptiklari çalismalardan bahseder. “Bu egitim hertürden ekzersizi kapsardi, baskasinin düsüncesini tahmin etme, bazi ifadelerdeki eksikleri bulma, uzun cümleleri tekrarlama, ve zihinsel hasaplamalar yapmak”

Bir papaz olan babasi ise yine olabildigine ilginç bir insandir. Çok okuyan, birkaç dil bilen ve ezber yetenegi bazi klasikleri eksiksiz tekrarlayabilecek kadar kuvvetlidir. Kendi kendine farkli ses tonlariyla odasinda konusurken, disaridan birinin içerde bir tartisma oldugunu sanacak kadar da yeteneklidir. Ancak oglunun da kendisi gibi ileride ruhban sinifindan olmasi konusunda oldukça kararli ve bu konuda taviz vermeyecek kadar da sertdir.

Tesla’nin küçüklügü, çok siradisi bir zekaya sahip olarak gördügü agabeyinin ölümüyle birlikte, anne-babasinin ogullarinin acisini unutamamalari ve sürekli küçük Nikola’yi onunla kiyaslamalari yüzünden hayli zor geçiyor. Içine kapanikligini, bu zamanda edindigi kendine güven problemiyle iliskilendirmek sanirim yanlis olmayacaktir.

Zihnini kaplayan imgeler ve çakan flaslar

Tesla çocuklugunda geçirdigi tuhaf bir hastalikdan çok etkilenmistir ve kendi ifadesine göre geç uyanisinin nedeni bu olmustur. “Çocuklugumda, ilginç bir felaket yüzünden aci çekiyordum; siklikla kuvvetli flaslarla bezeli imgeler, gerçek nesnelerin yerini aliyor, düsüncelerimi ve hareketlerimi engelliyordu. Bu resimler daha önce gördügüm ama hiç hayalini kurmadigim nesneler ve sahnelerdi. Bana bir söz söylendiginde, nesnenin isaret ettigi resim aniden hayalimde canlanirdi ve bazen gördügümün gerçek olup olmadiginin ayirdina varamazdim. Bu bende büyük bir kaygiya ve rahatsizliga sebep olurdu”. Bu görünümler hastalikli bir kimsenin gördügü halüsünasyonlarla karistirilmamaliydi. Bunlar (görünen imgeler) kendi formüle ettigi teoriye göre; önemli bir uyarinin (heyecanin) sebep oldugu, beynin reflksiv bir davranisla retina üzerine gönderdigi imgelerdi. Tesla, eger bu teorim dogruysa der: “herhangi birinin aklinda tasarladigi bir nesnenin görüntüsü bir ekrana yansitilabilinir ve böylelikle görünür hale getirilebilinir”. Insan iliskilerinde bir devrim yaratacagini düsündügü bu teori üzerine o zamanlarda epey bir çaba sarfetmistir. Kendi aklinda tasarladigi bir görüntüyü, baska odada oturan bir kimsenin de zihninde yaratabilmek için ugrasmistir.

Zihin Gezileri

Tesla bu yillarda, delice diye adlandirabilecegimiz zihin gezileri yaptigini ileri sürmüstür. Gerçek dünyadakinden farkli olarak görmedigi arkadasliklar kurar, yani yerler, sehirler ve ülkeler görürmüs.. Bu gezilere her aksam çikar hatta bazen gün boyunca da sürdürdügü olmustur. “Düsüncelerimin ciddi olarak icatlara dönüstügü 17 yasina kadar sürekli sürdürdüm bu gezileri”. O günlerde Tesla, aklinda tasarladigi seyleri gerçek yasama çok kolay aktarabildigini ve bu yolun sadece deneylerle yapilan çalismalara göre çok daha hizli ve etkili oldugunu düsünmektedir. “Modellere, çizimlere ve deneylere ihtiyacim yoktu” der.

Tesla’nin kendine has mucidligi ve deneysiz icad yolu

“Bir kimse henüz ham olan tasarisiyla bir araç olusturmaya kalkarsa, kaçinilmazlikla zihni aracin detaylarinin düsünülmesiyle isgal edilecektir. Bu kimsenin, aracin gelistirilmesi ve yeniden yapilmasi sürecinde konsantrasyonu azalacak ve temel ilkeleri görme gücünü kaybedebilecektir. Belki sonuç saglanabilecektir ama herzaman kaliteden feda edilerek”. Iste Tesla, kendi çalisma mantiginin tersi olarak niteledigi yukardaki metodun verimsiz oldugunu bu sözlerle açiklamaktadir. Kendisi ise aklina bir fikir geldiginde onu öncelikle hayalinde olusturmaya baslar. Insa sürecini zihninde degistirir, gelistirmeleri akildan yapar ve araci zihninde çalistirir. “Türbinimi aklimda çalistirmam ya da dükkanimda test etmem benim için kesinlikle önemsizdir. Bir farklilik yoktur, ne olursa olsun sonuçlari aynidir. Bu yolla aklima gelen bir fikri eksiksiz ve çok hizli bir sekilde, hiçbir?eye dokunmadan gelistirebilirim”. Tesla, mühendislikde, elektrik ve mekanikde, sonuçlarin olumlu olacagini düsünmektedir. Ona göre hemen hemen hiç bir konu yoktur ki önceden düsünülerek yapilamasin; elbette yeterli teorik ve pratik bilgi varsa. Ham fikirlerin, genellikle yapildigi gibi, pratige tasinmasini gereksiz yere harcanan büyük bir enerji, para ve zaman kaybi olarak görür.

Tesla, küçüklügünde yasadigi ve sonradan da devam eden felaketin(imgelerin hayalinde canlanmasi), esasinda kendine bagsedilen bir güçle telafi edildigini düsünür. Bu güç, duyu organlarinin uyarmasiyla birlikte aninda düsünebilme ve bu dogrultuda hizla hareket edebilme kabiliyetidir. “Bunun pratik sonucu, simdiye kadar ancak kusurlu bir uygulamasi bulunan teleautomatic(uzaktan kumada) bilimidir”. Tesla, yillarca kendini kendinden kontrollü otomatlarin (self-controlled automata) planlanmasina adamis ve mekanizmalarin sinirli bir derecede de olsa akil sahibiymis gibi hareket edebilecek sekilde üretilebilecegine inanmistir. 20. yy a henüz girilmedigi bir dönemde, bunun endüstri ve ticarette bir devrim yaratacagini görebilmistir.

Bir kitap okudu hayati degisti...

Karakterinin güçsüz ve zayif oldugu, cesaretinin ve kararliliginin olmadigi, ölüm ve dinsel korkularinin oldugu bir dönem yasamistir çocuklugunda. Batil inançlarin etkisi altinda oldugu bu döneminde hayaletlerden, cinlerden, v.s. korkmustur. Sonradan, babasinin kütüphanesinde yaptigi gizli okumalardan birinde eline geçen bir kitapla (Aoafi- The son of Aba(Aba’nin oglu) – Macar yazar- Josika), hayatinin rotasi degismistir. “Bu okuma, hernasilsa irademin hareketsiz güçlerini uyandirdi ve kendi kendimi kontrol (self-control) etme talimlerine basladim. Azmim önceleri Nisandaki karlar gibi eridi, ama kisa bir süre sonra güçsüzlügümü kesfettim ve daha önce hiç bilmedigim bir memnunluk hissettim”.

Düsler ve gerçekler üzerine

Hayatin çok hizlandigi ve hertürden enformasyonun insanlarin beyinlerine akin etmeye basladigini düsündügü yillarda Tesla, bunun modern varolusun bir sikintisi ve kendini gözlemleme yetenegi olmayan insanin ortaya çikisi olarak yorumlar. Kendisindeki iç gözlem yetenegini ise paha biçilmez bir basarisi olarak görür. Hayal dünyasinin körelmesinin gerçek tehlike oldugunu düsünür. Bu düsünceyi bir alinti ile pekistirebiliriz: “ ...düs görme yetenegimizi bastirdigimiz hayat alanlarinda ise önümüzdeki hayattan, insanlardan, insanin dünyasindan korku duymaktayiz. Bu korkumuz demokratik toplum hayatindan vazgeçmeye her an hazir “siradan insanlara” dönüstürmekte bizi”. Tesla da bu tehlikeyi görebilmisti. Kendisinin çok geliskin bir politik bakisinin oldugunu iddia edemesek ve hatta zaman zaman buhranli yanlis tercihler yapabildigini düsünebilsek bile bir hümanissti denilebilir ve insanlarin yasantisindan kaygi duyuyordu.

“Böcek enerjisi”nin insanlik yararina kullanilmasi!

Bütün bir yasami boyunca sürecek çalismalari ve icatlarinda henüz bir çocukken yaptigi bir deneyde de ulasmaya çalistigi gibi, doganin enerjisini insanlik yararina kullanmayi amaçlamisti. Ilk baslarda içgüdüsel bir biçimde olan bu düsünce daha sonra basat bir öneme sahip olmustu Tesla’nin yasaminda. Çocukluk deneylerinden birinde Tesla 16 tane mayis böcegini (May bug) dörder dörder çapraz birbirini kesen iki çubugun uçlarina yapistirmis ve onlarin yorulmak bilmez dönüslerini bir mille bir çarka ordan da daha büyük bir çarka geçirmistir. Bu deney arkadasinin böcekleri yemesiyle trajik bir son bulmus ve Tesla insanlik yararina kullanmak için bir daha böcek enerjisinden yararlanmayi aklina bile getirmemistir.

Köy’den Kent’e göç ve ilk toplumsal “basari”

Ilkokul birinci siniftan sonra ailesiyle birlikte köye yakin küçük bir sehir olan Gospic’e gider. Bu degisim ona dogal hayattan uzaklastigi için hiç hos gelmez ve hayvanlarini –özellikle güvercinleri- birakmayi hiç istemez. Her hafta Pazar günü gittigi Kilise görevinden de hiç hosnut degildir. Ancak, bu sehirde yasadigi bir olay omuzlarda tasinmasina sebep olur. Yeni kurulan bir itfaiye departmani son model bir yangin söndürme cihazi almistir. Bütün herkes sehrin meydaninda toplanmistir, bu son teknoloji makinanin çalismasini görmek için. Makina suyunu nehirden alacaktir. Ve bütün seramoni ve konusmalar tamamlandiktan sonra, pompayi çalistir emri verilmis fakat ne yazik ki bir damla su bile gelmemistir hortumun agzindan. Eksperler ve profesörler bos bir çabalama içine girmislerdir. Tesla alana vardiginda durum budur ve kendisi de küçük bir çocuk olarak bu konuda fazla bir bilgiye sahip degildir ancak olanca bilgisine dayanarak nehire atlar ve suyu nehirden çekmesi gereken hortumun agzinin tikanikligini açar ve tam o sirada püskürtmeye baslayan hortum bütün bir kalabaligin pazar giysisini islatir. Bu, Nikola Tesla’nin hayatindaki ilk toplumsal basaridir diyebiliriz!

Tesla bu sehirde, daha sonra gidecegi kolej veya gerçek bir liseden önce, 4 yillik bir normal okula gönderilir. Okulda bir kaç mekanik maket vardir ve bu maketler ilgisini su-türbinlerine yöneltir. Amcasinin ona anlattigi Niagara Selalesini zihninde canlandirir ve selalenin akittigi sularla dönecek büyük bir tekerlegin hayalini kurar. Amcasina bir gün Amerika’ya gidecegini ve bu planini gerçeklestirecegini söyler. Bir gün gerçekten gidecek ve gerçeklestirecektir!

Lise Yillari ve hava basinçli silindiri

Tesla 10 yasinda liseye baslar. Bu lise yeni ve araç gereçle iyi donatilmis bir lisedir. Fizik departmaninda çesitli elektrik ve mekanige ait klasik bilimsel araçlarin maketleri bulunmaktadir. Bu maketlerin hocalar tarafindan gösterildigi ve çalistirildigi zamanlar Tesla’nin en çok ilgisini çeken anlardir. Bu araçlari seyrettikçe çok güçlü bir mucit olma istegi kaplar zihnini. Ayni zamanda matematigi de sevmektedir ve akildan yaptigi çok hizli hesaplamalarla Profesörlerinin takdirini kazanmistir. Ancak eliyle bu yaptigi hesaplamalari tahtaya yazmak ya da herhangi bir model çizmeyi basarabilmek Tesla için azapdan baska bir sey degildir ve bu isi düzgünce yapabilmesi için yillarca ugras verilmistir.

Okulun ikinci senesinde Tesla’nin en büyük hedefi hava basinciyla saglanabilecek sürekli bir hareket yaratabilmektir. Küçüklügünde içi bos saplardan vakumlayarak yaptigi oyuncak tüfekler zihnini hep mesgul etmis ve vakumun gücünü kullanmak istemistir. Bir süre düsüncelerinde karanlikta dolastiktan sonra bir model gelistirmis ve hava basincini kullanarak bir silindirin sürekli rotasyonunu saglamistir.

Bu sürekli hareket onu fazlasiyla sevindirmis ve en çok istedigi “uçus makinasi”nin gücünü bu sekilde saglayabilecegini düsünmüstür. O güne kadar, semsiyeyle bina tepelerinden atlayip kötü bir biçimde düserek sürdürdügü, cesaret kirici bir çok hatirasi vardir. Bu rotasyonu sagladiktan sonra eksiginin sadece bu rotasyonla çirpacak kanatlar oldugu fikrine kapilir. Sonuç, vakumlu silindir tüpün içindeki hava basincinin ona dik açiyla etki eden dis hava basinci yüzünden sizdirmasi ve kuvvetsiz rotasyona neden olmasiyla basarisiz olmustur.

Yine bir kitap ve degisen hayat

Tesla, yakalandigi hastaliklar yüzünden liseyi zorlukla bitirebilmistir. Doktorlar durumunun çaresiz oldugunu düsünmüsler ve tedaviden bile vazgeçmislerdir. Bu süreçde Tesla’nin sürekli olarak okuyabilmesine izin verilmistir ve o da bu firsati, halk kütüphanesinden aldigi kitaplarla degerlendirmistir. Bu dönemde daha sonra arkadasi olacak Mark Twain’in ilk yazdiklarindan bir eseri eline geçmis ve bu kitabin büyüleyici etkisiyle umutsuz durumunu tamamen unutmus ve mucizevi biçimde hizla iyilesmistir.

Carlstadt’daki Lise yillari

Okul hayatina, teyzelerinden birinin yasadigi Hirvatistan’in Carlstadt sehrindeki yüksek lisede devam etmistir. Orada kaldigi 3 yil aradan sonra okulu bitirmesiyle bir dönüm noktasina gelmistir. Bugüne kadar anne ve babasi ogullarinin bir rahip olacagindan hiç süphe etmemektedirler. Fakat bu düsünce Tesla için büyük bir endise kaynagidir. Çünkü okul yillarinda özellikle çok zeki olarak niteledigi profesörünün etkisiyle elektrige merak sarmis ve bu büyüleyici dünya hakkinda daha çok sey ögrenmeyi kafasina koymustur.

Yol ayrimi

Okulu bitip de eve dönecegi siralarda babasi onu Gospic’deki salgin hastalik sebebiyle ava çagirir. Av için gittigi sehirde kendisi de hastaliga yakalanir ve 9 ay boyunca yataktan kimildayamiyacak kadar kötü bir hastalik geçirir. Kendisi, enerjisinin tamamiyle bittigini ve ikinci ve bu sefer galiba sonuncu defa ölümün kapisina geldigini düsünür. Babasi onunmoralini iyi tutmak için elinden geleni yapmaktadir. Ve yine ogluna moral vermek için odasina girdigi bir sirada Tesla babasina; “Belki” der “Eger sen benim mühendislik egitimi almama izin verirsen iyilesebilirim.” “Sen dünyadaki en iyi teknik okula gideceksin,” diye içtenlikle yanitlar babasi Tesla’yi. Zihninden agir bir yükün kalkmasiyla kisa bir süre içinde ilaçlarinda yardimiyla iyilesir. Herkes bu süreci saskinlikla gözlemlemistir.

Babasi bu hastaligin ardindan ogluna saglikli ve dogal bir ortamda dinlenmesi ve ekzersiz yapmasi için israr etmis. Dogayla bas basa geçirdigi bu dönemde Tesla gezintilerine bir çok kitap ve av takimlariyla birlikte çikarmis. Bu dönem onun hem zihnini hem de bedenini kuvvetlendirmis. Gezintileri sirasinda hayalinde birçok sey tasarlamis fakat tasarladiklari gibi tasarilarin dayandigi kurallar da bilgi eksikliginden dolayi hayaliymis.

Akillara durgunluk veren tasarilar

Bu döneme rastlayan iki tane ilginç tasarisi var Tesla’nin. Biri, mektup ve paketlerin denizaltina yerlestirilecek tüplerle su basinci kullanilarak iletilmesini saglayacak olan projesi, çok daha hayali olan digeri ise, ekvatorun etrafina dünyaya bagli olmadan kendiliginden hareket eden bir halkanin insa edilmesi ve bu halkaya istenildigi zaman dünyadan ulasilarak, dünyanin kendi etrafinda dönüsü sayesinde, trenlerin hiçbirzaman ulasamiyacagi saatte binlerce kilometre yol alinabilmesinin saglanmasi. Bunun komik bir düsünce oldugunu otobiyografisinde Tesla da belirtir ama kendisinden daha kaçik ve komik bir NewYork’lu profesörden bahseder. Bu bilimadami da atmosferdeki havayi çok sicak olan bölgelerden iliman olan bölgelere pompalamak niyetindedir ve bu amaç ugruna devasa büyüklükte bir araç bile yapilmistir.

En ünlü Politeknik okulu

Dogada dinlenerek geçirdigi bu bir senenin ardindan Tesla, babasinin seçtigi ve okullar arasindaki en ünlü ve eski olanlardan, Gratz’daki (Avusturya) politeknik okuluna gönderilir. O kadar memnun olurki çalismalarina büyük bir heves ve tempoyla baslar. Notlari mükemmeldir, bütün derecelerde rekorlari kirar ve hocalari tarafindan en yüksek notlardan daha fazlasini hakettigi düsünülür. Çalismaya bütün günler dahil sabahin 3 ünde baslamakta ve gece 11’e kadar sürdürmektedir. Bütün sene bu sekilde çalistiktan sonra evine kisa bir tatil için giderken ondan, özellikle babasinin çok gururlanacagini düsünmektedir. Fakat babasi onun hevesini kiracak derecede ilgisiz kalir. Bunun nedeni Babasi öldükten sonra buldugu bir kutu içindeki mektuplarla açiga çikar. Profesörleri babasina, eger çocugunuzu okuldan almazsaniz çok çalismaktan kendini öldürecek yazmislardir.

Tesla’nin takintilari ve “canavar” Voltaire

Tesla’nin dehset verici kisiliginin bir diger özelligi de basladigi bir seyi muhakkak bitirme takintisidir. Fakat bu tabagindaki yemeklerin kubik hesaplamalarini yapmaktan ya da her yaptigi tekrarlanan hareketlerin muhakkak 3’e bölünmesi zorunlulugundan daha agir sonuçlar doguracaktir. Bir gün, “günde 72 fincan siyah kahve içen canavar” diye nitelendirdigi Voltaire’in bir cildini okumaya basladiginda basina geleceklerden habersizdir. Çünkü o “canavar” küçük harflerle dolu 100’e yakin cilt yazmistir ve Tesla basladigi isi bitirmek zorundadir. En son cildi okuduktan sonra söyle der: “Bir daha asla”.

Büyük düs

Gratz’daki okulda yapilan deneylerde ilk defa “Gramme Dinamo”yu görür. Bu dinamo bir jenaratör gibi çalismakta ve tersine çevrildiginde de bir elektrik motoru olmaktadir. Fakat çok fazla ses ve kivilcim çikaran verimsiz bir motor. Bunun üzerine düsündügünde, kendisinin bu motoru kivilcimlar çikartmasina sebep olan firçalari kullanmadan yapabilecegini iddia eder. Profesörü dersde Tesla’yi söyle yanitlar. “Bay Tesla büyük seyler basarabilir ama kesinlikle bunu yapamiyacaktir”. Tesla bunu yapmistir! Gratz’daki okulu bitince 1880 de Prag’a gider, babasinin arzusunu gerçeklestirmek için üniversite egitimini orada tamalayacaktir. Burada yaptigi çalismalarda henüz amacina ulasamiyacaktir ama bu dogrultuda bir ilerleme olarak komütatörü(elektrik akiminin yönünü degistirir) makineden ayirmayi basarir.

Belgrad Telefon Sirketi

Amerikan telefon sistemi o dönemlerde Avrupa’ya yayilmaktadir ve Maceristan’da da Budapesteye kurulacaktir. Bunu ailesinin maddi sikintisini hafifletmek için büyük bir firsat olarak görür. Zaten sirketin basinda da aile dostlarindan kisiler bulunmaktadir. Burada yine çok kötü bir sekilde hastalanir. Tüm sinir sistemi iflas eder. Tesla, umutsuzca hayata yapisir ama asla birdaha iyilesecegini beklememektedir. Fakat iyilesir ve bundan sonraki hayatinda hiç durmadan, bir gün bile ara vermeden yillarca çalisacaktir.

Göethe’nin Faust’u ve döner manyetik alanin icadi

Hayati tekrardan kazanmistir ve derinlerde, esasinda bunun beynin kazandigi ama henüz disa ulasmamis bir savas olarak görür. Ve bir hafta sonu Sehir Parkinda arkadasiyla yaptigi bir gezi sirasinda Göethe’nin Faust’unu ezberden okurken birden fikir aniden bir flas gibi patlar beyninde. Bir sopayla kuma diyagrami çizer ve arkadasina, kendisine bir makina kadar gerçek görünen çizimi göstererek, “bak motorumu görebiliyor musun” diye sorar. Bu plan, AC (Alternatif akim) akimdan yararlanmayi saglayacak ilk adim olmustur. Döner manyetik alanin prensiplerini belirlemis ve endüksiyon motorunu tasarlamistir.



Telefon sirketindeki çalismasina kaderin bir cilvesi olarak, teknik ressam olarak baslamistir. Sonralari departmanin basindaki kisinin ilgisini çekmis ve hesaplamalar, dizayn etme ve yeni makinalarin yerlestirilmesinde karar verme yetkileriyle donatilmistir. Telefon santrali çalismaya baslayana kadar orada çalismis ve o günün telefon teknolojisine, patentini hiç bir zaman üzerine almadigi ama onun tarafindan icad edildigi bilinen araçlar yaparak katkida bulunmustur.

Edison’la tanisma ve büyük umutlar ülkesi “Amerika”

Nikola Tesla, 1882 yilinda bir arkadasinin önerisiyle Paris’e, Edison sirketinin bürosuna çalismaya gitmistir. Burada Edison’un yakin arkadasi ve yardimcisi Mr. Batchellor ve bir kaç amerikaliyla daha tanisir. Ancak tek tanistigi amerikalilar degil “amerikan yasam biçimi(american way of life)” de olmustur. Daha sonralari çok aci çekmesine ve delilik olarak adlandirilabilecek arastirma ve açiklamalar yapmasina sebep olacak sinir bozukluklarina sürükleyecek bu tarz o zamanlarda ona sadece komik görünür. “Amerikalilar benle çok ilgiliydiler, özellikle de bilardo oynamadaki üstünlügümle. Bu baylara bu konudaki icadimi anlattim ve baylardan biri bana hemen bir hisse senedi(borsa) sirketi kurmayi önerdi. Bu teklif bana son derece komik geldi ve ne demek istedigi konusunda, bunun bir amerikan tarzi olmasi disinda çok küçük bir fikrim vardi”.

Tesla bu dönemde bir Almanya bir Fransa arasinda gidip gelmeye baslar. Güç ünitelerinin onarimi için çalismaktadir. 1883 yilinda bir görev için gittigi Strazburg’da, saatlerce çalismanin sonunda, firça ve komütatör kullanmaksizin ilk endüksiyon motorunu yapmayi basarir. Strazburg’daki isini basarili bir biçimde bitirdikten ve sirketinin önemli miktarlarda para kaybetmesini önledikten sonra Paris’e geri döner. Edison’un arkadasinin israriyla bundan sonraki çalismalarini yürütmesi için “büyük umutlarin ülkesi” Amerikaya hareket eder. Hiç bir zaman para konularinda basarili olmayacak olan Tesla’nin New York’a vardiginda cebinde yalnizca 4 senti vardir.

Edison’la tanismasinin hayatinda unutulmaz bir an oldugunu söyler. Bilimsel bir egitim görmemis ve çocuklugunu bazi avantajlardan yoksun olarak geçirmis bu harika adam onu hayrete düsürmüstür. Bu durumda oldugu halde çok sey basarmis biridir. Kendisi, bir düzine dilüstüne çalismis, sanat ve edebiyat dünyasina dalmis, ve en iyi yillarini kütüphanelerde, Newton’un prensiplerinden Paul de Kock’un romanlarina kadar, eline geçen hertürden kitabi okuyarak geçirmis ve Edison’la tanistiginda da, bu adamin karsisinda bütün bu yillari bosuna yasamis oldugunu hissetmistir. Daha sonra yavas yavas bu düsüncelerinden siyrilmis ayni zamanda da yine bu dönemde yaptigi basarili çalismala sebebiyle Edison’un güvenini kazanmistir.

Tesla Elektrik Sirketi ve Wetinghouse anlasmasi

Bir anlasmazlik yüzünden Edison’un sirketinden ayrilir ve kendi gelistirdigi alternatif akim motorunu yapabilmek için birkaç bankerin destegiyle kendi sirketini kurar. Esasinda bankerlerin ondan istedigi bu alternatif akim(AC) ile ilgili seyler degildir. Hali hazirda kullanilan bir (DC) dogrusal akim vardir ve bu konu onlar çok ilgilendirmemektedir. Onlar Tesla’nin ark lambalarini istemektedirler. Tesla Electric Co. 1887 yilinda kurulur ve finansörlerinin istedigi ark lambalarini tamamen hallettikten sonra kendi esas istedigi isle ugrasmaya firsat bulacaktir. Kendi laboratuvarinin kurulmasiyla burada tam da zihninde tasarladigi gibi bir çok motor meydana getirir. 1888 yilinda Westinghouse Sirketiyle yapilan bir anlasmayla, patentini aldigi 40 temel icadi, 1 milyon dolar gibi bir fiyata bu sirkete satilir. Tesla’nin jenaratörleri Niagara selalelerinde kullanilir. Böylelikle de Edison’un en önemli rakibi haline gelmis olur. Westinghouse, bugün de halen kullandigimiz, Tesla’nin bulusu olan elektrik sistemini (AC-alternatif akim), kendi temeline oturtur. Edison’un DC-dogrusal akimi 1 kilometre ötedeki bir lambayi bile yakamazken Tesla’nin AC-alternatif akimi sayesinde çok yüksek voltajlar da transfer mümkün olabilmektedir. Bugün bütün dünyanin kullandigi sistem Tesla’nin 19.yy’in sonlarinda gelistirdigi “AC-alternatif akim”dir.

Tesla’nin, manyetik alanin rotasyonuyla ilgili prensipleri ve endüksiyon motoru onun daha sonra olusturdugu çok fazli alternatif akiminin kullanimini saglamis ve diger icatlari –dinamolar, transformatörler, endüksiyon bobinleri, kondensatörler, ark ve akkor lambalari- ile Tesla, elektrik enerjisinin kitlesel kullanimina paha biçilmez bir yardimda bulunmus ve bütün bu icatlar bugünkü dünyamizin yaratilmasini; elektrik enerjisinin endüstriden evlere kadar insanligin yararina her yere girmesini saglamistir.

Yüksek Frekans çalismalari ve Tesla Coil(Tesla Bobini)



Tesla 1889’un sonlarina dogru Pitsburg’dan New York’daki laboratuvarina döner dönmez yüksek-frekans makineleriyle(high-frequency machines) ilgili çalismalarina kaldigi yerden devam eder. Bu kesfedilmemis alandaki yapim asamasinin problemleri çok yeni ve pek tuhaftir. Indükleme tipini(induction type), kusursuz sinüs dalgalari olusturabilmekten uzak oldugu için reddeder. Sinüs dalgalarinin rezonans için çok önemli oldugunu söyler. Nihayetinde, çalismalarinin sonucunda, farkli bir amaçla icad edilmis de olsa, 1891 yilinda bugün radyo, televizyon ve bilgisayar teknolojisi basta olmak üzere birçok elektronik ekipmanda kullanilan Tesla Bobinini(Tesla Coil) kesfetmeyi basarir.

Tesla Bobini, radyo frekanslarinda yüzbinlerce volta varilmasini saglayan yüksek-frekans transformatörüydü. Elektrik akimi bu aletin tepesinde siçramalara neden oluyor ve mavi kivilcimlar çikartiyordu. Bu elektrik desarjlarinin bir alici tarafindan kablosuz olarak alinabilmesi elektrik enerjinin kablosuz transferini saglamis olacakti. 1891 yilinda Tesla’nin laboratuvarinda yaptigi küçük makineler sadece 10-15 cm lik siçramalar(desarjlar) meydana getirebiliyordu. 1900 yilinda yaptigi daha büyük olanlarda ise 100 lerce metrelik siçramalar elde etmeyi basarmisti. Söylendigine göre, yüksek frekanslardaki elektrik akimlari vücuda zarar vermeden derinin üzerinde dolasabidigi için Tesla’da bu kivilcimlari parmaklarindan alip vücudunda dolastirabilirmis.

Tesla Bobini, onun için yepyeni bir baslangiç demekti. Bütün yasami boyunca düsündügü dogal enerjinin insanlik yararina kullanilmasi açisindan çok önemli bir adim olmustu. Bu alet sayesinde elektirgin çok yüksek frekanslarda kablosuz olarak transferinin mümkün olacagini düsünüyordu. Ve kuracagi merkezlerle küçük bir kaynaktan yükselterek elde ettigi elektrik enerjisini (milyonlarca volt) kablosuz olarak dünyanin istedigi yerindeki alicilara ulastirabilecekti. Bunu yapabilmek için en iyi iletken dedigi yerküreyi kullaniyordu. Bu bizim AC sisteminde evlerimizde kullandigimiz topraklama gibi düsünülebilir; yerküre esasinda kendisine aktarilan elektrigi kaybetmez ve topraklanan akim gücünün yettigi yere kadar dalgalar halinde yayilir. Tesla, çok kuvvetli elektrik akimlarini toprakliyordu ve bu akimi baska bir akimla ayni yerden topraklayarak destekliyor ve dalgayi kuvvetlendiriyordu. Böylece saniyede 300.000 km hizda hareket eden (isik hiziyla aynidir) elektrik dalgalari, dünyanin merkezinden geçerek diger taraftan dünyanin yüzeyine çarpiyor ve tam olarak ayni noktadan geri dönüyordu. Salincak örneginde oldugu gibi küçük küçük ama ayni kuvvette ittirmelerle rezonans mantigina göre yükselen salincak gibi elektrik dalgalari da her geri gelislerinde daha kuvvetli oluyor ve daha yüksege siçrayabiliyorlardi (Bu metdod 1950 yilinda Ay’in ve 1970 yilinda Venüs’ün haritasinin çikarilmasi için de kullanilmistir. Radar isinlari aya ve venüse gönderilerek bu isinlarin geri dönüs hizlarindan dünyamiza ne kadar uzakda olduklari belirlenmisti.)

X-isinlari ve Röntgen cihazi

Tesla’nin bu aleti icat ettigi 1891 yili onun ayni zamanda Amerikan vatandasligina geçtigi tarihdir. Tesla’nin bu dönemdeki çalismalari degerlendirildiginde baska bir gerçek daha ortaya çikmistir: 1895 yilindaki icadiyla X-isinlarinin mucidi olarak bilinen Wilhelm Röntgen’den 3 yil önce Tesla bu isinlarla deneyler yapmis ve insan vücudunun iç kisimlarina ait basarili resimler elde etmistir.

Kablosuz yanan ampuller ve Faraday’in koltugu

Tesla, yine ayni dönemde yaptigi laboratuvar çalismalarinda elektrodsuz vakumlanmis tüpleri odanin içinde olusturdugu gerekli yogunlukta elektrik alaniyla kablosuz olarak yakmayi basarmisti. Bu deneyin halk önünde tekrarlanmasindan sonra Tesla, dünyanin heryerinden çagrilar almaya baslar. Bunlardan bir tanesini degerlendirir ve 1892 yilinda Londrada Elektrik Mühendisleri Enstitüsü’nde ders vermeye gider. Oradan Paris’e geçmek üzereyken Sir James Dewar’in karsi konulmaz bir israrla Kraliyet Enstitüsü’nde de gösterisini tekrarlamasini ister. Burada Dewar Tesla’yi bir koltuga iterek eline bir bardak viski verir ve “simdi” der: “Faraday’in sandalyesinde oturuyor ve onun içtigi viskiyi yudumluyorsun”.

New York’daki laboratuvarina döndükten sonra tekrardan çalismalarina baslar, 1895 de laboratuvarinin süpheli bir sekilde yanmasi bir süreligine de olsa çalismalarina ara vermesine neden olur. 1899 yilinda ise kendisine ücretsiz enerjinin teklif edildigi Colarado’ya gider.

Colarado günleri, toprakdan çarpilan insanlar ve insan yapimi simsek

Tesla, dev büyüklüge sahip bobinini kullanarak dünyadan bir iletken olarak yaralandigi ilk deneylerini burada gerçeklestirir. En önemli icadi denilebilecek “sabit karasal dalgalari (terrestrial stationary waves)” burada kullanmaya baslar. Deneyleri sirasinda yerküreye elektrik verdiginden, laboratuvari çevresinde dolasan insanlarin ayaklari arasinda elektrik siçramalari meydana geldigi ve etraftaki çiftliklerde ayaklarindaki demir nallar yüzündenatlarin çilgina döndügü anlatilmaktadir. Bu sehirdeki sonunu belki delice denilebilecek sekilde kendisi hazirlamis, sehrin ana jenaratörünün yanmasina sebep olmustur. Bir gün deneyi sirasinda muazzam siçramalar elde etmeyi basarmistir, fakat bu siçramalarbir süre sonra bir simsekten çok daha korkutucu olmaya ve çikan sesler bütün bir sehirden duyulur hale gelmistir. En sonunda ise sehrin ana jenaratörü yanmis ve bütün bir sehir karanlikda kalmistir. Tesla, rezonans sayesinde kademe kademe yükseltmeyi amaçladigi siçramalari basardigini anlasa da deneyi durdurmamis ve en son nereye kadar gidebilir diye laboratuvarinin disarisinda bu büyük “canavar”ini seyre dalmistir. Sonuç: Bir daha kimse Tesla’ya ücretsiz enerji önermek gibi bir “hata”ya düsmemistir.

Wardenclyffe Projesi, bedava enerji ve Tesla’nin yenilgisi

1900 yilinda New York’a dönen Tesla, J.Pierpont Morgan adinda bir finansörün 150 bin dolarlik destegiyle, Long Island’da kablosuz iletisim amacina yönelik dev kulesinin insaasina baslar(Wardenclyffe Profesi). Bu verici istasyonu, piramid seklinde sekizgen ve 54 metre yüksekliginde yapilir. Wardenclyffe’in bu kule sayesinde dünyanin merkezi olacagi sanilir. Tesla’nin bu destegi alabilmesini saglayan, onun bu kule vasitasiyla cok uzaklara resim, mesaj, ses ve her türden veriyi gönderebilecegi iddiasidir. Halbuki Tesla’nin daha büyük bir amaci daha vardir. Sürekli olarak asagi gördügü hertziyan dalgalarla ugrasmamakta ve kendi “teta4-dalgalari” olarak anilacak olan elektrik dalgalariyla kablosuz enerji aktarimi saglamaya çabalamaktadir. Amaç yine aynidir: Tüm insanliga bedava enerji saglamak!

Tesla, bu sefer çok ileri gitmistir. Bu kapitalist sistemin kar mantigini kökünden zedeleyebilecek felaket bir fikirdir. Bedava enerji, petrol gibi çok önemli bir ekonomik kaynagi yararsiz hale getirebilecek ve tüm endüstrinin dönüsümünü saglayabilecek bir tehlikedir. 1903’deki bu açiklamasindan sonra arkasindaki bütün destekler çekilmis ve yavas yavas ismi kitaplardan silinmeye baslamistir. Bunda o günkü ekonomik durumunda etkisi vardir. Marconi 150 bin dolardan daha ucuza Atlantik’i asan ilk mesaji yollamayi basarmis ve sirketinin hisseleri borsada kapis kapis satilmaya baslamistir. Tesla’nin sirketi gözden düsmüstür. Tesla ise Marconi’nin yaptiginin kendisinin halihazirda yapabildigi ve Marconi’nin zaten kendisine ait patentleri kullanarak bunu yaptigini, önemsiz ve basit bir is oldugunu söylemis ve kendi amacinin gerçekte ne oldugunu açiklama gafletinde bulunmustur. Bu tarihden itibaren birçok kimse tarafindan bir deli olarak anilmaya baslanacaktir.

1904 yilinda Colorado Springs’deki elektrik sirketi Tesla’yi ugrattigi zarardan dolayi mahkemeye vermis ve 180 dolarlik mahkeme parasinin ödenebilmesi için oradaki laboratuvari satilmistir. 1906 yilinda yaptigi icatlarla zengin ettigi George Westinghouse, Tesla’nin kablosuz enerji iletimi önerisini geri çevirmistir.

Nobel Ödülü

1915 yilinda kendisine Edison’la birlikte fizik dalinda önerilen Nobel ödülünü geri kabul etmemistir. Maddi olarak çok büyük zorluk içinde oldugu halde söyle demistir: “Böylesi bir ödül bir insan için çok büyük imkanlar saglayacaktir. Bin yil boyunca daha birçok Nobel ödülü kazananlar olacaktir. Ve benim, teknik literatürde kendi adimi tasiyan 4 düzine kagidi dolduracak patentim var. Bunlardan sadece bir tanesini için bile, bundan sonra verilecek binlerce nobel ödüllerinin tümünü verebilirdim...”

Sibirya’da yanan orman, patlayan Fransiz gemisi ve Tesla’nin savas teknolojileri

1915 yilinda Tesla kablosuz enerji iletimiyle ilgili yaptigi açiklamalara devam etmektedir. Bu teknolojinin ayni zamanda muazzam bir yok edici kuvveti de olabilecegini ara ara yaptigi açiklamalarda tekrarlamaktadir. Sonradan Amerikan’in “Yildiz Savaslari” projesine kaynak olacak bütün savas makinasi çalismalari ve yaptigi açiklamalar “Wardenclyff Projesi”ne destegin çekilmesi ve kendisini sübvanse edebilecek finansör bulamamasindan sonra baslamistir. Uzaktan kumanda teknolojisinin de mucidi olan Tesla bu yillarda, görünmez mesafelerden kontrol edilebilen torpidolar yaptigini ama elektrik dalgalarinin çok daha yikici oldugunu iddia etmektedir. Bu açiklamalar yüzünden bazi olaylarda Tesla’nin izi aranmaktadir. 1907’de elektrik siçramasinin sebep oldugu bir patlamayla batan Fransiz gemisi “Iena” ve 1908’de Sibirya’da bulunan Tunguska nehrini çevreleyen 200-250 bin hektarlik bir ormanin, 10-15 megatonluk bir patlamaya esdeger bir patlamanin ardindan yanarak yok olmasi... Bunlar elbette kanitlanmis degildir ama tam da Tesla’nin her türden yok edici silahi icad ettigini söyledigi yillara rastlayan siradisi olaylardir.

Bitmemis Otobiyografi

Dünyanin belkide en önemli mucitlerinden biri olan Tesla’nin bu tarihlerden sonraki yasami çok belirgin degildir. Izole edilmis bir yasam sürmüs, basina verilen yillik dogum günü partilerinde buluslarinin yok edici özelliklerinden bahsederek icatlarina ilgi çekmeye çalismistir. Birde 1919 yilinda, “Electrical Experimenter” dergisinde bitirmedigi bir otobiyografisi yayinlanmaya baslamistir. Deriginin satislari birden rekor seviyede artmis fakat önerilen çok büyük paralara ragmen yazmaya devam etmemistir.

Elektrik Vadisi ve Tesla(T) birimi

Tesla’yi anlatabilmek için söylenmesi gereken en önemli sey onun kendi zamaninin çok ötesinde oldugudur. Tesla’nin ismi, her ne kadar çok büyük bir degere sahip oldugunun bir göstergesi olarak “manyetik akisin metrik birimi(T)”ne verilmisse ve ismi en önemli fizikçiler ile birlikte Pensivenya eyaletindeki elektrik vadisindeki sokaklardan birinde bulunuyorsa da, zamanla unutturulmus ve onun teknolojileri üzerine karanlik projeler üretilmeye baslanmis oldugu iddialari dünyayi kaplamistir. Soguk savas yillarinda her iki tarafin da bu teknolojiyi kullandigi ileri sürülmüs bütün bir nükleer savunma ve saldiri amacini güden “Yildiz Savaslari” projesinde bu teknoliden yararlanilmistir. “Ölüm isinlari, ultra düsük dalgalar, çok yüksek frekanslar, atmosferdeki elektrik enerjisinin degerlendirilmesi, atmosfere elektrik dalgalari yayarak bunun dünyanin her yerinden kullanilmasinin saglanmasi, radyo frekanslariyla uzaktan kumanda edilebilen bugün kullanilan füzeler, yüzlerce mil etkili bir elektrik kalkaninin olusturularak girmeye cesaret eden düsmanin aninda yok edilebilmesi, v.b. bize bugün bile hayali gelebilecek bir çok projenin ardinda Nikola Tesla’nin teknolojisinin genis izlerine rastlanmaktadir. 1930’larda Tesla, sözkonusu ölüm isinini ve kimsenin geçemeyicegi Tesla kalkaninin yapilebilecegini açiklamistir.

Insanliga bedava enerji saglama idealiyle yola çikmis büyük bir mucidin projelerine destek bulabilmek amaciyla zaman içinde savas teknolojileri üzerine çalismaya baslamasi trajiktir. 1. ve 2. Dünya Savaslarini yasamis olan Tesla esasinda bir savas karsiti oldugunu söylemistir. Fakat barisin devamliligi için en güçlü silahlarin yapilmasi gerktigini de ileri sürmüstür.

Tek kabul ettigi yardim: Emekli maasi

Tesla 1943 yilinda 87 yasinda ölmüstür. O güne kadar, biri hariç, geçimi için Westinghouse da dahil olmak üzere zengin arkadaslarinin teklif ettigi hiç bir yardimi kabul etmemistir. Bu yardimda 1936 yilinda ona Yugoslavya tarafindan baglanan emekli ayligidir. Öldügünde yaninda en sevdigi hayvanlar olan güvercinleri bulunmaktadir.

Amerikan yüksek mahkemesinin karari: Radyo’nun gerçek mucidi Tesladir.

Nikola Tesla’nin adi Amerikan kaynakli kitaplardan silinmis de olsa degeri kendi ülkesinde fazlasiyla bilnmektedir ve Belgrad’da adina bir müze kurulmustur. Ayrica Westinghouse müzesinde de kendi adina bir bölüm bulunmaktadir. Niagara Selalelerindeki su türbinlerinin orada da bir heykeli vardir. Ayrica Amerikan adaletinin en yüksek karar mercii olan “supreme court” 1943 yilinda daha önceden Marconi karsisinda kaybettigi ve kendi bulusu olan Radyo’nun o güne degin hatali bir biçimde Marconi’nin ismiyle anilmasini durduracak karari vermis ve Radyo’yunun icadinin gerçek sahibinin Tesla oldugunu söylemistir.

Zamanin ötesindeki bilim adami

Tesla, daha yasarken efsane bir isim olmus ve elektrigin tanrisi olarak anilmaya baslamistir. Elektrikle istedigi herseyi yapabilen bu mucidin 700’ün üzerinde patentli icadina ragmen genis bir kesim içinse yararli bir kaç bulusu haricinde tam bir delidir. Adinin uzun bir zaman hafizalardan silinmesinin ve sadece çok küçük bir kesim içinde taninmasinin ardinda ilginç iddialar yer almaktadir. Tesla’nin kapitalist sistemi çökertebilecek enerji teknolojisinin fazla derinlemesine arastirilmasi istenmemistir ayrica bu teknolojiyle süper güçlerin gizli projeler yürüttügü iddialari arastirmaya degerdir.

Tesla, New York’daki laboratuvarinda yaptigi deneylerde bir kaç kilometreden hissedilen bir deprem yaratabilmis siradisi bir muciddir. Yillar önce kablosuz iletisim de, sadece sesin ya da yazinin degil her türden görüntünün aktarilmasinin mümkün oldugunu düsünebilen bir kisidir. Dünyanin bütün iletisimini ve en önemlisi de enerji ihtiyacini kablosuz olarak atmosferden ve yerküreden yararlanarak saglayabilecegini iddia etmistir. Uzaktan kumanda teknolojisini icad etmis ve çok büyük kalabaliklar önünde müzesinde de görebileceginiz ilk uzaktan kumadali gemi maketini yüzdürmeyi basarmistir. Üzerinde çalistigi ve sürekli olarak Hertz dalgalarindan çok farkli ve çok çesitli iletisimlere imkan saglayan degisik dalga türleri üzerine çalismistir. Milyonlarca voltluk elektrik akimlarinin her tarafa siçradigi bir odada sakince kitabini okuyabilecek kadar egemendir elektrige.

 | Puan: 5,5 / 4 Oy | Yazdyrylabilir SayfaYazdır

Yorumlar

senem { 03 Mayıs 2011 20:07:49 }
çok berbat
aksel tesla { 16 Nisan 2011 12:08:38 }
(ilk yorum benim)
cok etkilendim
Di?er Sayfalar: 1. 

 

Yorum Yazın



KalynYtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Arama ARAMA