İSTATİSTİKLER

Sitemizde;26 kategori altında, toplam 721 Hayat hikayesi bulunmaktadır.

Sitemizdeki hayat hikayeleri toplam 2443714 defa okunmuş ve 1557 yorum yazılmıştır.

VIETNAM HALK AYAKLANMASI VE HALK SAVASI

Kategori Kategori: Tarihi olaylar | Yorumlar 1 Yorum | Okunma 1464 Okunma | Yazar Yazan: ballikas | 23 Kasım 2009 13:29:53

Ulusal Kurtulus, bagimsizlik ve özgürlük ugruna Vietnam ulusunu sosyalizm amacina ulastirmak için

VIETNAM HALK AYAKLANMASI VE HALK SAVASI


Ulusal Kurtulus, bagimsizlik ve özgürlük ugruna Vietnam ulusunu sosyalizm amacina ulastirmak için Vietnam Emekçiler Partisinin yönetimi altinda halkimizin sürdürdügü devrimci mücadele, bu ülkeyi korumak ve insa etmek için binlerce yildir verilen sanli mücadelenin bir devamidir. Ve bu devrimci mücadelede Partimizin askeri çizgisi ulusun askeri gelenegini sürdürmekten baska birsey degildir.
Güney-Dogu Asya'daki cografik durumdan ötürü, ülkemiz kurulusundan bu yana asagi yukari hiç ara vermeden yabanci saldirganlara karsi yasamak için sanli ve uzun bir destan yaratan bir mücadele verdi. Sadece
[sayfa 11] ulusal plandaki, çatismalar hesaba katilirsa, halkimiz ulusal egemenligi korumak için Milattan 18. yüzyila kadar yirmiden fazla savas verdi. On asir süren yabanci derebeylerin egemenligi sirasinda halkimiz bagimsizligini yeniden kazanmak için ayaklanmayi hiç durdurmadi.
Ilk ayaklanma, Trung
[1*] kardeslerin ülkenin her yaninda zafere ulasan ayaklanmasidir. Bunu digerleri (Dame Trieu [2*] , Ly Bon [3*] , Mai Thuc Loan, vb.) tarafindan yönetilen kurtulus savaslari izledi. Bagimsizlik ve ulusal egemenlik çagini açmak için 938'de, bin yillik yabanci egemenligine son veren Ngo Quyen [4*] tarafindan parlak bir zafer kazanildi. Halkimiz bu bagimsizlik ve egemenligi korumak için 19. yüzyila kadar yabanci müdahalelere karsi bir dizi ulusal kurtulus savasina girismek zoranda kaldi.
Bu savaslardan olmak üzere, Song istilasina karsi XI. yüzyilda da
[5*] Ly Thuong Kiet tarafindan yönetilen dehsetli bir saldiri ve bunu izleyen, saldirgan orduyu yok eden, karsi saldiriyla zafere ulasan Ly hanedaninin direnme savasi yapildi.XIII. yüzyilda, Mogol saldirisina karsi, Tran hanedanindan Tran Hung Dao'nun komutanliginda tarihimizin en tipik direnme savaslarindan biri olan ve otuz yil boyunca, Asya'dan Avrupa'ya, gaddarligi ve savas gücüyle ve zaferleriyle taninan, eski kitanin büyük bir bölümünü fetheden böylesine ünlü bir orduya baskent Thang [sayfa 12] Long'u [6*] üç kez yeniden ele geçirmekle [7*] meydan okuyan direnme savasi oldu.
Daha XV. yüzyilda Le Loi ve Nguyen Trai'nin yönetiminde 20 yillik Ming egemenliginden sonra tüm isgal ordularini yok ederek ulusu bagimsizligina tekrar kavusturan on yillik bir milli kurtulus savasi olan Lam Son Ayaklanmasi
[8*] yapildi. XVIII. yüzyilda iç feodalizme karsi yeni bir güç olan genis bir devrimci köylü hareketine dayanarak 200.000 kisilik Tsing ordusunu mucizevi bir yildirim hareketi sonunda birkaç gün içinde ezen ve ülkemize yapilan son yabanci feodal saldiriyi da bozguna ugratan Nguyen Hue Direnme Savasi oldu. [9*]
Ulusal bagimsizlik veya vatanin savunulmasi için halkimiz, gerçeklestirdigi bu ayaklanma ve savaslari ayni zamanda feodal sinifla beraber yönetti. Fakat, bu ayaklanma ve savaslar tartismasiz tamamen halkçi bir nitelik tasiyorlardi. Tüm halk, vatanin kurtulusu için yabanci saldirganlara karsi bilinçli bir sekilde, kendikendine, yekvücut ayaklandigindan, bunlar halkçi nitelikte ayaklanma ve savaslardir. Bu sürekli mücadeleler ulusumuzun tamamen zeka ve kahramanlik dolu askeri gelenekleridir. Ve bunlar özellikle atalarimizin zengin askeri bilgilerinin derinliginde gelismislerdir.
XIX. yüzyilin ortalarinda, sömürgeci Fransiz saldirisinin baslarinda, Nguyen'in sarayi alçakça teslim anlasmalari imzalarken, halkimiz, güneyde Truong Cong Dinh
[10*] , Nguyen Trung Truc [11*] , kuzeyde Phan Dinh [sayfa 13] Phung [12*] , Nguyen Thien Thuat [13*] , Hoang Hoa Than [14*] gibi büyük yurtseverlerin yönetiminde heryerde kahramanca baskaldiriyordu. Sömürgeciler, otuz yil boyunca ülkenin istilasini tamamlayamadiklari gibi, her an egemenliklerinin sarsilmasina da engel olamadilar. Bugüne kadar halkimiz, kendisinden daha büyük, fakat ayni sekilde feodal bir rejim altinda kendisiyle pek fazla ekonomik, teknik ve kültürel fark bulunmayan yabanci ülkelere karsi araliksiz mücadele emisti. Oysa ki, bu kez daha kalabalik bir nüfusa, iyi donatilmis bir ekonomi ve teknige, daha üstün silahlara sahip güçlü bir kapitalist ülke basi çekiyordu.
Büyük Ekim Devrimiyle açilan, ulusal planda kapitalizmden sosyalizme geçis çaginda, insanlik tarihinin yeni bir asamasinda partimiz, Vietnam devrimini yönetmekten ibaret olan tarihsel görevini yerine getirsin diye kuruldu. Bu tarihi durumda, Vietnamli ilk komünist olan Baskan Ho Si Minh'in baskanliginda Parti, Marksizm-Leninizmi ülkemizin somut sartlarina yaratici bir biçimde uyguladi; dogru devrimci bir çizgi çizdi - kapitalist asamadan geçmeksizin sosyalist devrime dogrudan baglanmak zorunda olan milli demokratik halk devrimi çizgisi. Tamamen yeni olan bu yolda Partimiz milli kurtulus mücadelesini yükümlendi. 1930'daki Siyasi Tezler'de basindan beri belirli olan dogru siyasi çizgiye göre, Parti yönetici rolü sorumlulugu altina alirken, isçi sinifinin ve emekçi köylülerin -milli demokratik devrimin temel güçleri- tüm devrimci gücünü seferber etmesini,
[sayfa 14] isçi sinifinin yönetiminde saglam bir isçi-köylü ittifaki gerçeklestirmesini ve bunun temelinde genis bir birlesik cepheyi olusturmasini bildi. Bu dogru siyasi çizginin temeli üzerinde Partinin askeri çizgisi, halkimizin uzun devrimci mücadelesinin pratigiyle yavas yavas belirlendi ve uygulandi.
1930-31 yillarinda, Partinin kurulusundan o tarihe kadar devam eden devrimci firtinanin dorugu tüm ülkeyi fetheden Nghe Tinh Sovyetleri (Nghe An ve Ha Tinh eyaletleri) hareketi oldu. Tarihimizde ilk defa, isçiler ve köylüler arasinda saglam bir ittifaki gerçeklestiren, olaylarla da dogrulanan isçi sinifi hegemonyasi ve isçi-köylü hareketi birarada pek siki biçimde düzenlendi. Sömürgecilerin, mandarinlerin
[15*] ve esrafin bölgesel yönetimlerini devrimci siddetle devirmek ve belirli bazi kirsal bölgelerde isçi-köylü iktidarini kurmak için Nghe An ve Ha Tinh isçi ve köylüleri ayaklandilar.
1936-39 yillarinin demokratik hareketler asamasi sirasinda, Parti gizli ve illegal hareketle legal ve yari-legal hareketleri akillica birlestiriyor, sömürge gericiligine, saraya ve mandarinlere karsi özgürlük, demokrasi ve sosyal ilerlemeler için, saldirgan fasizme karsi dünya barisini savunmak için kirda oldugu gibi sehirde de güçlü bir siyasi mücadele hareketi seferber edebiliyordu. Bu asamada, bu büyük demokratik itis ve siyasi güçlerin yaratilmasi ortaya çikmakta gecikmeyecek olan yeni bir devrimci asamanin ilk müjdelerini veriyordu.
II. Dünya savasi yeni bir durum yaratti. Parti birinci amaci olarak ulusal kurtulusu, merkezi görev olarak da ihtilâlin hazirlanmasini ön plana aldi. Olanaklarin
[sayfa 15] elverdigi en genis biçimde anti-emperyalist güçleri bir araya getirmek için Ulusal Birlesik Cepheyi kurdu. Partinin yönetiminde devrimci mücadele, siyasi mücadeleden silahli mücadeleye, siyasi kitle örgütlerinden silahli devrimci örgütlere dönüstü; parti siyasi mücadeleyle silahli mücadeleyi ustaca birlestirdi ve ülkede devrimci bir atilimi, iktidarin ele geçirilmesi için genel ayaklanmanin ilk müjdecilerini amacina ulastiran bölgesel planda gerillayi ve kismi ayaklanmalari harekete geçirdi.
1945 Agustos Devrimi tamamen halk tarafindan yürütülen bir genel ayaklanma oldu. Partinin yönetimi altinda, çok kisa bir zaman içinde kentsel ve kirsal kitleler kuzeyden güneye sonsuz bir devrimci hamleyle ayaklanacaklar, Japon fasistleriyle kukla yönetimin boyundurugunu kirarak tüm ülkede iktidari ele geçirecekler ve Güney-Dogu Asya'nin ilk demokratik halk devletini, Vietnam Demokratik Cumhuriyetini kuracaklardi.
Agustos Devrimi, sömürge ve yari-feodal bir ülkede marksizm-leninizmin ilk zaferidir. Halkimiz silahli bir ayaklanmaya girismek ve tüm ülkede zaferi saglamak için en uygun tarihi ani yakalamasini bilmistir.
1930-31 devrimci atilimindan 1945 Agustos devrimine kadar olan 15 yillik kahramanca mücadele dönemi boyunca Partimizin askeri çizgisi özünde yavas yavas ve uzun uzadiya bir çalismayla islenerek ortaya çikti.
Agustos devriminin zaferinden sonra halkimiz Amerikan müdahalecileri tarafindan desteklenen Fransiz sömürgecilerinin boyunduruklarini yeniden tamlaya çalismalarina karsi direnmek zorunda kaldi. Dokuz yil kadar süren bu Birinci Direnme Savasi 1953-54 kis-ilkbaharinin büyük askeri basarilariyla serefle sona erdi. Dien Bien Phu'daki tarihi zaferimizden sonra Fransiz sömürgecileri Cenevre anlasmasini imzalamak
[sayfa 16] zorunda kaldilar. Vietnam, Laos ve Kamboçya'nin bagimsizlik, egemenlik, birlik ve toprak bütünlügünün uluslararasi planda taninmasi temeli üzerinde Hindiçini'de baris yeniden kuruldu. Ülkemizin kuzeyi tamamen kurtarildi. Agustos devriminin devami olan bu muzaffer direnis bir ulusal kurtulus ve ulusal özgürlük savasidir. Bu savas, gerçekten çok üstün donatim ve teknige sahip olan ve ABD'nin önemli mali yardimindan (1953-54'de savas harcamalarinin % 80'i) yararlanan güçlü bir emperyalist devletin saldirganligi meslek haline getirmis yarim milyonluk ordusuna karsi, emperyalizm tarafindan basindan beri her tarafi kusatilmis, zayif bir silahli kuvvetlere sahip, genel bir ayaklanmayla iktidari ele geçiren fakat onu pekistirmeye bile zamani olmayan, geri bir tarim ekonomisine sahip, ancak savasmaya ve yenmeye azimli küçük bir ulusun savasidir. Bunun yaninda halkimiz kendisinin de bir parçasi oldugu dünya sosyalist sisteminde asiri bir önemi bulunan uluslararasi destek buldu. Fransiz sömürgecilerine karsi zaferimiz, sömürgelerdeki ulusal kurtulus savaslari tarihinde ilk büyük zaferdir.
Bu direnme savasi boyunca Partimizin askeri çizgisi gelistirildi ve her yönden uygulandi.
Sona eren birinci direnmeden sonra ülkemizin güneyini ayirmak, onu bir yeni-sömürge yapmak, kuzeye ve sosyalist kampa karsi saldirilar düzenlemek amaciyla bir üs haline getirmek ve Güney-Dogu Asya'daki devrimci hareketi durdurmak için Fransiz sömürgecilerinden nöbeti devralan Amerikan emperyalistlerine karsi halkimiz yeniden savasa girismek zorunda kaldi. Bu kez, saldirgan çok büyük bir ekonomik ve askeri potansiyele, modern ve muazzam bir savas makinasina sahip olan emperyalist kampin en güçlü ülkesi Amerikan emperyalizmiydi ve üstelik o, bütün insanligin bir
[sayfa 17] numarali düsmani, uluslararasi jandarmasiydi.
Güney Vietnam Ulusal Kurtulus Cephesinin bayragi altinda mücadeleyi ön saflarda sebatla sürdüren güneyli yurttaslarimiz, büyük devrimci kahramanliklar göstererek ülkemizin tarihine hergün yeni zafer sayfalari ekliyorlar.
1959 ve 1960'ta etkili ve çetin politik mücadele yillarini takiben, güneyin genis kirlik alanlarinda zincirleme ayaklanmalar patlak verdi. Bunlar milyonlarca yurttasimizin sürdürdügü yaratici ve çok yigitçe hareketlerdi. Çok küçük silahli birliklerce desteklenip, esas olarak yiginlarin politik gücüne dayanarak büyük engelleyici araçlarina ve ikiyüzbinin üzerindeki güçlü ordusuna ragmen kirlik alanlarda düsmanin kolunu kirdilar ve ülkenin önemli ölçüde büyük bir kisminda kontrolü ele aldilar. Bu ayaklanmalar Ngo Dinh Diem fasist rejiminin çökmesini sagladi ve ABD "özel savasina" karsi bir devrimci savasa, ulusal kurtulus savasina dönüstü. Washington ulusal kurtulus hareketlerine karsi uluslararasi emperyalizmin kazandigi en yeni deneyimleri de kullanarak, yarim milyondan fazla kukla ordu ve 30.000 ABD danismanla birlikte Güneydeki devrimi bogmak için karsi saldiriya kalkti. Böylece halkimiz ABD emperyalist saldirganlarina karsi Ikinci Direnme Savasini baslatti. Dört yil içinde, güneyli yurttaslarimiz, kukla ordu ve yönetiminin önemli bir kismini safdisi biraktilar ve ABD "özel savas" ve "stratejik hamle" (stratejik köycükler politikasi) politikasini bozdular.
Ve Amerikan emperyalistleri kendilerinin ve uydu ülkelerinin birliklerini toptan Güneyde savasa soktular ve Güneydeki basarisizliklarini telafi etmek ümidiyle Kuzeyde bir imha savasi baslattilar. Baskan Ho Si Minh'in yüce çagrisina cevap veren halkimiz Güneyi kurtarmak, Kuzeyi
[sayfa 18] savunmak ve nihayetinde tüm ülkeyi birlestirmek için saldirganlara karsi tüm ülkede savasmaya karar verdiler. Bu, ABD emperyalizmi tarihindeki en büyük ve en vahsi "sinirli savas"ina karsi verilen bir kurtulus savasi, bir devrimci savastir. Bu savas, ABD tarafindan nükleer silahlar hariç her çesit modern silahin kullanildigi, yüzmilyon dolardan fazla harcamanin yapildigi, bir milyondan fazla GJ, kukla ve uydu askerin kullanildigi, Hanoi ve Haiphong'un bombalanmasina kadar benzeri görülmemis barbarligin yapildigi, bizzat Washington tarafindan "tirmandirilan" bir savasti. Olaganüstü kahramanliklar gösteren halkimiz sebatla her alanda karsi koydu, sürekli zaferler kazandi ve kazandigi her zafer onu daha da güçlendirdi. Ancak üç yil sonra, 1968'in ilkbaharinda Güneyin halki ve silahli güçleri isyanlari birlestirerek genel saldiriyi baslatti. Bu savasin tarihsel bir dönüm noktasi olarak düsmani bütün muharebe alanlarinda savunma stratejisine dönmeye zorladi ve ona "sinirli savas"in iflasini kabul etme ve kör bir yola, savasin "Vietnamlilastirilmasi"na ve "amerikansizlastirilmasi"na girmeye zorladi. Güneydeki devrimci savas yeni bir sekil aliyor, bütün alanlarda büyük zaferler kazaniyor ve son zafere dogru ilerliyor.
Güneydeki devrim ve devrimci savas, Vietnam devriminin tüm deneylerinin ve Fransiz sömürgecilerine karsi verilen direniste, Agustos Devriminde kazanilan deneyimin uygulanmasi ve gelistirilmesidir.
[sayfa 19]
Kuzey Vietnam'da halkimiz ve silahli güçler Amerikan emperyalistlerinin modern hava güçleriyle yürüttükleri imha savasini, ülkemizde benzeri görülmemis bir "karadan havaya" halk savasinda bozguna ugrattilar. Ilk olarak, sosyalist Kuzeyde kapsamli bir devlet yapisiyla bir kendini savunma savasi yürüttük. Biz tüm ülkenin büyük geri üssü olarak üzerimize düsen görevi yaptik ve sosyalist Kuzeyi savunarak yabanci saldirgani bozguna ugrattik.
Sosyalist insa ile birlikte direnme savasini sürdürerek, sivil savunmayi aktif bir sekilde örgütlerken hücum operasyonlari düzenleyip tüm halkimizin gücünü birlestirerek düsmanla dövüstük. ABD'nin savasi "tirmandirmak" için tüm tertiplerini bosa çikararak düzen ve güvenligi koruduk, iyi haberlesme ve ulastirmayi sagladik, üretim faaliyetlerini sürdürürken savastik. Dört yillik kahramanca mücadeleden sonra ABD'nin imha savasini tamamiyle bozguna ugrattik.
Bizim ulusal çaptaki anti-ABD direnis savasimiz tarihimizdeki yabanci saldirganlara karsi verilen en büyük ve en parlak savastir. O, simdi, dünya halklari tarafindan ABD emperyalizmine karsi verilen mücadelenin dorugunda ve en önündedir. Bu savasta, partimizin askeri çizgisi bütün yönlerden zengin deneyimlerle zenginlestirilmis ve yeni bir gelisme kazanmistir.
Böylece dis saldirilara karsi boyun egmez mücadele gelenegine sadik kalan halkimiz, partimizin önderligi altinda onyillardir yorulmaksizin savasarak, üç emperyalist gücün saldirgan ordularini basariyla yendi; eski sömürgeciligin dagilip parçalanmasina etkin katkida bulundu ve simdi bütün dünyada yeni-sömürgeciligin iflasini ve çöküsünü gayretli bir sekilde hizlandiriyor.
[sayfa 20]



II
TÜM HALKIN DÜSMANLA SAVASI



Partinin önderligi altindaki uzun mücadelesinde halkimiz birçok alanlarda zengin deneyimler edindi.
Saldiri savaslarinin degisik biçimleri ve düsman konusunda, halkimiz, üç kitadan üç büyük emperyalist gücü, acimasiz Japon fasistlerini, Avrupanin en eski emperyalist gücü Fransiz sömürgecilerini ve uluslararasi jandarma, uluslararasi emperyalizmin elebasisi ABD emperyalizmini basariyla bozguna ugratmak için devrimci savaslar ve silahli ayaklanmalar yapti. Biz, Fransiz sömürgecileri ve Japon fasistlerinin saldirilarindan ABD emperyalizminin yeni sömürgeci savasina; fasist araçlar ve kukla yöneticilerle yürütülen yeni-sömürgeci hükümranliktan "özel harp"e, "sinirli savasa" ve ABD'nin hava ve deniz imha savasina kadar bütün saldiri biçimlerine karsi koyduk.
Devrimci siddetin kullanilmasi ve mücadele biçimi konusunda; halkimiz ülkeyi savunmak ve kurtarmak ve iktidari ele geçirip onu korumada zengin deneyimler kazandi. Halkimiz genel ve kismi olarak, kentlesmis merkezlerde ve kirlarda tüm halkin isyanlarini baslattilar. Eski tip sömürge saldiri savasina karsi koymak için esas olarak, silahli mücadeleyi uygulayarak uzun süreli halk savasi verdiler. Yeni-sömürgeci savasin degisik
[sayfa 26] biçimlerine karsi ise, silahli ayaklanmalar ve askeri saldirilarla, siyasi faaliyet ve silahli mücadeleyi birlikte yürüttüler. ABD imha savasini bozguna ugratmak için bir "karadan havaya" halk savasi verdiler.
Iç ve dis tarihsel kosullara gelince, halkimiz en degisik tarihsel kosullarda devrimci savas ve halk savasi deneyimi kazandi: iktidar henüz ellerinde olmadigi zaman; sonra onu birkaç bölgede kazandiklarinda; mücadelemiz, daha henüz olgunlasmamis, halkin demokratik rejimine dayandiginda; ve sonra insa sirasinda sosyalist sistemin üstünlügüne dayandiginda; tüm ülkede birlesik bir devrimci strateji -ulusal demokratik halk devrimi stratejisi- uygulandiginda; sonra geçici olarak ikiye ayrildiginda iki ayri strateji uygulandiginda; bir dünya savasi çikip emperyalistler birbirleri ile savasirken ve bir dünya savasi olmadan ayaklanma ve direnis savasinin yapilmasinda; güçlerimizin hâlâ mütevazi ölçülerde oldugu ve emperyalizm tarafindan tamamen kusatildigi kosullarda direnme savasinin sürdürülmesinde; ve sonra sosyalist kampin genis desteginin alindigi zaman v.s....
Halkimiz uzun süreli, güç, kompleks ve amansiz bir savasi sürdürmek zorunda kaldi. Vietnam'in Güneydogu Asya'daki son derece önemli stratejik konumu nedeniyle son onyillardir uluslararasi emperyalizm -Fransiz, Japon, tekrar Fransiz ve sonra Amerikan- ve onun usaklari halkimiza karsi-devrimci siddeti defalarca uyguladilar. Böyle güçlü ve vahsi düsmanlar karsisinda halkimiz, Partimizin parlak bayragi altinda,
[sayfa 27] tam bir devrimci ruh ve yilmaz direnis iradesi göstererek devrimin ilerleyen durumunu sebatla korudu ve gelistirdi. Basari arkasina basari kazanip, tarihimizde benzeri görülmemis kazanimlar kaydederek bu yolla dünya devrimine degerli katkida bulundular. Bu, teorik temelleri Marksizm-Leninizmde olan ve ayni zamanda devrimci mücadele pratiginde derin kökler bulan partimizin genel ve askeri çizgisinin dogrulugunu kanitladi. Onlar bizden kendi öz deneyimlerimizden çikan ve baska ülkelerin deneyimlerini basitçe kopye etmemizi önleyecek yüksek derecede bagimsizlik ve yaraticilik istiyorlar.
Yukarida deginilen noktalardan hareketle, Partimizin önderliginde halkimizin verdigi savaslarin temel karakteristiklerini söyle özetleyebiliriz:

1- Bizim savasimiz ulusal kurtulus ve ulusal savunma için, emperyalizmin haksiz ve saldirgan savasina karsi Vietnam halkinin ve ulusun çikarina devrimin hedeflerine varmak ve partinin siyasi çizgisini yerine getirmek için ve dünya devrimi ugruna verilmis bir hakli savastir.

Savas politikanin devamidir. Partinin devrimci çizgisi devrimci savasin siyasi hedefini ve halkimizin sürdürdügü savasin hakli karakterini belirler. Tam tersine, emperyalistlerin sömürgeci ve saldirgan politikasi onlarin savasinin haksiz ve karsi-devrimci karakterini belirler.
Atalarimizin bize miras biraktigi askeri gelenekler, ülkeyi kurtarmak ya da savunmak için verilen bütün hakli savaslarin gelenekleridir.
[sayfa 28] Ulusal kurtulus için ayaklanma ve savaslarimizi yöneten feodal sinif daima hakli bir dava için -ülkeyi ve halki kurtarmak için- ayaklandilar ve ulusal birligi saglamak için bazi demokratik tedbirler aldilar. Hernekadar feodal yapi ile sinirlanmis olsalar da bu askeri gelenekler; "ülkenin nehirlerini ve daglarini savunmak" (Ly Thuong Kiet), "ülkeyi savunmak için en iyi yol oldugu için", "sürekli bir temel saglamak ve derin köklere ulasmak için halkin gücünü takviye etmek ve mücadele için tüm halki birlestirmek" (Tran Hung Dao), "barbarliga adaletle karsi koymak ve zalimlige insanlikla savasmak" (Nguyen Trai) için hak savaslarinin en yüce ruhu haline geldiler. Bu kesinlikle böyleydi, çünkü onlarin amaçlari ülkeyi korumakti ve bizim hak savaslarimiz bu yenilmez gücü "yurtseverlik ve ulusal birligi" her zaman harekete geçirebildi.
Bizim çagimizda ulusal kurtulus devrimi uluslararasi proleter devriminin önemli bir parçasidir. Partimiz devrimin hedeflerini açikça tarif etti ulusal bagimsizlik, halk demokrasisi ve sosyalizm.
Bunlar devrimin degisik asamalarinda halkimizin verdigi ulusal savunma ve ulusal kurtulus için tüm ayaklanma ve savaslarin siyasi hedefleridir. Devrimimiz ve devrimci savasimiz simdi ulusal kurtulusu halkin demokratik haklarinin kazanilmasina ve sosyalizme; Vietnam devrimini dünya devrimine bagliyor. Baskan Ho Chi Minh "ülkeyi korumak ve halki kurtarmak için tek yolun proletarya devrimi" oldugunu söylüyor.
Bugün, partimizin önderlik ettigi ulusal
[sayfa 29] mücadele ulus ile sinifi, yurtseverlik ile enternasyonalizmi çok yakindan birlestirmistir. Bu, dünya devriminin istekleri ile uygunluk gösteren sinifimizin, emekçi halkin, tüm ulusumuzun temel istekleri ve derin arzularini Vietnam toplumunun gelismesinin nesnel yasasina baglar. Bu yüzden, Partinin önderliginde halkimizin verdigi ulusal kurtulus savasinin hakliligi simdi yeni bir nitel içerik ve tamamen yeni bir güce sahiptir. Davamizin hakliligi tüm halkimizi ülkeyi savunmak ve kurtarmak için kararlilikla harekete geçirdi; davamizin hakliligi ve kaydettigimiz basarilar bize tüm dünyadaki ilerici insanlarin destegini kazandirdi. Bu, bizim için, temeli partimizin askeri çizgisinde yatan düsmanin asla anlayamadigi tükenmez bir güç kaynagidir.

2 - Bizim savasimiz, geri bir ekonomi ve fazla büyük olmayan yüzölçüme ve nüfusa sahip eski sömürge ve yari-feodal bir ülkenin halkinin, fakat bunun yaninda yabanci saldirilara karsi yüzyillardir mücadele deneyimi olan ve yeni bir sistemi -halk demokrasisini ve sosyalizmi- insa eden ve genis topraklara ve nüfusa sahip, büyük ekonomik ve askeri potansiyeli, modern silah ve teknolojisi olan, sayi ve teçhizat bakimindan üstün, saldirgan emperyalist ordulara karsi savasmayi ve bozguna ugratmayi bilen yigit, zeki, dirençli ve becerikli bir halkin ulusal kurtulus savasidir.

Geçmiste ve bugün yabanci askeri saldirilara karsi verdigimiz savaslari, daima bizden çok kuvvetli askeri üstünlükleriyle nüfus ve genislik [sayfa 30] bakimindan kesinlikle bizden büyük ülkelerin istilaci ordularina karsi verildi. Geçmiste istilaci ülkeler bizimle ayni feodal düzene sahip iken bugün saldirganlar yalniz bizden toprak ve nüfus bakimindan çok üstün olmayip ayni zamanda gelismis endüstrileri, büyük ekonomik ve askeri potansiyeli ve modern silahlari olan emperyalist güçlerdir ve ülkemiz çok genis olmayan toprak ve nüfusa sahip ve üstelik ekonomik bakimdan gelismemis eski sömürge ve yari-feodal bir ülkedir. Diger taraftan, atalarimizdan farkli olarak biz simdi saldirganlarin çürümüs, gerici düzenlerinden kesinlikle daha iyi olan yeni bir sosyal düzeni, halk demokrasisi ve sosyalizmi kurmaya çalisiyoruz. Ve biz, ileri bir sosyal düzenin ve bu düzenin sahibi olan Vietnamli yeni insan türünün büyük gücüne sahibiz.
Zamanimizdaki ulusal kurtulus ve ulusal savunma savasini kazanmak için düsmanla bizim güçlerimiz arasindaki iliskiyi dogru degerlendiren halkimiz, uygun nüfus, arazi ve iklim sartlarinin tüm avantajini kullandi ve ileri bir sosyal düzenden ve yeni dönemin Vietnamli insanindan aldigi gücü tamamiyle ortaya koydu. Bu temelde ulusun askeri gelenegini cesaret ve akillica devam ettirdi ve gelistirdi ve yeni kosullarda çok sayida ve daha güçlü düsmani bozguna ugratmakla kalmadi ve ayni zamanda mükemmel siyasi ve moral üstünlügüyle düsmanin üstün askeri gücünü altetmeyi ve zorbalik üzerinde uygarlik zaferi kazanmayi basardi. Zeka ve beceriklilikleri ile savasmak ve kazanmak kararlari sayesinde halkimiz temel avantajlarini ve önemli güçlerini
[sayfa 31] kullandi, düsmanin görece güçlü yanlarini altetti, temel zayifliklarini artirdi ve düsmana saldirmak ve onu ezmek için yeni dönemde halk savasinin birlesik gücünü bütünüyle ortaya koydu.

3- Bu savas, dünya devriminin emperyalizm karsisinda devamli üstünlügünün oldugu, dünya çapinda devrimci güçlerin gerici güçlere karsi üstünlüklerini artirdiklari, ulusal kurtulus devriminin ve sosyalist devrimin zaferi çaginda verilen bir ulusal kurtulus ve ulusal savunma savasidir.

Feodal dönemde, atalarimiz disaridan herhangi bir destek ve yardim almaksizin, sadece kendi güçlerine dayanmak zorunda kaldilar. Bugün biz ulusal kurtulus ve ulusal savunma savasini oldukça farkli uluslararasi kosullarda sürdürüyoruz.
Ekim Devriminin zaferi insanlik tarihinde yeni bir dönem, dünya çapinda sosyalizmin zaferi ve kapitalizmin çöküsü dönemini açti. Gelismis kapitalist ülkelerdeki isçi sinifinin sosyalist devrimci hareketini ezilen halklarin ulusal-kurtulus devrimine bagladi. Partimizin önderligindeki Vietnam devrimi dünya devriminin ayrilmaz bir parçasidir. O, degisik ülkelerdeki devrimci hareketlerin isbirliginden ve genis desteginden yararlanir. Özellikle, Ikinci Dünya Savasinda, Sovyetlerin fasizme karsi kazandigi zafer Avrupa ve Asya'da birçok ülkede devrimin zaferini hazirladi. Bir dünya sosyalist sistemi dogdu ve dünya devriminin gelismesinde tayin edici bir faktör haline geldi. Sosyalist kamp bu dönemde
[sayfa 32] ulusal-kurtulus mücadelesinin siperi ve baslica dayanagidir. Çin devriminin zaferi ve Çin Halk Cumhuriyetinin kurulmasiyla, dünya devrimci güçleri v e onun nüvesi olarak sosyalist kamp, emperyalizmin ve karsi-devrimci güçlerin karsisinda daha güçlenmistir. Kesilmeyen bir ilerleme durumunda olan dünya devrimi her yandan emperyalizme amansizca saldirmakta ve büyük zaferler kazanmaktadir. Bunlar, Vietnam'da, devrim ve devrimci savas için simdi mevcut olan en elverisli dünya kosullaridir.
Bugün halkimiz Kuzeyde sosyalizmi insa ve savunmasini sürdürürken ayni zamanda Güneyi kurtarmak ve sonunda ülkeyi yeniden birlestirmek için ABD saldirisina karsi direnis savasini sürdürüyor. Zamanimizda ülkemizdeki devrim iki devrimci asamayi bulusturuyor: Sosyalist devrim ve ulusal-kurtulus devrimi. Bu dünya devrimci hareketinde, bizim devrimimizin yerini güçlendiren temel bir avantajdir. Marksizm-Leninizm ve uluslararasi enternasyonalizm temelinde uluslararasi dayanisma dogru çizgisi ve partimizin kusursuz devrimci çizgisi rehberliginde, güçlü emperyalist saldirganlara karsi verdigi uzun ve çetin mücadelesinde halkimiz, dünya devrimine aktif bir katkida bulunmaktadir. Ayni zamanda, Sovyetler Birligi ve Çin'den ve diger kardes sosyalist ülkelerden ve Amerikan halki dahil olmak üzere dünyanin diger ilerici halklarindan destek ve büyük yardimlar aliyorlar. Iste bu zaferimizin çok önemli bir faktörüdür.
Emperyalist saldirganlara gelince; onlar tarihin mahküm ettigi gerici bir sosyal sistemi
[sayfa 33] temsil ediyorlar. Onlar dünya devriminin siddetli saldirisini geçistirmek için çilginca çaba sarfediyorlar ve mevcut tüm güçlerini toparlamaya ugrasiyorlar. Fakat, diger gerici güçlerle birlikte savunma durumunda kalarak yenilgi arkasina yenilgi aliyorlar, hergün daha zayifliyorlar. Kendi halklari artan bir sekilde açikça onlara karsi koyuyor, dünyada giderek yalnizlasiyor, iç çeliskileri hergün daha keskinlesiyor. Bu, simdiki durumda onlarin temel zayifliklarindan biri ve keza bizim mücadelemiz için büyük bir avantajdir. Bizim eski saldirganlarimiz, sonunda Sovyetler ve müttefiklerinin maglup ettigi Japon fasistleri ve Ikinci Dünya Savasinda ülkeleri Naziler tarafindan istila edilen ve sonra kurtarilan Fransiz sömürgecileriydi. Bugün, emperyalist kampin elebasisi ABD emperyalistleri her bakimdan büyük zorluklar ve çeliskilerle karsi karsiyadirlar; isleri sürekli kötüye gitmekte ve giderek daha zayiflamaktalar.
Ülkemizdeki devrimci savasin bu karakteristikleri partimizin askeri çizgisine tamamen yansimaktadir.
Partimizin askeri çizgisi -halk savasinin askeri çizgisi- onun siyasi çizgisinden gelir ve ona tabi olmalidir; bu, sosyalizm, halk demokrasisi ve ulusal bagimsizligi kazanmak için halkimizin verdigi halk savasinin çizgisidir. Devrimci siddetin Marksist-Leninist kavranisinin uygulanmasiyla Partimizin askeri çizgisi söyle ifade edilebilir: tüm ulusun isçi sinifinin önderliginde düsmana karsi savasmasi, savasan güçlerinin sonuna kadar gelistirilmesi, emperyalizmin büyük saldirgan
[sayfa 34] ordularina üstün gelmek için halk savasini ve halk ayaklanmalarini sürdürmek.
Marksizm-Leninizm'in ustalari halk savasindan söz etmislerdir. Engels 1793'de burjuva devriminde Fransiz halkinin verdigi mücadeleyi degerlendirmis ve ona "yiginlarin, tüm halkin isyani" ve "halk savasi" demistir. Keza 19. yüzyilda Ingiliz sömürgecilerine karsi Çin halkinin mücadelesini "Çin ulusunun korunmasi için halk savasi", "bir savas, son tahlilde gerçek bir halk savasi" olarak kabul etmis ve nitelemistir.
Halkimiz ülkeyi kurtarmak ve savunmak için verilmis uzun bir ayaklanmalar ve halk savaslari geçmisine sahiptir.
Tarihimizdeki halk savaslari yabanci saldirganlara karsi feodal sinifin yönettigi ve Tay Son devrimci köylü hareketiyle baslayan hem dis saldirganlara hem de ülkedeki çürümüs feodal yöneticilere karsi sürdürülen halk savaslaridir. Bugün ise halk savasina isçi sinifi önderlik etmektedir.
Geçmiste, bütün halk savaslari devindirici güç, önderlik ve hedeflerinde tarihsel sinirlamalar göstermistir. Simdi ise bizim, isçi sinifi önderligindeki halk savasimiz, bu çagin sartlari ve çevresi içinde bütün anlam ve önemi ile "halk için" "halkin verdigi" bir savastir. Hedefleri olan ulusal bagimsizlik, halk demokrasisi ve sosyalizm nedeniyle, partimizin, Vietnam isçi sinifinin partisinin devrimci çizgisi, halk savasimizin "ülkenin kurtulusunu", "halkin kurtulusunu", ulusal kurtulus ve savunmayi çalisan halkin özgürlestirilmesine baglamasini saglar. Iste bu partimizin
[sayfa 35] politik çizgisini izleyen halkin savasan güçlerinin neden simdiki durumda en güçlü ve en genis temelde güçler oldugunu açiklar. Partimiz, tüm halki isçi sinifinin önderligindeki isçi-köylü ittifaki temelinde genis bir ulusal birlesik cephede harekete geçirdi, toparladi ve dünya halklari ve isçi sinifi ile birlestirdi. Bu halk savasimizin yeni ve yenilmez gücüdür. Devrimci görevlerinin ve savasin hedeflerinin derinden farkinda olan savasçilarimiz, büyük güçlerini ulusal bilinçten ve simdi yeni bir içerik tasiyan geleneksel yurtseverlikten aliyorlar. Bu, demokrasi, sosyalizm aski ve proletarya enternasyonalizmi ile birlesmis bir yurtseverliktir. Bu, isçi sinifinin devrimci ruhu ile birlesmis halkimizin atesli yurtseverligidir.
Zamanimizda, savasmak için ayaklanan tüm ulusun gücü ile biz temel olarak kendi güçlerimize dayaniyoruz. Biz, ileri bir sosyal düzenin ve Vietnam insaninin ortak gücüyle kendi topragimizda savasiyoruz. Ayni zamanda dünya devriminin ve onun nüvesi olan sosyalist kampin büyük destegi ve yardimina sahibiz.
Partimizin askeri çizgisi, devrimci siddeti yiginlarin siddeti, devrimi yiginlarin eseri olarak anlayan devrimci siddetin Marksist-Leninist kavranisinin yaratici bir uygulamasidir. Devrimci siddet, kitlelerin politik güçleriyle halkin silahli güçlerini, silahli mücadeleyle siyasi çalismayi genel ayaklanma ve halk savasinda son bulacak sekilde birbirine baglamalidir. Siddet anlayisinin böyle derinden ve dogru kavranisi tüm halkin ve ulusun güçlerini harekete geçirmeyi ve örgütlemeyi mümkün kilar. Düsmanla sadece silahli
[sayfa 36] güçlerle degil mevcut her araç kullanilarak tüm toplumca savasilir. Insan yalniz üretimi artirip savasa destek görevini yerine getirmezler, ayni zamanda bizzat dövüse katilirlar. Biz düsmanla yalniz silahli mücadele yoluyla degil, yiginlarin siyasi eylemleriyle, kukla, Amerikan ve diger birlikler arasinda ikna edici çalisma ile de dövüsüyoruz; biz sadece askeri saldirilar degil, degisik biçim ve alanlarda yigin ayaklanmalari baslatiyoruz. Vietnam halk savasinin simdi yeni karakteri, kitlelerin yüksek sinifsal ve ulusal bilinçleri ve tüm ülkede mücadelenin siki ve bilimsel örgütlenmesi, ve mücadelenin esnek yöntemleri sayesinde 30 milyondan fazla Vietnamlinin ulusal kurtulusun cesur savasçilari haline gelmesidir.
"Tüm halki düsmanla savastiralim" siariyla ifade edilen çizgimiz su sorunlarda somutlasir:
- Tüm halkin savas için harekete geçirilmesi ve örgütlenmesi, halkin politik ve silahli güçlerinin yaratilmasi ve bunun üç kategorisi ile savasan halkin nüvesinin olusturulmasi,
- Yiginlarin politik güçlerine dayanma, halk savasinin direnis üslerinin ve geri üslerinin kurulmasi; uluslararasi geri cepheden -sosyalist kamptan- yardim alirken bölgesel cephe gerisi ile ulusal cephe gerisi arasindaki koordinasyonun saglanmasi,
- Halk savasinin askeri sanatinin ve yönetim tarzinin yaratici uygulamasi, bizden sayica daha fazla ve daha iyi teçhizatlandirilmis düsman birliklerine basariyla karsi koyma, kirda ve kentteki bütün stratejik bölgelerde politik
[sayfa 37] çalisma ve silahli mücadelenin birlesik gücü ile düsmana saldiri, nihai zaferi kazanana kadar adim adim düsmanin bozguna ugratilmasi,
- Zaferin tayin edici faktörü olarak savasin sevk-idaresinde partinin önderliginin güçlendirilmesi.
Özet olarak, bizim deneyimlerimiz esas olarak emperyalist yönetimi kovmak ve iktidari almak için silahli ayaklanma, devrimci savas ve ulusal-kurtulus savasi deneyimleri, keza, uygun politik ve ekonomik yapida bir devlete sahip iken ulusal bir bölgemizi savunmak için verdigimiz savasin deneyimleridir.
Partimizin askeri çizgisi, onun dogru politik çizgisinden, savas ve ordu üzerine Marksist-Leninist teoriden, atalarimizin askeri yeteneginden ve dünya devrimci mücadelesinin ileri deneylerinden çikmistir. Ayni zamanda, son kirk yildir partimizin önderliginde verilen devrimci mücadele pratiginde halkimizin kazandigi degerli deneyimlerin zenginliginin yansimasidir.
Baslangicindan itibaren gelisme süreci boyunca bu askeri çizgi daima dogrulugunu kanitladi ve halkin genis yiginlarinin tükenmez yaratici ruhu ve büyük güçleri ile desteklenerek, partinin politik çizgisinin devamli rehberliginde yenilmez bir güç gösterdi. Devrimci savasin kudreti devrimin gücünü temsil eder. Dogru devrimci görevden halk savasinin dogru politik hedefine gelis, devrimci siddetin dogru tespitinden halk ayaklanmasi ve halk savasi tespitlerine gelis partinin askeri çizgisi ile politik çizgisi arasindaki diyalektik iliskidir. Askeri çizgimizin ve
[sayfa 38] halkin devrimci savasinin gücünün kaynagi burada yatar.
Sürekli savas kosullarinda partimizin askeri çizgisi devamli olarak savas içerisinde sinandi, tamamlandi, gelistirildi ve mükemmellestirildi. Teoride sürekli gelisme yaparak savasta yeni basarilar elde etti. O, emperyalist saldirganlara ve onlarin geri ve yozlasmis burjuva askeri teorilerine karsi halkimizin yenilmez silahidir.
[sayfa 39]



 

 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdyrylabilir SayfaYazdır

Yorumlar

fatma { 20 Ocak 2011 06:58:36 }
Di?er Sayfalar: 1. 

 

Yorum Yazın



KalynYtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Arama ARAMA