İSTATİSTİKLER

Sitemizde;26 kategori altında, toplam 720 Hayat hikayesi bulunmaktadır.

Sitemizdeki hayat hikayeleri toplam 2172777 defa okunmuş ve 1557 yorum yazılmıştır.

ARNAVUTKÖY

Kategori Kategori: Şehirler-köyler | Yorumlar 0 Yorum | Okunma 1420 Okunma | Yazar Yazan: ballikas | 20 Ocak 2010 12:25:54

Eski bir Rum köyü olan Arnavutköy 1500 yıllık tarihi ile dimdik ayakta durmaktadır.Bölgenin antik çağdaki ismi HESTAI, Bizans döneminde PROMOTU veya ANAPLOUS, Osmanlı döneminde ise ARNAVUTKÖY olarak bilinir.

 

 

ARNAVUTKÖY

 

 

                 Eski bir Rum köyü olan Arnavutköy 1500 yıllık tarihi ile dimdik ayakta durmaktadır.Bölgenin antik çağdaki ismi HESTAI, Bizans döneminde PROMOTU  veya ANAPLOUS, Osmanlı döneminde ise ARNAVUTKÖY olarak bilinir.

 

                Arnavutköy’ün 16. yüzyılda İstanbul’un en önemli mesire yerlerinden biri olduğu, nüfusunun 19. yüzyılın ortalarına kadar Rum ve Museviler’den  meydana geldiği 2. Mahmut döneminde ise bölgeye Müslümanlar’ın yerleştirilmeye başlandığı bilinir. Arnavutköy’lü zengin ailelerin 1820 yılından itibaren Mora ayaklanmasına yardım ettiklerini belirleyen 2. Mahmut yönetimi Rumlar’ın gayrimenkullerine el koyarak bunları Musevi ailelere devreder, ancak 1887 yılındaki yangında Musevi mahallesinde 267 evin yanması sonucu Museviler semti terk ederek Balat’a taşınır.Lozan Antlaşması’nın ardından ise Türkiye-Yunanistan arasındaki protokol sonucu Arnavutköy’den ilk toplu Rum göçü gerçekleşiyor. Arnavutköy son 200 yıl içindeki 3 büyük yangında büyük zarar görmüştür.1. yangında yalı boyu tamamen yanarken 2. yangında 450 ev ve 250 dükkan ,3. yangında ise 109 bina yanmıştır. Şu an ayakta olan 3-4 katlı ahşap evler geçen yüzyılda yapılmıştır.Sonradan yapılan kimi çirkin yapılara rağmen Arnavutköy evleri merdivenli sokakları, dar yolları, balkonları, mimari zenginliği,tarihi kimliği ve tarihi eserleri ile hala dikkat çekmektedir. Semt meydanındaki Taksiarhes  Kilisesi 1870’ lerde yapılmış, ilk cami ise 2. Mahmut döneminde 1832’de yapılmış, semt karakolu ise Abdülmecit döneminde 1843’de yapılmıştır.

 

              Arnavutköy-Kandilli arasında inşa edilmesi planlanan 3. boğaz köprüsü özellikle Arnavutköy sakinlerini ayağa kaldırmış durumda. Aslında tarihe, kültüre, doğaya ve insana saygı duymayan bu yaşam biçimini yalnızca Arnavutköy’ de değil Türkiye’nin her yerinde görebilirsiniz. Ama Arnavutköy halkı daha duyarlı ve bilinçli olduğu için konuya gereken önemi göstermiş ve organize bir biçimde mahalleli olarak 3. köprü yapımına karşı sivil toplum direnişi başlamıştır. Herkesin büyük bir özveri ile destek verdiği bu çalışmaya sanatçılar, mimarlar, akademisyenler, üniversiteler, yazarlar ve basın destek vermiştir.Uzman kişilerin yaptığı toplantılar, paneller, seminerler ile halk bilgilendirilmiş ve bu köprünün neden gereksiz olduğu anlatılmıştır ve çözüm olarak tüp geçit projesinin daha mantıklı olduğu vurgulanmış. Eski mimarlar odası başkanı Oktay Ekinci bu köprünün bir rant köprüsü olduğunu ve Arnavutköy’ün üstüne bir para makinesi kurulmak istendiğini belirtmiştir. Ayrıca kültür ve tabiat varlıklarını koruma yasası ve Boğaziçi imar yasası 3. köprüye olanak tanımamaktadır.ICOMOS’da hazırladığı raporda Arnavutköy ve Kandilli’yi SİT alanı olması ve tarihi oluşları nedeniyle risk altındaki kültürel miraslar olarak değerlendirmiştir.

 

             

 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdyrylabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazylmamy?

Yorum Yazın



KalynYtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Arama ARAMA