İSTATİSTİKLER

Sitemizde;26 kategori altında, toplam 720 Hayat hikayesi bulunmaktadır.

Sitemizdeki hayat hikayeleri toplam 2202311 defa okunmuş ve 1557 yorum yazılmıştır.

HALK BANKASI’NIN TARİHÇESİ

Kategori Kategori: Şirketler | Yorumlar 0 Yorum | Okunma 1550 Okunma | Yazar Yazan: ballikas | 28 Kasım 2010 08:16:20

19. yüzyıl sanayi kapitalizmi, insanlık tarihinde o güne kadar görülmemiş bir ekonomik ve teknolojik gelişmeyi sağlamış olmasına karşılık, toplum hayatı açısından beklenen sağlıklı gelişmeleri ne yazık ki hazırlayamadı

HALK BANKASI’NIN TARİHÇESİ 

 

    19. yüzyıl sanayi kapitalizmi, insanlık tarihinde o güne kadar görülmemiş bir ekonomik ve teknolojik gelişmeyi sağlamış olmasına karşılık, toplum hayatı açısından beklenen sağlıklı gelişmeleri ne yazık ki hazırlayamadı.Bu gelişmenin;dengeli, istikrarlı, sosyal barış ve güvenliği hakim kıldığı toplum düzenini gerçekleştiremediği, iktisadi gelişme ve büyümenin ürünlerini geniş kitlelere yayıp refahı arttıramadığı, yoksullaştırarak iki sınıflı, çatışmalı bir toplum düzenine yol açtığı tarihi bir vakıadır.Bu gelişmenin konumuz açısından dikkate değer yanı, toplumun geniş kitlelerinin üretimdeki temsilcisi olan esnaf, sanatkar ve küçük ticaret erbabının, dev adımlarla ilerleyen sanayi kapitalizminin ezici rekabetine dayanamayarak, tezgah ve kepenklerini kapatmaya mecbur bırakılmaları ve nihayet toplumdaki sosyal ve iktisadi statülerini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya getirilmiş olmalarıdır.

    Batıda yaşanan sınıf çatışmaları, mücadelelerin ve zıtlıkların neden olduğu toplumsal çalkantıların devlet düzenini ve toplum bütünlüğünü tehdit ettiği, bu toplumsal tablo karşısında; düşünürler, iktisatçı ve sosyal siyasetçiler, dengeli barışçı, güvenli ve kalıcı toplum özlemiyle, yeni toplumsal düzen arayışlarına yönelmişlerdir.Toplumsal çelişki ve çatışmaların yaygınlaştığı, birbiriyle uzlaşmaz iki sınıflı toplum yaşamının insanı mutlu kılmadığı; bir başka ifadeyle,  toplumsal huzursuzlukların asıl kaynağının, iki sınıflı toplum yapısının bizatihi kendisi olduğu düşüncesine kapılan düşünürler; dengeli, sosyal, barış ve güvenliğin hakim kılındığı kalıcı bir toplum yapısının, ancak bu iki sınıf arasında, bir denge unsuru olarak, toplumun geniş kesimlerini kapsayan bir “orta sınıf”ın var olması, korunması ve güçlendirilmesiyle mümkün olacağına dikkat çekmişlerdir.

    Halk Bankacılığı ve Halk Kredi Sistemi, sosyal ve iktisadi hayatta”orta sınıf”ın güçlendirilmesi ve etkim kılınması amacına yönelik politikaların önemli bir unsuru olarak geliştirilmiş ve uygulamaya sokulmuştur.”Orta sınıf “olarak adlandırılan esnaf, sanatkar, küçük ticaret erbabı, memur ve geçimini emeğe dayandıran diğer toplum kesimlerinin, bir sosyal denge unsuru olarak korunması ve geliştirilmesi; bu kesimin üretimdeki temsilcisi olan küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin mali bünyelerinin güçlendirilmesi ve olumsuz iktisadi şartlar karşısında dirençlerinin artırılması, ancak güçlü bir kredi kuruluşunun desteği ile mümkün görülmüştür.İşte bu çağımıza has ihtiyaçtır ki, mesleki küçük kredi ve Halk Bankacılığı anlayışına vücut vermiştir.Başlangıçta Batı gelişimini gözlediğimiz Halk Bankacılığı; sosyal, iktisadi, ve hatta siyasal amaçlı farklı bir bankacılık anlayışının ürünü olarak karşımıza çıkmaktadır.Bu nedenle Halk Bankacılığı para ticareti yapan bir kurum olarak ortaya çıkan klasik bankacılık anlayışıyla karıştırılmamalıdır; çünkü, Halk Bankacılığı, ekonomik amaçlara değil sosyal amaçlara yönelen farklı bir bankacılık anlayışından doğmuştur.Bu öyle bir bankacılık anlayışıdır ki emeğiyle küçük sermayesini birleştirerek üreten kesimlerin mevcudiyetini korumak ve geliştirmek amacına yöneliktir.Şahsi teşebbüsün teşvik, teşebbüs erbabının iş hayatına aktif bir şekilde katılmasını mümkün kılar.Böylece gizli kalmış üretim değerleri iktisadi hayata kazandırılarak geniş üretim ve istihdam olanaklarının yaratılması sağlanmış olur. 

    Orta sınıfın sosyal ve iktisadi durumlarının güçlendirilmesi ve geleceğinin güvenceye bağlanması yönünde çetin mücadelelerin verildiği Batı dünyasında ilk ve önemli adımlar Almanya’da atılmış;Fransa, Belçika, İsviçre ve İtalya gibi kıta Avrupası ülkelerine kısa sürede yayılmış ve çağdaş gelişimi etkileyen klasik örneklerde bu ülkelerde oluşturulmuştur.Schulze Delitzsch (1808-1888), Almanya’da sanayi kapitalizminin ezici rekabeti karşısında yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan; esnaf sanatkar ve küçük ticaret erbabının, bir toplumsal denge olarak korunması ve güçlendirilmesi düşüncesinden hareketle, bu kesimin üretim faaliyetlerine devan etmesi için gerekli olan hammadde  ve kredi ihtiyaçlarının karşılanması yolunda ilk ve önemli adımlar atılmıştır.

 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdyrylabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazylmamy?

Yorum Yazın



KalynYtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Arama ARAMA