İSTATİSTİKLER

Sitemizde;26 kategori altında, toplam 720 Hayat hikayesi bulunmaktadır.

Sitemizdeki hayat hikayeleri toplam 2226886 defa okunmuş ve 1557 yorum yazılmıştır.

HAYAT HİKAYELERİ ANALİZİ

Kategori Kategori: Genel | Yorumlar 0 Yorum | Okunma 2369 Okunma | Yazar Yazan: ballikas | 28 Kasım 2010 09:07:26


1. Hayat Hikayesi
1.1. Hayat Hikayesi Türleri
1.1.1. Biyografi

Bir kimsenin, özellikle insanlığa çeşitli yararları dokunmuş, ünlü kişilerin hayatlarını anlatan yazılara biyografi denir.


HAYAT HİKAYELERİ ANALİZİ

 

1. Hayat Hikayesi

1.1. Hayat Hikayesi Türleri

1.1.1. Biyografi

Bir kimsenin, özellikle insanlığa çeşitli yararları dokunmuş, ünlü kişilerin hayatlarını anlatan yazılara biyografi denir.

1.1.2. Otobiyografi

Bir kişinin, kendi hayat hikayesini anlattığı yazı veya eserlere otobiyografi denir.

1.1.3. Monografi

1.2. Hayat Hikayesi Türlerinin Özellikleri  

Hayat Hikayelerinin Şu Özellikleri taşıması Gerekir:

a)     Anlatılanlar  gerçek olmalıdır.

b)    Tarafsız davranılmalıdır.

c)     Biyografisi yazılan kişinin, yaşadığı dönem, çevresi, hayat şartları, eserleri ve işleri üzerinde durulmalıdır.

d)    Açık,sade bir dil kullanılmalıdır.

e)     Yazının sonunda, biyografisi yazılan kişinin toplum hayatındaki yeri kısaca vurgulanmalıdır.[1]

1.3. Hayat Hikayesi Oluşturma Yöntemleri

1.3.1. Buluş

   Hayat hikayesi yazılacak kişi tespit edilir.

1.3.2. Düşünme

Anlatılanlar gerçek olmalıdır. Sağlam kalıplara dayanmalıdır. Biyografisi yazılan kişi hakkındaki kişisel duygu ve düşünceleri yer verilmemelidir.

1.3.3. Konu

İnsan hayatında meydana gelen değişmeler, olduğu gibi eserlerine yansır.Bu yüzden aynı kişinin, değişik tarihlerde meydana getirdiği eserler arasında farklılıklar bulunur. İşte bu farklılıklar biyografinin temelini oluşturur.

1.3.4. Plan- Planlama

Bu tür eserleri yazan kişi, önce kendi aile çevresinden başlayarak tüm çevresinden bilgiler toplamalı, konusu ile ilgili bütün belgeleri ve olayları kronolojik sıraya göre not etmeli ve daha sonra açık ve sade bir dil ile bunları kaleme almalıdır.[2]

2. Aile Şirketlerinde Hayat Hikayeleri Analizi   

2.1. Aile Şirketleri

2.1.1. Aile şirketlerinin Temel Karakteristikleri

2.1.1.1. Aile Şirketleri Kavramı

Aile şirketleri, ailenin geçimini sağlamak ve/ veya mirasın dağılmasını önlemek amacı ile kurulan, ailenin geçimini sağlayan kişi tarafından yönetilen, yönetim kademelerinin önemli bir bölümü aile üyelerince doldurulan, kararların alınmasında büyük ölçüde aile üyelerinin etkili olduğu bir aileden en az iki jenerasyonun kurumda istihdam ettiği şirkettir.

2.1.1.2. Aile Şirketlerinin Temel Karakteristikleri

Her ne kadar bir ortaklık türü olsa da aile şirketlerinin diğer şirket türlerinden ayırt edilmesini sağlayan ve aile şirketlerini karakterize eden  bir takım özellikler mevcuttur.

a)     Genellikle aileden iki jenerasyon işletme yönetimi ile ilgilenir.

b)    İşletme politikası çoğunlukla aile çıkarlarına uyumludur.

c)     Aile bağları diğer faktörler yanında yönetimden sorumlu kişilerin belirlenmesinde önemli bir rol oynaya bilir.

d)    Aile bireylerinin toplumdaki statüleri işletmeninde statüsünü etkiler.

e)     Aile bireylerinin işletmedeki görevleri, aile içerisindeki durumlarını da etkileyebilir.

f)     Çalışma koşulları aile üyelerinin sağlığını da tehlikeye sokmayacak şekilde düzenlenebilir.

g)    İş gören seçme ve yerleştirmede genellikle aile üyelerine öncelik tanınır.

2.1.2. Aile Şirketlerinin  Avantaj ve Dezavantajları

Aile şirketleri sermaye piyasalarının gelişmediği veya az geliştiği kalkınmakta olan ülkelerde, sermaye sorununu çoğunlukla  kendi içlerinde çözümlerler. Böyle bir ortam içinde aile şirketleri çoğunlukla fon temininde ailenin menkul, gayrimenkul ve nakdinden; mevcut fonların kullanımında ise kurucu ortak başta olmak üzere aile büyüklerinin düşüncelerinden daha çok yaralanırlar.

Aile şirketleri sermayenin önemli bir kısmına sahip olmanın getirdiği avantajla, teknik ve idari konularda yeni yöntemler uygulamak ve yeni yatırım alanlarına yönelmek ile ilgili kararları daha kısa zamanda alabilirler. Aile değerleri, inançları, kuralları örgüt değerlerini etkiler ve aile kültürünün etkisi ile oluşan örgüt kültürünün  çalışanlarca kabul oranını artırır.

Aile şirketlerinin finansman açısından taşıyabilecekleri en ciddi dezavantaj, ailenin menkul,gayrimenkul veya nakdinin fazla olmaması yada şirketin borçlanmaya olumlu bakmaması durumunda şirketin büyüme hızının yavaşlama olasılığıdır.

Diğer taraftan aile şirketlerinin yönetsel  açıdan taşıyabilecekleri zaafiyetlerin başında, aileden olmayan yetenekli profesyonellerin aile şirketlerindeki yükselme olanaklarının sınırlı olduğunu düşünerek görev almak istememeleri veya başka kuruma geçmek için uygun bir fırsat yakalamaya çalışmaları gelir.

 

2.1.3. Aile şirketlerinin Yönetim Tarzı ve Kültür İlişkisi

Merkeziyetçi Yönetim : Monarşik yönetim tarzı da denilen merkeziyetçi yönetimde, işletme politikalarının, işletmenin tek yöneticisi durumunda olan sahibi tarafından belirlenmesi söz konusudur. Yani işletme sahibi çalışanlarını korumakta, ihtiyaçlarını gidermekte, ancak onlara hiç söz hakkı tanımamakta,başka bir ifade ile hükmedici bir yönetim tarzı uygulamaktadır.

            Katılımcı Yönetim: Bu yönetim biçiminde profesyonellerin de yer almaları yani aile üyelerinin yetersiz kaldıkları görevleri uzmanların icra etmeleri şirketin daha verimli ve etkin çalışmasını sağlar.

              Profesyonel Yönetim: Aristokratik yönetim olarak da adlandırılan üçüncü yönetim tarzı, İşletme sahipleri ve diğer aile üyelerinin bilfiil işlerin icrasında yer almamalarını öngörür.

2.2. Aile Şirketlerinde Statülerin Oluşturulması                       

2.2.1. Aile Üyesi Olanların  Üstlendikleri  Statüler

Aile üyelerinin üstlendikleri roller, kişilerin ailenin bir parçası olmalarından dolayı elde ettikleri statüleri gerektirdiği davranışları içerir.

2.2.1.1. Girişimci Statüsü

Girişimcinin aile şirketlerindeki önemi yadsınamaz bir gerçektir. Bilgisi,tecrübesi ve öngörüsü ile işletme kariyerini yönlendirmesinde ve işletme varlığının sürdürülmesinde girişimci oldukça büyük etkiye sahiptir. Bu büyüklük nedeni ile aile şirketlerinde  girişimci statüsüne getirilecek kişinin bir takım özelliklere sahip olması gerekmektedir.

Girişimci, dinamik, risk alan, yaratıcı, yenilikçi, vizyon sahibi, problemleri kolaylıkla çözümleyen ve önemsiz durumları önemli fırsatlara çevirebilen, iş gücü ve sermaye gibi üretim faktörlerini bir araya getiren, kar amacı güden ve zara olasılığını göze alan, bizzat işi yapan, geliştiren ve bağımsız hareket eden kişidir.

2.2.1.2. Varis Statüsü

Varis, gelecekte girişimcinin yerini alarak işletmenin yönetim kurulun başkanı ve genel müdürü ünvanını alacak ve firmaların yönetiminde etkin rol oynayacak kişidir. Dolayısı ile aile şirketlerinin devamlılığı açısından varisin doğru seçilmesi gerekmektedir. Varis seçimi yapılırken varisde bulunması gereken özellikler belirlenir ve varis planı oluşturulur. Varisde bulunması gereken birkaç temel özellik; uzun dönemli ve bütüncül bakış açısına sahip olma, analitik ve sentezci bir yaklaşım belirleme, karizmatik ve transformasyonel liderlik tarzı geliştirebilme,yaratıcılık becerilerine sahip olma ve kullanabilme sayılabilir.

2.2.1.3. Akrabalık Statüsü

İş ve aile ilişkisinin üst üste geldiği  aile şirketlerinde akrabalık bağı yönetimi zorlaştıran önemli faktördür. Şirketin kurulduğu ilk yıllarda akrabalar arasındaki işbirliği şirketin verimi üzerinde olumlu etkilere sahip olurken, ilerleyen dönemlerde çatışma ortamına yol açar. Bu durumun temel nedeni genellikle ilerleyen yıllarda varis seçimleri gündeme gelme olasılığıdır.

Bu olasılığa ek olarak kurumun zaman içerisinde gelişip büyümesi ve bu büyüme ile beraber kurumda çalışmak ve yönetimde etkin olmak isteyenlerinde ortaya çıkması çatışmalar için ortam hazırlar.

2.2.2.  Aile Üyesi Olmayanların Üstlendikleri Statüler

2.2.2.1. İş gören Statüsü

Aylık veya ücret karşılığında işletmeye fiziksel yada düşünsel emeğini katar. Bu kişiler işletmeye gönülden bağlıdırlar, şirketi sahiplenirler, şirket ve iş ile ilgili konularda kendilerini sorumlu hissederler. Bu nedenle iş görenler, aile bireylerine ve dolayısı ile yönetime yakındırlar ve yönetim tarafından güvenilir kişiler olarak görülürler.

2.2.2.2. Profesyonel Yönetici Statüsü

İşletme sahibinin ve tepe yöneticisinin çoğunlukla aynı kişi olduğu aile şirketlerinde, mevcut aile bireylerinin iş için gereken yetenek ve bilgiye sahip olmamaları ve / veya istenilen bilgi ve yeteneği kazanma ehliyetinden uzak bulunmaları durumunda profesyonel yöneticilere ihtiyaç duyulur. Dolayısı ile bu noktada aileden olmayan yöneticilerin işletmede  sürekliliklerinin sağlanması önem kazanır. Bu sürekliliğin kazanılması için şirketten sağlanan kazançların yanında işe motive olmaları için ihtiyaçları doğrultusunda ödüllendirilmeleri, bu kişilere her fırsatta  kara alma sürecini katmaları ve hatta mümkünse ortaklık hakkı tanımaları gerekir. Keza, profesyonellere, tepe yöneticisinin değişmesi durumunda mevcut pozisyonların korunacağının belirtilmesi firmada kalmalarının sağlayacak önemli bir diğer etkendir.

2.2.2.3. Ortak Statüsü

Şirketin mevcut sermaye ile amaçlarına ulaşmasının mümkün olmadığı noktada aile dışından ortak alarak  işletmeye sıcak para akışı sağlama yoluna gidebilir. Özelliklede teknolojik değişim, yeni ürün geliştirme ve pazara arz etme, Pazar payını artırma gibi durumlarda sermaye ihtiyacı artan işletmeler, bu ihtiyacı gidermek için ortaklık yolunu seçebilirler.

2.2.2.4. Danışman Statüsü

Şirketin yetersiz olduğu alanlardaki sorunları tespit ederek çözüm yolları arayan danışmanlara aile şirketlerinde fazlası ile ihtiyaç duyulur. Danışmanlık hizmetlerinin satın alınmasında danışmanın ailenin kişisel dostu olmamasına, aile şirketinin kültürünü göz önünde bulundurmasına ve ehliyetli olmasına özellikle dikkat edilmesi gerekir.

2.3. Aile Şirketlerinde Örgütsel Kurumsallaşmaya Geçiş

2.3.1. Örgütsel Kurumsallaşma Süreci

2.3.1.1. Kanunla Tanıma

Örgütler kurumsallaşmak için yasal değişiklikleri ve sosyal değişim gerekliliklerinin göz önünde bulundurmalıdırlar. Bu anlamda kurumsallaşma, işletmenin yasal koşullara uyması ve bu koşulları benimsemesi olarak ortaya çıkar.

2.3.1.2. Varlığın Sürekli Kılınması

Günün değişen koşullarına ayak uydurabilecek esnekliğe ve işletme isteklerini karşılayabilecek niteliğe sahip örgütler, bu yapıda varlıklarını sürdürürler. Örgütlerinin varlıklarını sürekli kılmaları ise örgütsel ve bireysel amaçların uyum içerisinde gerçekleşmesini sağlayarak ekonomik, psiko-sosyal ve toplumsal konumlarını güçlendirir.

Keza kurumsal bir örgütte yukarıda belirtilenlerin gerçekleştirilmesi esnasında çalışanlarında örgütün sürekliliği üzerine odaklanmaları ve örgüt varlığını tehdit eden unsurları minimize etmeleri, uzun dönemli amaçlara ulaşabilmede etkilidir.

2.3.1.3. Bireysel Ve Örgütsel Amaç Uyumu

Örgütlerin ve bireylerin amaçlarının birbirlerine uyumlu olmaması durumunda gerçek anlamda bir etkinlikten söz edilemeyeceği açıktır. Bu nedenle kurumsallaşmaya yönelen örgütlerin en temel sorumluluklarından birisi çalışanların amaç ve ihtiyaçlarının, örgütsel amaçlarla uyumunun sağlanmasıdır.

2.3.1.4. Kurumsal Kimlik Kazanma

Kurumsallaşma sürecinin son adımı işletme örgütünün kendisini diğer örgütlerden ayırt eden farklı bir yapı, ilişki ve değer sistemini sahip olmasıdır.

2.3.2. Örgütsel Kurumsallaşma Sonucu A.Ş. de Gelişim Evreleri

2.3.2.1. Girişimcinin Sahip olduğu Aile Şirketleri

Aile şirketleri gelişim sürecinin ilk evresini girişimci değerlerini, inançlarının ve tutumlarının şirket kültürünü önemli ölçüde etkilediği adeta girişimci ile şirketin bütünleştiği birinci nesil aile şirketleri temsil eder. Bu evrede şirket ve girişimcinin benzer özellikleri taşımalarının doğal sonucu olarak şirketin girişimciye bağımlı olduğu yani, girişimcinin bizzat işin başında olduğu sürece işlerin yürüdüğü gözlenir.

2.3.2.2. Büyüyen ve Gelişen Aile Şirketleri

Büyümeyle birlikte ailenin işletmede yetersiz kalmasının önemli ölcüde hissedildiği evredir . eğer bu evrede Pazar koşullarına ve işletme koşullarına uygun sistemler kurulur ve aile yetersiz kaldığında, iş ile işletme istek ve ihtiyaçlarını karşılayan profesyoneller kuruma dahil edilirse işletme bir sonraki evre olan kompleks aile şirketi evresine sağlıklı bir şekilde geçebilir.

2.3.2.3. kompleks Aile Şirketleri

Gelişim sürecinin üçüncü evresinde kuzenlerin yönettiği ve önemli karaları aldığı  ve kompleks aile şirketi olarak nitelendirildiği ikinci ve üçüncü nesil aile şirketleri yer alır. Kompleks aile şirketi iş ve aile ilişkisinin, çok yönlü ve karmaşık bir hale geldiği, büyüme ile beraber standartlara, ilkelere ve prosedürlere şiddetle ihtiyaç duyulduğu şirketler akla gelir.

2.3.2.4. Sürekli Olmayı Başaran Aile Şirketleri

Aile şirketleri gelişim evresinin son aşamasında, sürekli olmayı başaran aile şirketleri yer alır. Bu evre diğerlerinden farklı olarak kurumsallaşma öğelerini yoğun şekilde bünyesinde barındırdığı, bir başka ifade ile, iş değerlerinin aile değerlerinden daha önemli hale geldiği bir  evredir. Dolayısı ile faaliyetlerin icrasında güvenilirlikten ziyade işler ön plana çıkar.[3]

3. İş Dünyası Hikayeleri

3.1. İş Dünyasına Dair

Dünya, feodal toplumdan sanayi toplumuna geçtiği günden beri “İş Dünyası “ kelimelerini telaffuz ediyoruz. Girişimciler ve çalışanlar bir araya gelerek kurmuşlar “ İş Dünyasını “ . İş dünyası artık hayatın kendisi demek .

İnsanlardan meydana gelinceye dek, iş dünyası hayatın kendisi olup çıkıvermiş, İnsanın kendisi oluvermiş. Kanı, canı, duyguları, sevinçleri, üzüntüleri,başarıları, başarısızlıkları, tatminleri,tatminsizlikleri,önyargısı,eleştirisi, övgüsü, kısacası insana özgü ne varsa içinde barındırması ile insanın ve hayatın ta kendisi.

İş dünyası aslında bir maraton. Bu maratonda koşanlar yarışı kazanmak zorunda. Kazanamayanlarda yarışı bitirmek zorunda. Herkes görevini yapmak zorunda. Görevini yapma bilinci sizde hakim değilse, bu dünyadaki varlığınız tartışılır hale gelecektir.

İş hayatında başarı, uzun bir yarış olan bu hayattaki istikrardan, sonuca gitmeye istekli olmaktan geçer. Bu dünyaya girmek iş değil, bu dünyada sonuca ulaşmak önemlidir. Bu dünyada sona ulaşmak için bir çok yetenek, bilgi, beceri, özveri, sadakat gerekiyor. Birçok yeteneğe sahip olup, bunları en verimli ve yararlı şekilde kullanmak sonuca götürecektir insanları.

3.2. Aynı Yere Bakıp Farklı Şeyler Görmek

Sorumluluk tamamı ile bende ve tek tek hepimizdedir. Herkes kendi davranışı ve yaptığı iş ile çevresinde kendi kişisel atmosferini yaratır. Bu atmosferde işletmenin iklimini meydana getirir.

Ayakkabı üreticisi bir firma, Pazar araştırması çalışmalarını yaparken bir elemanını geri kalmış bir bölgeye gönderir. Bu bölgede teknoloji adına hiçbir gelişme olmamıştır. İnsanlar yarı çıplak ve yalınayak dolaşmaktadır. Eleman merkeze şu raporu verir:

“Burada hiç kimse ayakkabı kullanmıyor. Bu bölgede ayakkabı satamayız. “ Firma, bir süre sonra başka bir elemanını aynı bölgeye gönderir. Eleman incelemelerini yapar ve raporunu merkeze gönderir:

“Bu bölgede müthiş bir potansiyel var. Hiç kimse ayakkabı  kullanmıyor.derhal buraya 40.000 çift ayakkabı gönderiniz. “ Bu öykü farklı bakış açısına, fırsatları değerlendirmeye ve kullanmaya çok güzel bir örnek.[4]

3.3. Yaratıcılık

Günümüzün rekabetçi iş ikliminde, işletmelerin yenilikler çerçevesinde yaratıcılıkta da desteklenmeleri gerekmektedir. Dinamik rekabetçi ve bilgi yoğun iş çevresinde yaratıcı olmanın özellikleri  şöyle sıralanabilir;

a)     Problemlere karşı uyanıklık,

b)    Düşünce akıcılığı,

c)     Esnek düşünme,

d)    Yeni fikirler bulma,

e)     Spesifik olarak analiz etme ve bilgileri değerlendirme[5]

 

 

3.4. Zihninizin Sınırlarını Genişletin

Bizler dünyamızın boyutları ile orantılı olarak   büyürüz. Tabi fiziksel anlamda değil, düşünsel olarak. Eğer her gün yeni bir şey öğrenirseniz, düşünce açısından bir dev olabilirsiniz.öğrenmek ve gelişmek için çaba göstermelisiniz ki , işvereniniz, iş arkadaşlarınız, dostlarınız ve aileniz için daha değerli olabilesiniz. Potansiyeliniz sınırsızdır.istediğiniz kadar büyüyebilirsiniz.zihninizin büyümesi için daha çok yer var. Beynimizin sadece yüzde onunu  kullanıyoruz.[6]

4. Hayat Hikayesi İncelemeleri  

4.1. Akıo Morıto ve Sony

Sony, dünya çapında tanınmış bir isimdir. Kaliteli ve yaratıcı elektronik ürünleri imalatında kendini uzun yıllar kanıtlamıştır. Dolayısı ile farklı bir şöhrete sahip olmuştur. Özellikle walkman icadı ile bir devrim yaratmıştır. Şirket, 1946 da  mütevazı bir başlangıç yaparak kurulmuş ve kurucuları, Masaru İbuka ve Akıo Morıka nın teknik yetenekleri, araştırma ve geliştirmeye bağlılıkları ve ısrarlı mükemmellik arayışları üzerine oturtulmuştur. Öncülük ruhu taşıyan Akıo  Morıta , dünyayı etkileyen bir ticari kuruluş geliştirerek ülkesine hizmet vermiştir. Sony , elektronik alanında lider konumuna gelerek pek çok eve trinitron televizyon, kompactdısc çalar gibi ürünlerle yerleşmiştir. Her zaman yeni bir Pazar arayışı içinde olan Sony, son zamanlarda, eğlence ve sinema endüstrisine de girerek yatırımlar yapmıştır. Sony 1990 larda,  126.000 in üzerindeki çalışanı ile uluslararası bir şirkete dönüşmüş ve  ürünleri ile ev hayatını vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir.[7]

4.2. Henry Ford ve Ford

Ford araçları, günümüzün kullanışlı modellerinden,  spor ve lüks modellere kadar uzanan geniş bir ürün ağını kapsamaktadır. Ancak kurucusu Henry Ford en fazla, arabaları seri imalat ile üretmek ve arabayı herkesin alım gücüne dahil etmek ile tanınmıştır. Henry Ford, 1870‘ lerde ABD‘ nin Michigan eyaletinde, bir çiftlikte büyüdü. Makine bilimine duyduğu aşırı ilgi, ailesini şaşırtmıştı. Yıllarca saat ve araç tamiri ile uğraştı. Sonunda, motorlu araba fikri, hayal gücünü harekete geçirdi. Kendi şirketini kurarak en ünlü modellerden biri olan Model-T’ yi üretti. Şimdi çok uluslu bir şirket olan  Ford Motor Şirketi, 30 ‘ un üzerinde ülkeye dağılmış, değişen zamana rağmen gücünü yitirmemiştir. Çevre korumasına, güvenliğe ve teknolojilere duyarlı olan Ford şirketi, şu andaki konumunu gelecek asırlara taşımayı hedeflemektedir.[8]

4.3. George Eastman ve Kodak

Kodak, dünyaca tanınmaktadır. Ancak Geoerge Eastman  adını sayılı kişi duymuştur. Oysa kodak film ve kamera şirketini kuran kişi Eastman ‘ dır. Eastman ‘ ın hikayesi, sıradan bir zenginin öyküsü değildir.servetinin büyük bir kısmını dağıtan  karalı bir mucidin, zeki bir iş adamının, yenilikçi bir sanayicinin ve gizemli, merhametli bir adamın öyküsüdür bu. Eastman, 1880 yılında işini kurduğunda, amacı, fotoğraf saranı popüler kılarak yaygınlaştırmak ve maddi açıdan ulaşılabilir kılmaktı. İlerleyen yıllarla birlikte gittikçe büyüyen ve çok amaçlı uluslar arası bir şirket konumuna gelen kuruluşunu ortaya çıkardı. 1990’lı yıllarda Kodak ürünleri pillerden kan tahlil cihazlarına, vitamin haplarından CD’lere kadar uzanmaktaydı. kodak, ABD ‘ nin en büyük  25 şirketinden biridir.

ynak ya.,Ankara:1996)
 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdyrylabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazylmamy?

Yorum Yazın



KalynYtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Arama ARAMA