İSTATİSTİKLER

Sitemizde;26 kategori altında, toplam 720 Hayat hikayesi bulunmaktadır.

Sitemizdeki hayat hikayeleri toplam 2129378 defa okunmuş ve 1557 yorum yazılmıştır.

Köy Enstitüleri

Kategori Kategori: Birlikler-Topluluklar | Yorumlar 0 Yorum | Okunma 3312 Okunma | Yazar Yazan: ballikas | 11 Aralık 2010 06:54:23

Türkiye de Bağımsızlık Savaşı, geride kaynakları yok olmuş bir ülke, savaşta insan gücünün büyük bir bölümünü yitirmiş, yorgun ve yoksul bir ulus bırakmıştır.


Köy Enstitüleri


Türkiye’de Bağımsızlık Savaşı, geride kaynakları yok olmuş bir ülke, savaşta insan gücünün büyük bir bölümünü yitirmiş, yorgun ve yoksul bir ulus bırakmıştır.

           

Bir yandan ülkeyi en baştan inşa edecek diğer yandan yeni bir yaşam biçimi olan cumhuriyeti yaşatacak ve geliştirecek yeni kuşaklara ihtiyaç vardı.Nüfusun büyük çoğunluğunu köylü oluşturmaktaydı. Dolayısıyla bu yeni kuşakların kaynağı köylü olacak, köylüyü canlandıracak araç eğitim ve eğitimin yeri ise okul değil fakat yeni işlevler eklenmiş yeni bir sistem olmalıydı.

           

1920 ve 1935 yılları arası, köy enstitülerinin işleve geçmesine değin düşüncelerin ilk tohumlarının atıldığı yıllardı. Çünkü Atatürk eğitimin gücünü bilmekteydi. Fakat, yeni bir sistemin geçerliliğini koruyabilmesi için önceki sistemin kaldırılması gerekmekteydi. Bu yüzden belli başlı atılımlar yapıldı. Egemenliğin ulusa geçmesi gerekliydi; Cumhuriyet kuruldu. Din konusunda bile Meclis’in ötesinde bir ğüç olmamalıydı; halifelik kaldırıldı. Dini ve temel eğitimi temel alan iki sistem birleştirildi. Arap alfabesi kaldırıldı. Bir yandan da Milli Eğitim Bakanlığı çerçevesinde yeni sistemde büyük etkisi olacak olan öğretmenlerin niteliğine ilişkin çalışmalar gerçekleştirildi.

           

1935 yılında İsmail Hakkı Tonguç’un İlköğretim Genel Müdürlüğü’ne getirilmesiyle ilk atılımlar yapıldı. İsmail Hakkı Tonguç 1946 yılına kadar, yani müdürlükten ayrılana kadar Köy Enstitüsü Sistemi’nin kurulmasında ve ilköğretimdeki gelişmelerde baş sorumluydu. Eğitim götürülmesi gereken 4000 köy vardı ve her köye okul yapılması projenin en az seksen yılda gerçekleşmesine sebep olacağı için yeni bir sisteme ihtiyaç vardı.

           

Yeni arayışlar ve denemeler yapıldı. Nüfusu az olan köylere kısa sürede yetiştirilmiş elemanlar gönderilmesinde karar kılındı. Askerliğini çavuş yada onbaşı olarak  yapmış bir grup alındı ve altı ay kurs verildikten sonra deneme amaçlı olarak köylere gönderildi. Bu denemeden verim alınınca eğitmen yetiştirme çoğaldı. Ardından 1937 yılında iki köy öğretmen okulu açıldı. Kaydolan köy çocuklarına genel kültür dersleri dahil tarım ve sanat dersleri verildi. Uygulamadan memnun kalınca eğitmenlerin artırılmasına karar verildi.

           

1938 yılı sonlarında Milli Eğitim Bakanlığı’na Hasan Ali Yücel atandı. Kendisinin çalışmalarıyla önce 3803 sayılı Köy Enstitüleri Kanunu sonra da 4274 sayılı Köy Enstitüleri ve Köy Okulları Teşkilat Kanunu çıkarıldı. Bu kanunlara göre; Eğitime yeni işlevler yükleniyordu, Köy Enstitüleri kuruluyordu, Köy Eğitim Sistemi getiriliyordu ve eğitim yönetimi yeniden biçimlendiriliyordu. Köy Enstitüsü Sistemi’ni oluşturan bu dört öğeyi incelemek gerekirse;

           

            a) Eğitime Yüklenen Yeni İşlevler: Köy Enstitüsü Sistemi ile eğitime, eğitsel, ekonomik, toplumsal ve siyasal olmak üzere dört işlev üstlendi.

                       

b) Köy Eğitim Sistemi: Eğitime yüklenen işlevlerin gerçekleşebilmesi için köye yönelik bir eğitim sistemi oluşturulmalıydı çünkü kent eğitim sistemi köylere ulaşamamıştı.

Yeni eğitim sistemi üç bölümden oluşuyordu; Öğrenim çağı çocukları için zorunlu okullar, yetişkinler için zorunlu okullar ve köye eleman yetiştiren kurs ve enstitüler.  

           

Köy Enstitüleri, Köy Eğitim Sistemi’nin ortaöğretim kısmı idi. Amaç ise sadece öğretmen yetiştirmek değil aynı zamanda köyün ihtiyacı olan usta insan gücünü de yetiştirmekti. Köy Enstitüleri kuruluşundan üç yıl sonra sağlıkçı da yetiştirmeye başladı. 1946 yılına kadar yirmi yerde köy enstitüsü açıldı ve daha sonra yirmibire çıktı. Bu enstitülerde öğrencilerin bütün ihtiyaçları enstitü tarafından karşılanıyordu. Böylece fakir ama zeki köy çocuklarına eğitim imkanı sunuluyordu.

           

Köy Eğitim Sistemi’nin iki genel amacı vardı. İlki yıkılan ülkenin kurulması ve kalkındırılması ikincisi ise Türkiye Devrimi’nin ürünü olan Cumhuriyet’in korunması, yaşatılması ve geliştirilmesiydi.

 

Köy Eğitim Sistemi’nin belkemiği Köy Enstitüsü idi. Bu yüzden kurulmak istenen sisteme Köy Enstitüsü denilmişti. Burada eğitilenler, üretim güçlerini ve Cumhuriyet’e olan inançlarını hem köye hem de sistemin üst basamaklarına taşıyacaklardı. Köy Enstitüsünün amacı, Köy Eğitim Sistemi için orta kademe insan gücünü yetiştirmek ve iyi olanlarını Yüksek Köy Enstitülerine hazırlamaktı.

 

Köy Enstitüleri, bölgenin tarımsal, toplumsal, geçimsel, sanatsal, kültürel ve sağlıksal durumunu araştırıp öğretim programını bu araştırmalara göre düzenlemiştir.

           

Köy Enstitüleri’nin eğitim programları diğer öğretim programlarına uymuyordu. Genel kültür ve meslek dersleri dışında ayrıca köyün kalkınmasına faydası olacak bilgiler ve beceriler veriliyordu. Eğitim programının yapılmasında uyulan ilkeler şunlardı:

a)      Eğitim, öğrenciye öğrenmeyi ve araştırmayı öğretmelidir.

b)      Üretim için eğitim yapılmalıdır.

c)      Eğitim öğrenci merkezli olmalıdır.

d)     Eğitim sürekli olmalıdır.

e)      Her tür etkinlik, köyü kalkındırma amacına hizmet etmelidir.

f)       Enstitü eğitimi laik olmalıdır.

g)      Eğitim demokratik olmalıdır ve öğrencilere demokrasiyi yaşatmalıdır.

h)      Enstitüye giren her öğrenci başarılı olmalıdır.

           

Köy Enstitüleri’nin, çok kısa ömrü olmasına karşın ülkeye eğitsel, ekonomik ve toplumsal alanda çok büyük katkıları olmuştur. Köy Enstitüleri, eğitsel alanda bakılacak olursa ülkenin gelişmesine etkisi olan çok sayıda mezun vermiştir. Ekonomik alanda ise, köylü o zamanın en son teknolojisiyle tanışmış ve eski tarım şekli tarihe karışmıştır. Köy Ensitüleri’nde yetişmiş ve bu ortamda bulunmuş olan elemanlar gittikleri yerlerde aynı demokrasi ortamını yaratmak için çaba göstermişlerdir. Bu bağlamda Köy Enstitüleri’nin toplumsal etkisi de çok büyüktür.

           

Köy Enstitü Sistemi Türkiye Devrimi’nin bir parçasıydı ve her devrime karşı olanler olduğu gibi bu sisteme de karşı olanlar vardı. Köy Enstitüleri’nin kapatılış nedenleri dört başlık altında toplanabilir:

a)      Siyasal Nedenler: Köy Enstitüleri’nin kurulması için çıkartılan kanunun kaldırılması için mücadele eden birçok insan vardı. Köy Enstitüsü Kanunu oylamasına 151 milletvekili katılmamıştır. Milletvekillerinin bu şekilde davranmalarına sebep aydınlanan halkın birgün yönetime ortak olmak istemesi ve kendilerine zarar vermesi ihtimali olabilir.

b)      Toplumsal Nedenler: Yeni okulun ve öğretmenin köye gelmesi, köyde belli başlı insanların çıkarlarını etkileyebileceği için Köy Enstitüleri’ni istemeyenler vardı.

c)      Ekonomik Nedenler: Aynı anda dört beş köye sahip köy ağaları vardı ve köylüler ağaların malı konumundaydılar. Köylünün aydınlanması ağaların çıkarlarını zedeleyebilirdi.

d)     Eğitsel Nedenler: Geleneksel eğitim sisteminden ödün vermek istemeyen, eski sisteme bağlı kalmayı isteyen belli bir kesim vardı ve bu kesim Köy Enstitüleri’nin kapatılması için çaba gösteriyorlardı.

 

Ayrıca, savaş yılları olması nedeniyle eğitime gerekli ödeneğin devlet

bütçesinde ayrılamamasi, fiziksel koşulların yetersizliği ve Köy Enstitüleri’nde çalışacak gönüllü ve inançlı insanların az olması da Köy Enstitüleri’nin kapatılmasında büyük rol oynayan etkenlerdir.

           

Siyasi iktidar 1946 yılı seçimi sonrası, bu belli başlı sorunları çözmek için Köy Enstitüsü Sistemi’nin özünü değiştirmeye karar vermiştir. 1947 yılında ise bu değişiklikler sonucu sistem son bulmuştur.

 | Puan: Henüz oy verilmedi / 0 Oy | Yazdyrylabilir SayfaYazdır

Yorumlar


Henüz Yorum Yazylmamy?

Yorum Yazın



KalynYtalikAltçizgiliLink  
Simge Ekle

    

    

    

    





Arama ARAMA